KIŞ MEVSİMİNE GİTRERKEN. yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

KIŞ MEVSİMİNE GİTRERKEN. 27 Ocak 2022, Perşembe

Kış ayları Aralık, Ocak ve Şubat aylardır. Türkiye resmi olarak bu ayları kış ayları olarak ilan etmiştir. Türkiye’de kış ayları bölgelere göre çeşitli iklim çeşitleri göstermektedir. Kış aylarında Türkiye’nin doğu bölgesinde yoğun kar yağışları yaşanmaktadır. Güneyinde ise kışın ılıman bir hava yaşanır. 

                    Güney de sahil kenarlarının birçoğunda kar yağışı gözükmez. Bu tamamen illerin coğrafi konumundan kaynaklanmaktadır. Doğanın varoluşun kış aylarını da ihtiyaç duyulur.   Bitki örtüsü derin bir uyku haline bürünür ve bahar mevsiminde doğa yeniden uyanır. Sürekli kış yaşanması hayatı olumsuz etkiler tarım başta olmak üzere insan ihtiyaçlarının karşılanması bir hayli zora düşer. Türkiye dört mevsimi yaşayan nadir ülkelerden biridir. 

                    Bu haftamevsimlerin mevsimlere dönüşmeye başlamasında ve yaşarken ister istemez gözden kaçırdığımız değişiklikleri ve gerçekleri anlatmaya çalıştığım bir şiirimle ( yeni) sizlere merhaba demek istiyorum efendim. Saygılarımla    

  Hazan Kışa Dönerken              

Sonbaharın son günlerini geçirdik, kışa girmek üzereyiz.  

Bu mevsimde güneş bile  

Gerçek  yüzünü gösteremediğinden hüzünde.  

Ağaç dallarında sıra sıra kuşlar,  

Kim bilir hangi alemi hayale dalmışlar? 

Hava sisli, ortam net görünmüyor.  

Boğaz, suskun gümüş renginde, balıkçılar rızıklarını aramakta.  

Sandalları dalgaların yükselmesi ile yalpalanmakta.  

Boğazın gülen suları, Şimdi somurtkan bir ihtiyar gibi durmakta. 

Denizin cazibesi yok, dalgalanıyor soğuk soğuk, 

Balık teknelerinin peşi sıra kanat çırpan martılar,  

Bağırıyorlar boğuk boğuk   

Bir nevi dünya kabuk değiştiriyor gibi yorgun.  

Mısır satanlar gitmiş, yerini kestane kebap satanlar almış.  

Beyaza bürünmüş sakallılar torunlarını gezdiriyor.  

Bir bankın üzerine yaşlı bir ninenin dudakları kıpır kıpır, 

Belki de Allah’ı (c.c) zikrediyor.  

Gün ışıklarını terk etmek üzere akşam olmakta,  

Bir örtü gibi karanlık yaklaşarak güneşi örtmeye çalışmakta.  

Bundan böyle kimbilir kimler gülecek? Kimler kıvranıp inleyerek, 

Sabah ışıklarının gelmesine duacı olacak.  

İlkbaharın beklentisi içinde iken, 

Yine bir gün ve bir gece hesaptan düşecek.  

Ömürden bir gün daha eksilecek.  

Belki de kara kışta hayata veda edecek. 

Yalnızlığını terennüm edip kahrolan insanlar  

Aynı sonbaharın içinde kışa yelken açacaklar. 

Bacalardan dumanlar sökün etmiş durumda.  

Soğuk ‘var mı bana yan bakan’ diyen, 

Kabadayılar gibi meydan okumakta.  

Sokak hayvanları barınacak yer bulmak için miyavlayıp durmakta. 

Can canan için inlerken geceler de doğum sancısı içinde,  

Horozların sabah ötüşünü beklemekte.  

Yalnızlık ören bahtsızlar gibi nice yıllar aynı tabloları seyrettik.  

Minarelerden yükselen ezan seslerini dinledik.  

Nice akşamları nice sabahları paylaştık.  

Ayrı dünyalara revan olduk bir türlü kaynaşamadık,  

Çünkü şarkılarımızdan, türkülerimizden aynı heyecanı duyamadık.  

Günün geceyi, gecenin gündüzü kovaladığı gibi, 

Sonbahardan sonra kışın geleceğini hiç hesaplamadan, 

Bizlerde ideolojik saplantılar içinde, 

Birbirimizi dinleyip, anlamadan kovaladık.  

İhtiyarlayacağımızı düşünmeden, gençliğimizi heba ettik.  

Rüzgâra kapılmış hazan yaprakları gibi savruluyoruz.  

Sıra son durakta, inmek için bekleşip duruyoruz. (h.m.)