HATAMIZ VAR..
Dün gazetemizin manşetinden duyurduğumuz "Organize İşler Bunlar" başlıklı haberimiz hakkında çok büyük geri dönüşüm aldık.
Ve bu haber nedeniyle aldığımız geri dönüşün ardından şunu anladım.
Biz hatalıyız.
Hatamız ise, bu türlü haberleri daha fazla araştırıp, kamuoyunun önüne daha sık sermememiz.
Bağımsız medya grubu olarak bunu daha sık yapmamız gerekiyor.
* * *
İnsanlarımız da bu konuda gerçekten çok aç kalmışlar.
Haberin ardından o kadar çok bilgi ve belge gelmeye başladı ki.
Gördüklerimiz karşısında bizler de şaşırdık.
Daha önce de benzer araştırmalar yaptık.
Onlarda da çok güzel geri dönüşümler almıştık.
* * *
İş dünyası ile ilgili yapılan araştırmaların sonunda gördük ki, aslında bunlar bilinen ve kapı arkalarında zaten çokça konuşulan şeyler..
Ama biz "Belge olmadan asla haber yapmayız" diyerek yola çıkarak, söylentilerin ötesinde, iddiaları belgelere dayandırıncaya kadar, bu bilgilere gazetemizde yer vermedik.
Kişi haklarına çok büyük hassasiyet gösterdiğimizi, asla ve asla belden aşağı vurmadığımızı herkes biliyor.
* * *
Belgeye dayalı olmayan bilgilerle haber yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız.
Bizler böyle dik ve bağımsız oldukça, insanların da güvenini alıyoruz.
Ardından da zaten bilgi ve belge konusunda hiç mi hiç sıkıntı yaşamıyoruz.
İşte dünkü haberin ardından adeta tarafımıza belge yapmasını da buna bağlıyorum.
* * *
Daha önce de sizlere, "Yakında ciddi bir dosya açarak, belgeleri sizlerle paylaşacağız" demiştik.
Konuyu daha önceden açıklamadık..
Sadece "iş dünyası" ile ilgili dedik.
Ve hiçbir tesir altında kalmadan, cesurca elimizdeki belgeleri sizlerle paylaştık.
Bunu yapmadan önce de tabiî ki araştırma yaptık.
Sadece belgelerle haber olmaz..
* * *
Şimdi diyorum ki, yeni belgeler de yolda..
Ama öncesinde biraz daha araştırma yapmamız gerekiyor.
Yakında bunları da sizlerle paylaşacağız.
Ama inşallah bütün bu çabalar, temiz toplum için uğraşlar boşa çıkmaz..
İnşallah hak ve adaletten yana olan birileri çıkar da, "neler oluyor" diye sorgular..
* * *
Ve inşallah üzerine ilave katarak, bizden çok daha geniş bir şekilde araştırırlar..
Örneğin, "1'inci OSB Yönetimi, bu süre zarfında kamu tarafından, bakanlık tarafından denetlendi mi? Müfettişler rutin kontrollerinde usulsüzlüklere rastladılar mı? Farkına varamadılar mı? Yoksa görmezden mi geldiler?"
İnşallah birileri bunları araştırır da bizlere de söyleyiverir..
* * *
Kim olursanız olun.
Eğer bir yerlerde haksızlık yapıldığını düşünüyor ve elinizde belge de varsa, gelin bunu bizlerle paylaşın.
Elinizde sadece bilgi varsa, bunun belgesine biz de ulaşabiliriz.
Yeter ki samimi olun..
* * *
Dün yaptığımız habere yoğun ilgi gösteren okurlarımız sayesinde, hatamız ve eksikliğimizin farkına vardık.
Bu türlü araştırma gerektiren haberlere daha fazla eğilmemiz gerekiyor.
Okurlarımızda bu eksikliğimiz için özür diliyor, yeni araştırma dosyalarını yakın zamanda kendileri ile paylaşmaya devam edeceğimizi söylemek istiyorum.
Her şey daha temiz bir Sakarya için!..
BAYRAKTAR'DAN GÖZDAĞI
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, İlçe Ziraat Oda Başkanları ile birlikte Sakarya'daki resmi kurumları ziyaret ediyor.
Sonrasında SRT Medya Grubuna geliyor.
Kendisi ile sohbet ediyoruz.
Konu, tarım topraklarının imara açılmasına geliyor.
* * *
Bayraktar, bu konuda son derece samimi.
Özellikle de Belediyelere sesleniyor.
"Tarım arazilerini imara açmayın!"
Bunun sıkı takipçisi olacaklarını, aksini yapan Belediyeleri, mahkemeye dahi vereceklerini söylüyor.
* * *
1/100 binlik planlar görüşülürken, bizim de kavgamız bu değil miydi?
D-100 karayolu kenarı ile Adapazarı-Yenikent Duble yolu kenarlarının, tarım arazisi dışına çıkarılma çabalarına tepki göstermemiş miydik?
Bana göre Sakarya'daki Sivil Toplum Kuruluşları, bu soruna bir an önce sahip çıkmalılar.
Çünkü Sayın Bayraktar'ın ifade ettiği gibi "Önümüzdeki yıllarda bir karış toprağa bile ihtiyacımız olacak."
* * *
Ben gelecek 10-20-50 yıl sonra, dünya ekonomisine hükmedecek ekonomilerin, tarım ağırlıklı olmasını bekliyorum.
"Elmas-Su" paradoksunun içinden çıkamayan iktisatçılar, "Elmas-Gıda" paradoksu ile de karşı karşıya kalacaklar..
Üretim kaynakları çeşitli nedenlerle yok oluyor.
Gıda üretimleri azalıyor.
Avrupa'nın güçlü ekonomileri gıda üretim yatırımları ve tarım ile zenginleşiyorlar.
Fransa gibi..
Dolayısıyla Bayraktar'ın mücadelesine, herkesin katılması gerekiyor.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Aş sabahın iş sabahın