SRT Yayın Akışı - 18.11.2019
Son Dakika

20 YIL GEÇTİ‘O A’NI’ KİMSE UNUTAMIYOR16 Ağustos 2019 - 08:19, Cuma

Haberin Fotoğrafları

Stajyer Muhabirlerimiz Çağla Özpehlivan ve Kübra Akçay Sakaryalılara sordu, “ Depremin ardından 20 yıl geçmesine rağmen hayatınızda ne değişti?” Vatandaşlar, “Bunca yıl sonra depremin izleri, verilen kayıpların acısı devam ediyor.” İnsanların hikay

17 Ağustos depremi, tüm Marmara Bölgesi'nde, geniş bir alanda hissedildi. Resmi raporlara göre, 17.480 ölüm, 23.781 yaralı oldu. 505 kişi sakat kaldı. 285.211 konut, 42.902 işyeri hasar gördü. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50.000 ölüm, ağır-hafif 100.000'e yakın yaralı oldu. Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişiyi evsiz kaldı. Yaklaşık 16 milyon insanın, depremden değişik düzeylerde etkilenmesi nedeniyle Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biridir. Deprem gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biridir. Depremin Türkiye'nin önemli bir sanayi bölgesi olan Marmara Bölgesi'nde meydana gelmiş ve çok geniş bir coğrafyayı etkilemiş olması, ülkede büyük sıkıntılara neden olmuştur. Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen acısı hâla yüreklerde duruyor. Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen önemli olaylardan biri olan Marmara depremini  yaşayanlar o günleri gözyaşlarıyla anlatıyor.

DEPREMİ BİREBİR YAŞADIM

 Alev  Özpehlivan : 1999 depremini birebir yaşadım.  Denetimler iyi olsun. Bir daha canlar yanmasın. Biz işini iyi yapmayanların kurbanı olduk O yıllarda bir sonraki deprem için hazırlık yapacaklarını söylediler ama ne kadar yapıldı bilmiyoruz.  Büyükşehir  Belediyesi’nin  yatay mimarisini destekliyorum. En  azından  4 kattan fazla bina yapılmasına izin verilmesin

KAYIBIM ÇOK OLDU

Cemal Kuşku: Biz ne yapsak boş Allah’ın dediği olur. Yapacak bir şey yok.17 Ağustos’ta kaybım çok oldu çok iyi hatırlıyorum o günü. Yüreklerimizde acılar hep aynı. Onlar gitti tamam da bundan sonra aynı şeyler yeniden yaşanacak. Bunlar olmasın, bunlar için tedbir alınsın. Gidenleri geri getiremeyiz ama deprem gerçeğiyle yaşamak zorundayız. Bundan sonra bilinçlenelim."

EVİM ÇOK HASAR GÖRDÜ

İsmail Mete: Depremde çoluk çocuk perişan olduk, bir daha yaşamayız inşallah. Hiç hazırlıklı değildik,gecekondudaydık hemen dışarı attık kendimizi. Deprem sigortamız da yoktu, hala maddiyat sebebiyle sigorta yaptıramadık yaptırmak istiyorum ama maddi durumum yok. zaten evim çok az hasar gördü ben onardım tamir ettim şuan depreme dayanıklı.

TEMKİNLİ YAKLAŞIRIZ

İsmet Kaya: Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak insanların daha tecrübe sahibi olduklarını düşünüyorum. Yine deprem olsa yine berbat hale geliriz ama bu sefer daha az hasarla geçireceğimizi düşünüyorum depremi en iyi bilen bizzat yaşamış insanlarız biz. Yeterli  değil ama, biraz bir şeyler yapılıyor.

ÖLÜMLE YAŞAM ARASI BİR ŞEY

 Ceyhun Özpehlivan :Marmara depremini yaşadım. Ortalık  karanlıkla birlikte  sanki bir vahşet yaşanıyordu. Çok açılar çektik. Dostlarımı  arkadaşlarımı komşularımı kaybetti. Toz ve toprakların içinde  acı çığlıklar yükseliyordu. Dışarı çıktığımızda  ölümle yaşam arasında bir duygu vardı insanların üzerinde. Yaşadığına sevinsin, kaybettiklerine mi üzülsün. Allah günleri bir daha yaşatmasın.

