FINDIĞI NEDEN PAHALI YİYORUZ
Dün Fındık Tanıtma Grubu'nun basın toplantısında konu dönüyor dolaşıyor "Fındığı neden pahalı yiyoruz" konusuna geliyor.
Öyle ya..
Devlet fındığı 4-5 liradan alıyor.
Depolarında 300 bin ton fındık var.
Peki vatandaş fındığın kilosunu nasıl oluyor da 25 liradan yemek zorunda kalıyor?
Bu gerçekten sorgulanması gereken bir konu.
Fındık Tanıtma Grubu, Karadeniz İhracatçılar Birliği'nden aldığı mali destek ile, fındığı yörenin tek ürünü olmaktan çıkarmanın gayreti içerisinde.
Bir de fındığın gerçek fiyatına ulaşıp, devletin fiyat belirlemeyeceği bir pazara dönüştürmek de hedefleri arasında.
"Devlet fındığa taban fiyat vererek ürünü değil, direk çiftçiyi desteklesin" diyorlar.
Çünkü bu destekten herkes biliyor ki en fazla karı, tüccarlar elde ediyor.
Nasıl mı?
Fındıkçıdan 2 liraya aldığı fındığı devlete 5 liradan satıyor.
Böyle olduktan sonra, ben ne anladım devletin fındık fiyatını yüksek açıklamasından..
Fındığın 250 bin – 300 bin ton civarındaki kısmı ihraç ediliyor.
7 bin tonu da iç tüketimde gidiyor.
Rekolte iyi olduğunda üretimimiz 1 milyon tona yaklaşıyor.
Arada, ihtiyaç olmamasına rağmen üretilen fındık var.
Ve devlet tarafından fiyatı belirlenerek, alınan binlerce ton fındık..
Peki o zaman ne olacak?
İşte FTG'nin önerisi, fındık üretim alanlarının azaltılması.
Bunun için fındık bahçelerinin yerine, alternatif ürünler ekilmesi ve bu şekilde tarıma geçen çiftçilerin devlet tarafından desteklenmesi.
Ama yine söyledikleri bir şey var.
Destekler, ürüne verilmemeli.
Diğer yandan bölgede katma değer üretecek yatırımlara da önem verilmesi.
Ama bunun için fındık piyasasının istikrara kavuşmasını bekliyorlar.
Çok sayıda değişkenin de dikkate alınarak irdelenmesi gereken bir konu bu.
Çoğu zaman da siyasi istismara uğrayan..
5 yıl gibi uzun soluklu sürecek bir projeden bahsediyorlar.
Hedefleri ve hedeflere varıncaya kadar izleyecekleri yollara baktığınızda, faydalı olabilecek bir proje gibi görünüyor.
BİR ÇÖZÜMÜ VAR
Sakarya Valiliği'nin tam da yerinde olacak bir toplantı hazırlığı içerisinde olduğunu sevinerek öğrendik.
Yenikent bölgesinde 8 bin 200'den fazla konutu ilgilendirecek doğalgaz bacaları ve kombi krizinden bahsediyorum.
İşte Valilik, bu konuyu yeniden ele almak için muhtemelen önümüzdeki hafta bir toplantı gerçekleştirecek.
Toplantıda katılacak kurumlar belli.
Aslına bakacak olursanız, bölge insanının kombilerin değiştirilmesi veya doğalgaz bacalarının standartlara uygun hale getirilmesine bir itirazları yok.
Sadece onlar, bu hatanın kendilerinden kaynaklanmadığı için, konutları yapan kuruluşlar tarafından karşılanması gerektiğini savunuyorlar.
Bu konuda da haklılar..
Aslına bakacak olursanız bu sorunun bir çözümü var.
Taraflar bu çözüme yanaşmaya da razılar.
Nedir bu çözüm?
Bacaların değişikliğinin veya yeni hermetik kombilerin bedellerini devlet karşılasın.
Eğer çok da zorda kalınırsa, ancak bir kısmının bedelini vatandaş ödesin.
O da vadelere bölünerek.
Umarız, bu seçenek de toplantıda ele alınır.
Tekrar ediyorum.
Vatandaş gerekli sağlık düzenlemelerinin yapılmasına karşı değil.
Bedelini ödemeye karşı.
Bu dikkatlerden kaçmamalı.
Dolayısıyla yapılacak bu toplantıda, baca ve kombilerin değiştirilmesinden geri adım atılmamalı, kökten bir çözüm bulunmalı.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Zenginin horozu bile yumurtlar.