PROF. DR. BOSTANCI GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ13 Mart 2018, Salı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın açıklamaları çerçevesinde gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Bostancı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanımızın son zamanlarda muhtelif vesilelerle dinî hayatımıza yönelik olarak dile getirdiği hususlar kamuoyunda olduğu kadar, konunun doğrudan muhatabı olan İlahiyat Fakülteleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da dikkatle takip edilmiş ve konuyla ilgili çeşitli açıklama ve değerlendirmeler yapılmıştır.

Bu bağlamda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da 11 Mart Pazar günü bir basın toplantısı düzenleyerek son günlerde kamuoyunda yoğun olarak tartışılan konularla ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Diyanet İşleri Başkanının üzerinde iyi düşünülerek hazırlandığı anlaşılan açıklamalarını, dengeli ve meselenin bütün yönlerine temas eden bir açıklama olması yönüyle, ayrıca bütünleştirici ve yapıcı bir dil kullanılması dolayısıyla takdire şayan buluyoruz.

Diyanet İşleri Başkanının açıklamasında özellikle dikkatimizi çeken, bizim de katıldığımız ve tekrar vurgulanmasında yarar gördüğümüz hususlar şunlardır:

1) Çokça tartışılan “dinî hükümlerin güncellenmesi” meselesinde, İslam’ın sabitelerinin olduğuna vurgu yapmış ve “Kesin ve açık bir nassın olduğu yerde ictihad edilemez” kuralı ile “Böyle bir nassın olmadığı konularda zamanın değişmesine bağlı olarak hükümlerin de değişebileceği” ilkesinin aynı anda göz önünde bulundurulmasına özellikle dikkat çekerek, dinin sabiteleri ile ictihada açık alanları arasındaki hassas dengeyi vurgulamıştır.

2) Sahih dini bilginin üretimi ve güncellenmesinde önemli merkezler olarak İlahiyat Fakülteleri ile Din İşleri Yüksek Kurulunu öne çıkarmış ve bu kurumlara halkın doğru dinî bilgiye ulaşmasını temin etme görevlerini hatırlatmıştır.

3) Hakikati doğru bir yöntemle, açık ve anlaşılır bir üslupla, zamana, mekâna ve muhataba uygun olarak, farklı algılara ve yanlış anlamalara mahal vermeyecek şekilde dile getirmenin önemine ve son zamanlarda ciddi bir sorun haline gelen din diline dikkat çekmiştir.

4) İslam ve onun değerleri üzerinden, özensiz haber ve yorumlarla yanlış algılar oluşturarak adeta İslam’ın kendini hedef almaya neden olan yaklaşımların da kabul edilemez olduğunu belirterek, dinî konularla ilgili algı operasyonlarının da farkında olduğuna işaret etmiştir.

5) İslam’ın bütün müminlerin ortak inancı ve değeri olup, hiçbir kurumun ve kişinin tekelinde olmadığını ifade ederek dinî düşünce ve ifade özgürlüğüne atıfta bulunmuştur.

Konunun doğrudan paydaşı olan İlahiyat Fakülteleri de dün olduğu gibi bu gün de meseleyi dikkatli bir şekilde takip etmekte ve değerlendirmektedir. İlahiyat fakülteleri, bu mesele ile ilgili olarak atılacak yeni adımlar konusunda sorumluluğun farkında olup Diyanet İşleri Başkanlığının işbirliği taleplerine her zaman olduğu gibi elden gelen katkıyı sunacaktır. Bu tartışmalar asli görevi sahih dinî bilgi üretmek ve nitelikli din eğitimi vermek olan İlahiyat Fakültelerinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Yakında yapılacak Dekanlar Toplantısının da bu konuda atılacak adımlar konusunda İlahiyat Fakülteleri arasındaki ortak bir iradenin ortaya çıkması için önemli bir fırsat olacağını umuyoruz.

Ülkemizin kritik dönemlerden geçtiği, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde içerik kadar üslubun da önemli olduğunu, “müsademe-i efkardan barika-i hakikatin” doğacağını, ancak birbiriyle çarpışan fikirlerin, ehil kimselerce, usul ve üsluba riayet edilerek dile getirilmiş olması gerektiğini de hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyoruz.

Bu vesile ile birkaç gündür farklı bir gündeme tabi olsak da Afrin’de teröre karşı amansız bir mücadele veren Mehmetçiğimize başarılar diliyor, Yüce Allah’tan şehitlerimize rahmet, gazilerimize sıhhat ve selamet diliyoruz.”

Bu haber toplam 261 defa okundu.