MAHŞER YERİ GİBİYDİ

Yunus Taşkın:Depremi yaşadım 10 yaşında var yoktum.Sokaklar insan doluydu,mahşer yeri gibiydi.Ne olduğunu anlamadım sonra deprem dediler.Mahallede arkadaşım vardı yan binada onu göremedim annesi babası sokaktaydı ama arkadaşım yoktu aradan zaman geçti öldüğünü öğrendim çok hatırlayamıyorum. Ama arkadaşım öldü.

DERİN İZLER BIRAKTI

Ali İrfan Somuncu: Deprem olalı 20 yıl oldu.Deprem bende derin izler bıraktı ben depremde kız arkadaşımı kaybettim.Biz köyde oturuyorduk.Oturduğumuz yerler birbirine uzaktı ben evden dışarı çıktım bizim köyde çok hasar yoktu sadece insanlarda panik vardı.Ama kız arkadaşımın oturduğu bina tamamen çökmüştü.

EVLAT ACISI UNUTULURMU?

Depremde kızını eniştesini  torunlarını  kaybeden  Gülşen  Hacıoğlu,  gözyaşlarını tutamadı, bir yakınına sarılarak teselli bulmaya çalıştı.  Hacıoğlu  "Ne söyleyebilirim ki?  20  yıl  geçse de  aynı değişen bir şey yok. İnsan evlat acısını 30 senede geçse unutur mu? Ya da hafifletebilir mi? Hafiflemiyor. Aynı acı, aynı özlemle devam ediyor. Tek dileğimiz başkaları yaşamasın, tedbirler alınsın. Onları istiyoruz."

PANİĞE KAPILMAMAK GEREKİYOR

Zerrin Soydan: Ben depremi yaşadım evim yıkıldı günlerce dışarıda oturdum. Daha sonra onarımını yaptırdım oturma izinlerini aldım, o evde oturmaya devam ediyorum. Depremde insanların ilk oldukları yerde kalmaları lazım.Ben uykudan uyandım yatağın altına girdim. Paniğe kapılmamaları lazım. Kafalarını toplayıp bulundukları yerin altına girmeliler.

KIYAMET KOPUYOR SANDIM

Depremzede Mehmet Yılmaz   “17 Ağustos Depremi’nin 20’inci  yılındayız. Ben depremi oldukça ağır geçirdim. Annemi, babamı kız kardeşimi  kaybettim  Ben enkaz altında kaldım bir saat kadar. Deprem olduğunu anlayamadım, kıyamet kopuyor sandım. O anda biz evdeydik. Annem babam da evdeydi. Biz ayrı odadaydık eşimle ve 2 yaşındaki kızımla beraber. Çocuğun beşiği ile yatak arasına düştük ve o anda bina yıkıldı zaten komple. İlk vurmasında gitti. Enkaz altında kaldığımızda kıyamet koptuğunu zannettik.”

KIYAMET KOPTU SANDIM

 Melek  Yıldız:  Aradan geçen 20  yıla rağmen yeniden enkaz altında kalma korkusuyla çok katlı binalara giremiyor ve geceleri de gün ışıyana kadar uyuyamıyorum.  O gün k ıyamet koptu, dünyanın sonu geldi sandım. Deprem beni yatağımdan fırlatıp atınca, oğlumun yatağının önüne düştüm. Oğlum belki o anda ölmüş, belki de sağdı bilemiyorum. Evin tepemize göçtüğünü, yıkılan kirişleri görüyor, camların patladığını duyuyordum. Başıma bir şey düştü, sonrasını hatırlamıyorum. Enkaz altında 2 gün kaldım. Oğlum 11, eşim 39 yaşındaydı. Enkaz altında oksijen tükenmiş, içeride soluklanacak hava kalmamıştı. Öleceğimi düşündüğüm sırada kurtarma ekiplerinin seslerini duydum. Evlat acısı hiçbir şeye benzemiyor. Allah kimseye, düşmanıma dahi tattırmasın bu acıyı.

Bu haber toplam 690 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar