DOSTUMUN GÜLÜ6 Temmuz 2019, Cumartesi

Şu bir hayat kuralıdır. Önce kendinden, sonra en yakınından ve sonra diğerlerinden başlayacaksın düzeltmeye.Oysa biz ne yapıyoruz, kendi yanlışlarımızı düzeltmeden, yahut kendi mağduriyet ki bu kişilik anlamında mağdurlukta olabilir; sadece dünyanın kurtarıcısı, gariban babası, yetimlerin anası gibi koşuyoruz.

Çok çok güzel, ama bunu yapabilen insanın önce kendi içinde iyiliği yeşertmiş olması lazım. En yakınlarına, burnunun dibindekilere kötülük yapıp, uzaktakilere el uzatanları gördükçe ; yardımın diğer guraba üzerinde verdiği mesajın ‘’benim varlığıma muhtaçsın ve sizden çok gücüm var’’ tatmininden ibaret görüyorum.

Samimiyet ah samimiyet.En çok ihtiyacımız olan .Oysa paradokslar ile çarpışıyor eylemler.Saman altını kaldırdığında saplamaya hazır bıçakları,kurşunu,saman üstünde sahte güller.

Gül deyince bilir misiniz dostumun gülü öldürür hikayesini;

Hikaye olunur ki: Pir Sultan Abdal, idam edileceği dar ağacına doğru yürümeye başlar. Hızır Paşa emir verir: "Herkes Pir Sultan'ı taşlasın, taş atmayanın boynu uçurulacak bilsin." diye. Uğruna mücadele ettiği halk, Pir Sultan'ı taşlamaya başlar. Taşlar Pir Sultan'a kadar gelmekte, ama ona değmeden yere düşmektedir. Pir'in musahibi (can yoldaşı) Ali Baba, taş atmasa da can korkusundan Pir'e bir gül atar. Gül Pir'e değer ve yaralar. Al kanlar akar Pir'in bedeninden. Can dostunun bu hareketinden incinen Pir'in dudaklarından şu nefes dökülür:
Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz. 
Haktan emr olmazsa rahmet yağmaz. 
Şu ellerin taşı hiç bana değmez.
İLLE DOSTUN BİR TEK GÜLÜ YARALAR BENİ.

FİKİR KITLIĞI

Bir ; eleştirmiyoruz, eleştirilmeyi sevmiyoruz. Sorgu, suale açık değiliz.

İki; inançları değerler değil, kişilerin çıkarları oluşturuyor. Sürü psikolojisi almış gidiyor. Sürüce o inanışın peşinden gidiyor ve kayıtsız şartsız yanlış doğru denilmeden tabi oluyoruz.Her tabi oluş problemi çoğaltarak büyütüyor.

Üç; Allah ismini sıkıştığımızda kullanmadan önce hatırlatma yapayım. Allah size her türlü yanlışı yapın sonra bana güvenin demiyor. Siz iyi olun, doğruyu savunun, hakkı bilin o zaman halik deyin diyor. Bir nevi tevekkül.Sen elinden gelenin en doğrusunu yap takdiri Allaha’a bırak.

Allah kelamı ile kimse kimseye hocalık, alimlik dersi vermeye kalkmasın.

Saygılar