SRT Yayın Akışı - 19.05.2022

Son Dakika

“İTHALAT ÇÖZÜM DEĞİL ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ”12 Mayıs 2022 - 10:07, Perşembe

Haberin Fotoğrafları

Gazetemize açıklamada bulunan  Sakarya İli Damızlık Sığır  Yetiştiricileri Birliği  Başkanı  Hakan Candemir, “ Girdi maliyetlerini, yem fiyatlarını düşüremezseniz et fiyatları daha da artacak. Arttığı zaman da ithalata açacaklar. İthalat çözüm değil, üretici desteklenmeli” dedi.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Hakan Candemir. 2004 yılından beri Sakarya Damızlık Birliği’nin başkanlığını yapıyorum. Aynı zamanda bir 2002 yılından beri Alandüzü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin de başkanlığını yapıyorum. 18 seneden beri bu sektörün içinde aktif görev yapıyorum. Hayvancılığı da 40 senedir yapıyorum diyebilirim.

ÜYE SAYIMIZ AZALDI

Birliğiniz hakkında bilgi verir misiniz? Kaç üyeniz bulunuyor?

Üye sayımız önceki yıllara göre azaldı, şu anda aktif olan 500-520 üyemiz var. 4-5 yıl önce 1600 üyemiz vardı, üye sayımızda Türkiye genelinde de çok anormal bir azalma var. İnsanların sektörden uzaklaşması, hayvanlarını azaltmaları bu azalmanın sebeplerin arasında. Üreticilerin bize üye olabilmesi için en az 5 tane sağmal ineğinin olması gerekiyor. İnsanların son 4-5 yıldan beri hayvancılığı bırakmalarının sebebi hayvancılıktan kâr değil de zarar etmeleri.

KAYIT TUTUYORUZ

Birlik olarak faaliyetleriniz nelerdir?

Bizim Birliğimiz bir nevi nüfus müdürlüğü gibi. Biz üreticilerin hayvanlarının kayıtlarını tutuyoruz, her ay süt ölçümlerini yaptırıyoruz. Tüm bunları kayda alıyoruz. Tarım Bakanlığıyla ortak bir projemiz var; soy kütüğün soy kütüğü projesi. İneklerin süt verimleri, yavruları hakkında kayıtlar tutuyoruz. Buzağılara küpelerini takıyoruz, kayıtlarını giriyoruz. Tüm üyelerin hayvanlarının 10-15 sene öncesinden kayıtları bizde var. Üyemiz olan üreticilerin bütün kayıtlarını sistemde tutuluyor aynı zamanda da Tarım Bakanlığı sistemine de yükleniyor.

Sakarya’da ne kadar damızlık sığır bulunuyor?

Bizim üyelerimizin damızlık inek sayısı şu anda 13.000-14.000 civarında. Bu damızlıkların yanı sıra düveler oluyor, erkekler oluyor onları saymıyorum.

İNSANLAR VAZGEÇİYOR

Sakarya’da girdi maliyetlerinden dolayı sığır yetiştiriciliğini bırakan üyeleriniz oldu mu?

Bu işi gençler artık yapmıyor. Bu işi yapan en genç biz kaldık biz de 50 yaşına girdik. Artık insanlar bu işten vazgeçiyor. Bizden yukarı yaştakiler zaten bırakıyor, bizden aşağı yaştakiler de bu işe girmiyor. Giren 5 kişi varsa çıkan 55 kişi var. Bugün Sakarya’da sanayi gittikçe çoğalıyor; 4-5 tane organize sanayi var daha da kurulan organize sanayiler var. Örneğin bir kişi eşiyle beraber 2 kişi çalışıyor, asgari ücret de alsa evlerine ayda ortalama 10.000 lira bir para giriyor. Ama hayvancılıktan bu parayı mümkün değil kazanamazlar bu yüzden de insanlar bu işten vazgeçiyor. Bugün 50 başlık bir işletme kurmaya kalksanız 1-2 milyon TL’ye zor kurarsınız. İneği de aldığınız zaman aşağı yukarı ufak bir fabrika olmuş oluyor. 2-3 milyon bir yatırım yapacaksınız ki 50 başlık bir işletme kurabilesiniz. Bunların yanında o hayvanlara ham maddeyi karşılamak için arazinizin olması lazım. Sakarya’da çiftçi başına düşen arazi ortalaması 40-50 dönüm. 40-50 dönüm bir araziyle 50 başlık bir işletmeyi çeviremezsin, muhakkak ki girdilerin bir kısmını dışarıdan almak zorundasın. Dışarıdan alınan ham madde de çok yüksek fiyatlara bize ulaştığı için bu işten çok fazla bir para kazanamıyoruz.

