TAM DA SAKARYA'DA..
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Valiler ile Sapanca'da yaptığı toplantıda, bazı uyarılarda bulundu.
Oto galericilerinin il dışına çıkartılması ve yasal statülerdeki otoparklar konusunda, sorumlu olarak Valileri gördüğünü söyledi.
Tam da Sakarya'da..
Yani bu sorunun en fazla yaşandığı yerde yaptığı bu uyarıyı.
Sanıyorum Valiler Toplantısı biter bitmez Vali Hüseyin Atak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ile en kısa zaman içerisinde bir araya gelecektir.
Büyükşehir Belediyesi'nin önceleri projeleri arasında bulunan, oto galericilerini şehir dışında bir yerde toplama düşüncesi, sanıyorum yeniden canlandırılabilir.
Bu konu için yine yanlış hatırlamıyorsam, Sakarya nehri kenarında bir bölge düşünülüyordu.
Her ne kadar bu konunun icra noktasında Valilik'lerin görevi yoksa da, sorumluluğu Bakan Atalay'ın da ifade ettiği gibi var.
Sakarya'da da oto galericileri çok dağınık.
Apartmanının altında bile araba alım satımı yapan galericilere rastlamanız mümkün.
Gelelim otoparklara..
Aracımı bir otoparka bıraktım.
Görevli geldi yanıma..
Ücretini söyleyince şaşırdım.
Yüksek bir fiyat geldi bana..
Nedenini sordum.
Cevabı şu oldu:
"Adapazarı'nda ruhsatlı ve bütün evrakları tam olan birkaç otoparktan birisiyiz biz"
Otopark açmak gerçekten kolay değil.
Sonrasında öğreniyorum ki ruhsat almak için bayağı uğraşmış.
Para harcamış.
Standartları yerine getirmek maliyetli oluyormuş.
İşin garibi, kaçak otoparklar dururken, kendilerini sürekli denetimlere geliyorlarmış.
İşte böyle bir garip düzende yaşıyoruz.
İşini yasal yollarla yapıp, bütün standartlara uymak isteyenlerin canına okuyor bu sistem.
Ama hemen yanı başında kaçak olarak, vergisini dahi ödemeden bu işi yapanlara ne denetim var, ne de engel.
Böylesi bir haksız rekabete dünyanın hangi ülkesinde izin verilebilir ki.
İşte İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın bu iki konudaki uyarısını en fazla üstüne alınması gereken illerin başında Sakarya'nın olması gerektiğini düşünüyorum.
Bu iki konuya da bir çeki düzen verilmeli.
Bu konularda Belediyelerimize de büyük görevler düşüyor.
İŞSİZ GENÇLİK
SAÜ Mezuniyet töreninde..
Öğrenciler bir taraftan geçit töreni yapıyorlar.
Diğer yandan da sloganlar atıyorlar:
"Yaşasın işsiz gençlik"
Öyle ya mezun olmak demek, büyük bir şamar gibi hayatın gerçeklerinin yüzlerine çarpması anlamına geliyor.
İdeolojik fanatikler bile artık kendi ideolojilerinin sloganlarını bırakıp, bu sloganı atabiliyorsa, bu şamar yüzlerinde oldukça etkili patlamış demektir.
Ülkemiz, üniversite mezunlarının istihdam edilmesi bakımından Dünya lideri konumunda.
Bununla utanç duyuyoruz.
İşte geçtiğimiz akşamki törende mezun olan 9 bin öğrencimizin çoğu, hangi işte çalışacağını bilemiyor.
Muhtemelen bir sürelerini işsiz kalarak geçirecekler.
KPSS mi?
O daha büyük bir kabus.
Devlet kapısında çürüyüp giden yıllar!
Belirsizlik ve umutsuzluk.
"9 bin işsiz daha" başlığını görüp de haberde, bizlere alınmasınlar..
Bu içinde bulunduğumuz acı durumu özetleyen bir cümle bana göre..
"ÖSS'ye girecek adaylara müjde" diye haberler yapmıştık.
"Yeni Üniversiteler Kuruluyor…"
Ardından bir müjdeli haber daha yapmıştık:
"Üniversitelerin kontenjanları yüzde 20-25 oranında artırıldı"
Artsa ne olacak?
Sistem değişmediği sürece ne faydası var.
Sadece dünyada lider olduğumuz bir konuda arayı daha da açmamızı sağlayacak.
"İşsiz Üniversiteli gençlerde Dünya Şampiyonuyuz ya!"
PAZAR FIKRASI
Temel'e sormuşlar:
-İki adet beyne sahip olan kimdir?
-Hamile kadun...
GÜNÜN ATASÖZÜ
Kel yanında kabak anılmaz.