UMUTLARIMIZI ASLA KAYBETMEYECEĞİZ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

UMUTLARIMIZI ASLA KAYBETMEYECEĞİZ12 Ekim 2020, Pazartesi

Günümüzde Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden, kurucu kolonlarından hızla uzaklaşan bir anlayış hakim.

   Bir yanda kaybettiklerimizi kazanalım diye uğraşanlar,  diğer yanda yitirilenler umurunda bile olmayanlar.

Bir yanda korkunun, kaygının, işsizliğin, umutsuzluğun ve COVİD 19’un yarattığı gerginlik, diğer yanda siftahsız dükkân kapatan esnaf, perişan olan çiftçi, iş bulamayan gençler  durmadan değer kaybeden  paramız.

   Son yıllarda devlet yapısında ve kamusal işleyişte hem teknik hem içerik olarak o kadar değişiklik yaşadık ki anlatmaya kalksak  günler alır.

   Son yıllarda tanımlar ve görevler öylesine karmaşık hale geldi ki anlatmaya kalksak altından kalkamayız

Kadına şiddet aile içinde, eşinden , sevgilisinden , komşusundan ,yani sığınacağı korunması gereken yerlerden  emleye devam ediyor.

Meselemiz  bireysel değil , toplumsal bir zihniyet çöküşü

Halk adına soran sorgulayanlarda kendi mahallelerini sorgulayamaz hale geldiler.

 Başarılı insanların gözümüzün önünde tasfiye edildikçe susmaya devam ediyoruz.

    İsimlerinin önünde  profesör olup, bence   profesörle alakası olmayanlalar ya ekran başında yada sosyal medyada kendilerinden söz ettire bilmek için ,gündemde olmak için yine kadınları hedef alan açıklamalardan geri kalmayanlar.

    GATA olarak bilinen eski askeri hastaneyi AKP "Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi" yaptı ve bir  tarikatının ileri gelenlerinden Ali Edizer adlı kişiyi başhekim yardımcısı yaptı.

   Ali Edizer çok eşliliği savunan ve Medeni Kanun'un kaldırılmasını isteyen açıklaması büyük tepki yaratınca apar topar görevden alındı.

    Edizer Türkiye'nin 21. Başbakanı olan ve hastaneden tedavi altında olan Mesut Yılmaz için  ağza alınmayacak laflar etti.

   Anlaşılan o ki  hipokrat yemini eden bir doktor değil, o halde meslekten men edilmesi lazım.

 

Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, 27. İstanbul Caz Festivali'nde finale kalan piyanist Büşra Kayıkçı'ya yönelik tepki çeken bir paylaşımda bulundu. Başörtülü piyanist Büşra Kayıkçı'nın "Doğum" isimli bestesinin New York Theatre Ballet dans okulu tarafından gösterilerde kullanılacağı açıklanmıştı.

   Cumhuriyet'e ve laikliğe karşı söylemleriyle bilinen, son olarak "İstanbul Sözleşmesi çok kan dökecek" şeklindeki provokatif açıklaması büyük tepki çeken Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ise sosyal medya hesabından Kayıkçı'yı hedef alan bir paylaşım yaptı.

    Kayıkçı'nın caz festivalinde finalist olmasını "kıyamet alameti" diye yorumlayan Sofuoğlu, "Kaçtır söylüyorum: Bunlar bizden değiller ve bunların erkek versiyonlarını da bizden sanmayın!" ifadelerini kullandı.

   Karşımızdaki güçler çok  organize bir şekilde üzerimize gelse de

 Umutlarımızı asla kaybetmeyeceğiz

Hayatta  bazı şeyler başarınca belli olur.

Kaybettiğimiz  insan kalitemizi mutlaka yeniden bulmak zorundayız