SÜT FİYATLARI PATLAR

Her şey gibi et fiyatları da artıyor. İnsanlar artık en önemli besin olan almakta zorlanıyor. Et fiyatlarının bu kadar armasının sebebi nedir?

Ben her zaman şunu söylerim, yıllardır söylüyorum; eğer inekler kesime giderse süt fiyatları da patlama yapar et fiyatları da patlama yapar. İnek yani ana olmazsa dana da olmaz. Son 3 yıldır aşırı derecede inek kesimi var. Kesim fiyatları 100 liraya çıktı, ineği de 80-90 liraya keserseler insanlar bu sefer ineklerini  kesmeye başlayacaklar. Sonucunda damızlık olmayınca erkek yetişmeyecek, buzağı yetişmeyecek, süt sıkıntısı da çekeceğiz. Şimdiden sıkıntı çekmeye başladık; et fiyatlarının birdenbire 100 liraya çıkması hayra alamet değil. Devletim bu işe mecburen ve acilen el atması, önlemlerin alınması lazım. İnsanların bu sektöre döndürülmesi gerekiyor. Süt Konseyi süt fiyatını 7,5 lira olarak açıkladı. Ben üretici ve üretici örgütünün başkanı olarak her zaman söylerim; bizim süt fiyatımız yükselmesin, bu ürünü biz de tüketiyoruz. Bizim girdi maliyetlerimizin daha düşük olması lazım. Bizim için 1 litre süt satıp da 1,5 kilo yem alabilmek önemli, bu işimizden para kazanabildiğimiz anlamına gelir. Biz, 6 liraya sütü satıp da 7 liraya yem alırsak zarar ediyoruz. 7 liraya süt satıp da 6,5 liraya ya da 7 liraya yem aldığımız zaman yine zarar ediyoruz. Biz 5,5 liraya yem alıp, sütü 7 satsak para kazanırız bu işten. Yemle sütün arasında %40-%50 fark olması lazım. Bazen yem fiyatları süt fiyatını geçiyor. Bu durumlar bizi hep zarara sokuyor.

İTHALAT ÇÖZÜM DEĞİL

Büyükbaş hayvan ve et ithalatı bu sorunu çözer mi?

Zaten ithalat yıllardan beri yapılıyor. Geçen sene bildiğim kadarıyla ithalat biraz durdu. Bunlar günü kurtarmak için çözümler. Ukrayna-Rusya savaşında ayçiçek yağında fiyatlar patlama yaptı. Kullandığımız ayçiçek yağının %65’ini Türkiye üretiyor, %35’ini dışarıdan alıyoruz. Ette de durum böyle. Etin %100’ünü üretiriz biz, böyle bir imkânımız var. Ama insanlar para kazanırsa bu işi yapıyor, para kazanmazlarsa yapmazlar. Girdi maliyetlerini, yem fiyatlarını düşüremezseniz et fiyatları daha da artacak. Arttığı zaman da ithalata açacaklar; o zaman da insanların yetiştirdiği besideki danalar kalıyor, zarar ediliyor ve insanlar bıkıp kestirdiğinin yerine tekrar koymuyor. İthalat çözüm değil, üreticinin desteklenmesi lazım.

YEM FİYATLARI DÜŞÜRÜLMELİ

Süte yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?

