YAZIKLAR OLSUN! yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

YAZIKLAR OLSUN!31 Mayıs 2021, Pazartesi

Acaba gündemi hızlıca  değişiyor,  yoksa biz mi  gündemi değiştirmek istiyoruz.  Tüm sorunların üstünü kapatarak sadece bir konu  üzerende odaklanarak  gerçeklerle yüzleşmemize engel olunmak mı isteniyor.

  Ayasofya'nın açılışında Atatürk'e lanet okumasının ardından yeni bir skandal yaşandı.

         Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u 1453 yılında fethedip camiye çevirmesinden yüz yıllarca yıl sonra Ayasofya, Mustafa Kemal Atatürk döneminde 1934’te müze yapılmıştı. Bu tarihi miras, 1991 yılında Turgut Özal döneminde ise hem müze ve cami olarak, minarelerinden ilk defa ezan okunduğu, ikindi namazlarının kılındığı ve Kur’an-ı Kerim okunduğu bir mekan olmuştu.

   Danıştay 10. Dairesi Ayasofya’nın  camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Diyanet'e devredilen Ayasofya'da ilk namaz  Cuma günü kılınmıştı. Ayasofya'nın müzeye dönüştürüldüğü Bakanlar Kurulu kararında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk ve dönemin bakanlarının imzası da bulunuyordu.

   Ayasofya’da sanki ilk kez ezan sesi duyulmuş  gibi  algı oluşturulmaya çalışılıp   ülkenin kurucu liderine hakaret etmeyi marifet sayanlar bir kez daha gerçek yüzlerini ortaya koydular.

      Ayasofya’nın tümünün  ibadete açılması herkesi sevindirmiştir. Ama bunu ayrıştırıcı bir dil kullanarak  konuşmalar yapanlar bu ülkeye  iyilik değil  kötülük yapmaktadırlar.

 

  Diyanet Başkanı Ali Erbaş'ın Ayasofya'nın açılışında “Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar. Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” demişti.

    Tepkilerin ardından  Erbaş Geçmişi değil, bundan sonrasını kastettim. “Uğramıştır” demedim, “Çiğnerse lanete uğrar” dedi.

 

 Yine  geçen Cuma namazında  Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın da katıldığı Ayasofya'daki törende imam, Ayasofya'yı müzeye çevirenlere lanet okudu.

 

İmam Mustafa Demirkan “Bu ve bu gibi mabedler mabet olarak devam edilmesi için inşa edilmiş, hediye edilmiş. Öyle bir zaman geldi ki, bir asır gibi bir zaman içinde bu mabed-i şeriften Ezan-ı Muhammediye ve namaz her şey yasak olarak müze haline çevrildi. Onlardan daha zalim ve kafir kim olabilir... Ya Rabbi bir daha bu zihniyetin bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma...” ifadelerini kullandı.

    

Düzce Akçakoca Müftüsü Şaban Soytekinoğlu, bayram izninde geldiği Karasu’daki Kabakoz İsmail Sadi Camii’nde cuma namazı kıldırdı. Müftü Soytekinoğlu, Filistin olayları ve Yahudilere değindiği vaazında  Selanik göçmenlerinin yüzde 90’ının Sabetayist olduğunu ve Müslüman olmadığını söyledi.

    Neredeyse her  Cuma namazı  hutbelerinde  Atatürkk’e dua etmesi gerekenler lanet okuma sırasına giriyorlar.

      Biliyor musunuz  bu imamların söylediklerine  çokta kızmıyorum onlara acıyorum.  Vasıfsız bu insanları o makamlara getirenlere kızıyorum.  O imamı dinleyip de tepki vermeyenlere kızıyorum.

    Kurucu liderlere hakareti alışkanlık haline getirenler, unutmayın  ki  Atatürk’ün yeri

Türk Milleti'nin kalbidir. Bu topraklarda ezanlar özgürce okunuyorsa, işgal sona ermişse Atatürk sayesindedir

 

Atatürk bu ülkeyi Osmanlı'dan devir almadı.

   Atatürk bu ülkeyi savaşarak kurdu. Atatürk, 1919'da Samsun'a doğru yola çıkmasaydı, bir kurtuluş destanı yazıp işgal altındaki topraklarımızı kurtarmasaydı Ayasofya’da ezan sesi değil  kilise  çanı  duyacaktınız.

       Ayasofya da dahil İstanbul'daki tüm camiler 4 yıl 10 ay 23 gün İngiliz işgali altında kaldı. İngiliz'e söz yok ama işgali bitiren Atatürk'e dil pabuç gibi.

 

Ayasofya'da Cuma hutbesinde lanet okunması Cumhuriyetimiz'in kuruluş ilkelerine düşmanlıktır.

    Milli Kurtuluş savaşıyla bağımsızlığımızın kazanımına liderlik yapmış Atamıza  dua etmesi gerekirken lanet okuyorsa  bir aynaya bakmalarını öneriyorum

     Atatürk, İstanbul’u ve Ayasofya’yı işgalden kurtardı, Ayasofya’yı tamir ettirdi, korudu. Atatürk’ün önderliğindeki Kurtuluş Savaşı kaybedilmiş olsa İstanbul’a vizeyle girecek Ayasofya’nın tepesindeki çanı seyredecektiniz.

      Kurtuluş savaşının başkomutanı, cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı, Ayasofya kiliseye çevrilip ülkeye işgal edenlere hizmet edecekti. Kürsüde Atatürk'e hakaret eden imam efendiler  ve onu dinleyenlerin hiçbiri o mekanda bulunamayacaklardı!

     Bu tür hakaretler bireysel olmanın çok çok ötesinde, yıllarca oluşturulan sakat ve ön yargılı bir zihniyet meselesidir

       Kusura bakmasınlar ama, ülkeye bu kadar hizmet eden,  içte ve dışta milletin hak ve hukukunu koruyan, varlığını ve sağlığını bu ülkeye adayan kurucu liderimiz Atatürk'e karşı biraz seviye, biraz ahlâk ve biraz edep gerekir.

    Ölmüş bir insanın ardından, ahlâkì olmayan utanç verici bu tür  hakaretler için biraz kuldan utanmak, biraz da Allah'tan korkmak gerekir.

        Atatürk dâhil, tarihimizin ve milletimizin millî mefâhiri olan hiç bir değerine ve kıymetine, kim ve kimler olursa olsun, tarihî şahsiyetleri sevip-sevmemek- beğenip-beğenmemek tercihleri olsa da, hiç kimseler hakaret etme hadsizliği gösteremez ve böyle bir hakkı da kendisinde bulamaz ve bulmamalı da...

     “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen, İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a hakaret eden, Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu’na dua edip,   Gazi  Mustafa kemal Atatatürk’e hakaret ediyorsanız , YAZIKLAR OLSUN ÇAĞDIŞI İLKEL  ZİHNİYETİNİZE..