Şu anda yeterli ama girdi maliyetleri artmazsa, yemin fiyatı 6 TL’yi geçmezse ve 6 TL’nin altına düşerse yeterli. Şu anda biz bu fiyatla sütten para kazanırız. Ama sütün zamlı fiyatı bu ayın 15’inden itibaren geçerli, biz zamlı fiyattan parayı bir ay sonra alıyoruz. Bu arada yemciler 2-3 sefer zam yaparsa bizim aldığımız zammın hiçbir anlamı ve kıymeti kalmaz, aradaki fark gitmiş olur, tüketici için de sıkıntılı bir durum oluşur. Biz bu yüzden bu işin altından çıkamıyoruz. Yaz dönemlerinde hayvanlar çayıra çıktığı için yem satışları biraz az olur. Para kazanmamızın sürdürebilirliği için muhakkak ki yem fiyatlarının bu seviyede olması veya alta çekilmesi lazım.

HAYVANCILIĞI BIRAKIYORLAR

Birlik olarak sorunlarınız nelerdir? Bu sorunlara çözüm önerileriniz nelerdir?

Devletin bu tür Birliklere,  Kooperatiflere destek sağlaması lazım. Doğu’da, Güneydoğu’da, İç Anadolu’da, Karadeniz Bölgesinde bazı illerde kalkınma ajanslarına ciddi miktarlarda para gönderiliyor. Ama Marmara Bölgesi, Trakya Bölgesine böyle destekler yapılmıyor. Devletin buralara da daha fazla destek vermesi lazım çünkü biz Türkiye’nin en kalabalık yerindeyiz. İstanbul, Bursa, Ankara, Eskişehir; 25 milyonluk bir insan topluluğunun göbeğindeyiz Sakarya olarak. Burada insanlar hayvancılığı bırakıyor, bu işi yapan sayısı gittikçe azalıyor, herkes bu işten kaçıyor. Kaçmamaları için de Devletin bu tür birlikler kanalıyla en azından elimizdeki üreticilere ciddi destekler veya krediler vermesi lazım ki üreticileri bu işte tutalım.

HEPİMİZ ZARAR GÖRÜRÜZ

Birlik başkanı olarak üreticilere mesajınız nedir?

Her zaman söylerim; bu işten kaçmasınlar, bu işi bırakmasınlar çünkü Türkiye’de bu işi yapan sayısı azalıyor. Bırakırsak yarın ciddi paralarla bile bu işe giremeyeceğiz. Ben üreticilere biraz daha gayret etsinler diyorum, bu işin önü açılacak çünkü büyüyen bir Türkiye var. 2-3 sene pandemiden  dolayı turizm kapalıydı, cemiyetler yapılmadı. Dolayısıyla et ve süt ürünleri çok fazla tüketilmedi. Şimdi turizm açılıyor, turizmde bu yıl 40 milyon turist bekleniyor. Düğünler, cemiyetlerde ayran tüketimi çok oluyor. Birkaç ay sonra süt aranır vaziyete gelecek, belki süt kavgası başlayacak, et kavgası başlayacak. Üretici bu işten kaçarsa yarın kendi ayağımıza kurşun sıkmış olacağız. Kimse bu işi bırakmasın. Bu işin üretici için çok zorluğu var, bunu biliyorum. Üreticinin bir gün bile tatili yok; bir sabah bile “Benim bu sabah başım ağrıyor kalkmayacağım, hayvanlar da kendi kendine baksın.” Deme şansı yok. Hasta da olsan; sabah, öğle, akşam o hayvanlara yemini vermek, bakmak zorundasın. Şöyle düşünün çiftlikteki hayvanlarınız yeni doğmuş bebeğiniz gibi. Bebeğinize nasıl bakıyorsanız, emziriyorsanız ineklere de öyle bakmak buzağıları emzirmek zorundasınız. Sularını, yemlerini vermeniz lazım, altını temizlemeniz lazım. Bayramda dahi “Bayram bugün.” deyip sağmama şansınız yok. Zor olsa da yapmaya çalışıyoruz. İnşallah üretici bu işten soğumaz, bu işi bırakmaz. Bırakırsa da bunun zararını üretici de tüketici de devlet de görür.

Bu haber toplam 113 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar