SAKARYA'NIN İLK VE TEK SANAT MÜZİĞİ VE TÜRKÜ RADYOSU
94.5 Radyo Sakarya hakkında bilgi veren Yayın Müdürü Neslihan Özbay: "Radyo Sakarya, Sakarya'nın ilk ve tek sanat müziği ve türkü yayını yapan radyosudur." dedi.
Bu hafta SRT Medya Grubu'nun bünyesinde barındırdığı Radyo Sakarya Yayın Müdürü Neslihan Özbay ile sohbet ettik. Sakarya'daki en başarılı radyo istasyonu olan ve yayın anlayışı ile farklılığını ortaya koyan Radyo Sakarya'yı daha yakından tanıdık. Özbay, işini seven yeniliğe açık biri olarak işini en iyi şekilde yaparken dinleyicilerden aldıkları yorumlardan Radyo Sakarya'nın başarısının bir kez daha kanıtlandığını dile getiriyor. İşte, 94.5 Radyo Sakarya…
Sizi tanıyabilir miyiz?
Bu soruyu sormaya alışık olduğum için duymak tuhafıma gitti. (Gülüyor)
1978 Sakarya doğumluyum. Liseye başladığımda çalışmak zorunda kaldığım için okul hayatım yarım kalmıştı daha sonra dışardan bitirip üniversite sınavına girdim ve Radyo Televizyon Yayımcılığı bölümünü bitirdim.
Öğrenmeyi çok seviyorum. Şimdi ikinci bir üniversiteye başladım. Sosyoloji okuyorum. Farklı konularla ilgilenmeyi de seviyorum. Boş zamanlarımda bol bol okurum. Yıllar önce amatör bir baskı ile çıkardığım küçük bir şiir kitabım var. Şu anda yağlı boya resim ile ilgileniyorum portre çalışmaya başladım…
Radyo Sakarya ile ne zaman tanıştınız?
Radyonun benim için yeri özeldir. Çünkü bu işe başlamam üniversitede yapacağım tercihi belirlememe sebep oldu. Okul yıllarında kısa bir süre radyoda şiir programı yapmıştım. İlk bir kaç hafta nonstop yayında olacağımı ve daha sonra program yapabileceğimi söylediler; fakat iş beni çok heyecanlandırdı ne yaptım ne ettim 2'nci gün yayına girdim ve ilk programa göre sorunsuz geçti diyebilirim…
Üniversiteden sonra SRT ile tanıştım ve yedi yıldır bu ailenin bir parçasıyım. Okulu bitiren her insan gibi benim de çok büyük ideallerim vardı. İstanbul'da Ankara'da profesyonel olarak bu işi sürdüren arkadaşlarım var; ama inanın bizden daha farklı bir iş yapmıyorlar. Tek farkları onların ünlü kişilerle çalışıyor olması…
Meslekten aldıkları heyecan bizimle aynı. İnsan hayattan ne istediğini yakaladığında doğru olanı buluyor. Nerede olduğunuz değil, neyi nasıl yaptığınız önemli… Mesleğimizin bize ilk öğrettiği şey kendin için çalışmaktır. Yayıncı yalnızca kendini ortaya koyduğunda başarılı olabilir. Çünkü orda olan sizsiniz insanlar sizi dinler ve izler.
Bu işi yapabilmek için öğrenmeyi sevmeniz lazım. Yalnızca yaptığınız işin değil her şeyden az çok haberiniz olması gerekiyor. Okumak, öğrenmek ve yenilenmek durumundasınız. Bu bir yayıncı için hem bir heyecan hem de vazifedir. Yaptığınız iş size farkında olmadığınız sorumluluklar yükler. İnsanlar size hiç ummadığınız yerde beklemediğiniz sorular sorarlar ve cevabı alacaklarından emindirler. Elinizin altında bilgisayar, telefon var neden bana soruyorsunuz demek aklınıza bile gelmez. Eğer cevabı bilmiyorsanız gizliden bir suçluluk ve eksiklik duyarsınız…
Bize biraz da Radyo Sakarya'dan bahseder misiniz?
Radyo Sakarya'nın SRT için farklı bir yeri vardır. Medya grubumuzun ilk çocuğudur radyomuz… Biz burada bir aile gibiyiz. Yayın organlarımızda öyle… Hepsi birbirinden beslenerek büyüyor. SRT Televizyonu Gazetemiz Adapostası'nı, radyomuzu beslerken aynı görevi hepsi ayrı ayrı üstleniyor ve böylece güçleniyoruz.
Radyo Sakarya'nın Sakarya'da da farklı bir yeri vardır. Çünkü biz durmaksızın (nonstop) yayın yapan tek radyoyuz. Eskiden programcılarımız vardı. Şimdi programlar yalnızca müzik olarak dönüyor. Bu karara varmamızın pek çok sebebi var. Radyo programları televizyon programları gibi değildir. Televizyonda pek çok şeyi izleyiciye satabilirsiniz. Bayağı programların bile alıcısı vardır; fakat durum bizim için öyle değil.
Radyoda programlarınızın kalitesi çok yüksek olmalıdır. Görüntü desteğiniz yoktur. Mesajı yalnızca ses olarak verirsiniz ve mesajınızın içeriği oldukça önemlidir. Kimseyi eleştirmek için söylemiyorum; ama bugün insanların Compact Discleri seçmelerindeki sebeplerden biri de budur… Elbette teknolojinin bize sunduğu nimetlerden faydalanacağız… İnsanlar zaman zaman kendi tercih ettikleri müzikleri dinlerken zaman zamanda bizim seçtiklerimizi dinleyecekler. Bu bir zenginliktir; fakat günümüzde radyoculuk kurallarına uyarak yayın yapan yayıncı oldukça az bu sektörün önemli sorunlarından biridir.
Nedir bu kurallar?
Her yayıncının kendine göre uyguladığı kurallar vardır. Örneğin; kompozisyon kuralı… Giriş- gelişme- sonuç şeklinde yayıncı üç cümle ile konuşmasını bitirerek müziğe yer verir. Tabi bu işlediğiniz konuya göre çeşitlilik arz eder; ama yaptığınız program sohbet değil, müzik programı ise bu dinleyiciyi sıkar ki yapılan araştırmalar insanların genellikle müzik dinlemek için radyoyu tercih ettikleri belirlenmiştir. Sohbet programını tercih eden hedef kitle oranı daha düşüktür.
Radyocular genel olarak 5 cümle kuralına uyarak yayın yapmayı hedeflerler. Maksimum 5 cümle kısa ve öz… Tabi burada da seçtiğiniz kelimeler çok önemli. Bir dinleyici olarak ne duymak isterdiniz? Ve kime hitap ediyorsunuz? Günün hangi saatinde yayın yapıyorsunuz? Hepsini düşünerek konuşmanız gerekiyor. Herkesin ilgilendiği konuları farklı bir dille anlatırsanız başarıyı yakalamanız kolay olur.
Şarkının İntrosunda şarkı ve şarkıcının adını anons etmeniz normal olarak karşılanır ama Outrosunda şunu dinlediniz diyerek cümleye başlamak pekte akıllıca bir şey değil. Dinleyicilerinizin de sizin kadar müzik kültürü olduğunu unutmamak gerekiyor. Üstelik zaten o an dinlediği bir şarkının birde sizin tarafınızdan dinlediniz diye anons edilmesi dinleyicinin hoşlandığı bir durum değildir. Bu uzun vadede dinleyici kaybetmenize sebep olur ki Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre en popüler Dj'lerin kesintisiz olarak dinleyiciyi kendi frekanslarında en fazla 15- 20 dakika tutabildikleri sonucuna varmışlar. Ne kadar az bir süre değil mi? Ama bu onlar için başarı olarak kabul ediliyor. Hiç bir dinleyici saatlerce sizi dinlemez. TV'de de durum aynıdır. Seçenekler ve tercihler fazladır. Günümüzde gelişen teknoloji insanlara her gün yeni tercihler sunar.
Kime hitap ediyorsunuz hedef kitleniz kimdir?
Radyo Sakarya'nın hedef kitlesi Türk Sanat ve Türk Halk müziğini seven insanlardır. Yani biz üst yaş grubuna hitap ediyoruz; fakat farklı yorumcuların eski şarkıları günümüze değişik bir tarzda uyarlaması gençleri de zaman zaman bu kitlenin içine sokuyor. Örneğin Erkin Koray'ın Nihansın Dideden şarkısını dinlediğinizde bu yorum metal ve pop müzik sevenlerinde oldukça hoşuna gidiyor. Türkü Rock yine son yıllarda gençlerin trendleri arasında yer alıyor.
Biz yalnızca müzik programı yapıyoruz. Bazı dinleyicilere göre bu güzel bir ayrıcalık olarak kabul ediliyor bazılarına göre durum farklı… Eğlence sektöründe herkesi memnun edecek bir iş yapmanız oldukça zordur. Bu popüler bir sektör olmakla birlikte pek çok eleştiriyi, şikayeti birlikte getirir; ama inanın eleştiriden çok övgü alırsınız insanlardan. Yayıncılar için onları takip eden insanların fikirleri çok önemlidir; fakat her fikri uygulayamazsınız.
Uygulamayı düşünmenizde yanlış olur zaten. Ama dinlemeyi bilmeniz gerekir duyacağınız her şeyi kaldırabilecek özelliklere sahip olmanız, popüler bir iş yapmanın getirdiği yükü severek taşımanız gerekiyor. Çünkü yaptığınız iş bir kaç kişiyi ilgilendirmiyor, bir kaç kişi tarafından gözlenmiyorsunuz, bir tane patronunuz yok koca bir şehir karşınızda, yanınızda; size bir el mesafesi uzaklığında, parmakları düğmeye gittiği an işiniz biter…
İşte bu bir yayıncı için bitiş, diğer frekanstaki yayıncı için başlangıçtır. Böyle düşününce işimizin ne kadar ciddi olduğunu daha iyi anlarsınız. Tabi sizin tercih edilmeniz veya edilmemeniz yalnızca yaptığınız işe endeksli değildir. Dinleyici kişinin ruh hali de çok önemlidir. Kişi mutsuzdur hüzünlü bir şeyler dinlemek ister veya kendi durumuna göre hareketli parçalar tercih eder. Bizim yayınlarımız ile dinleyicinin ruh hali örtüşüyorsa işte o zaman aynı frekansta oluruz. Biz günün hangi saatinde hangi parçalar dinlenir buna göre günlük yayın akışımızı belirliyoruz.
Parça listesini hazırlarken neye dikkat ediyorsunuz?
Türk Sanat Müziği eserlerinde liste hazırlamak zor bir iş. Çünkü sürekli yeni albümler veren bir tür değil Türk Sanat Müziği…Pop müzikte işiniz daha kolaydır, daha fazla albüm ve yorumcu çıkar. Bizim en büyük zenginliğimiz klasikleşmiş eserlerin farklı yorumcularının olmasıdır ve en güzeli de parçaların herkes tarafından bilinmesidir. Yayınladığınız eser zaten dillerde ve akıllardadır.
Yeni çıkan albümlerdeki kulağa has yabancılık Türk Sanat Müziği eserlerinde sık karşılaşılan bir şey değildir. Dinleyiciniz yorumcuyu tanıma zahmetine katlanır ancak…
Hareketli parçalar azınlıkta olduğu için bunları ritmi tutan türkülerle besleyerek sıralıyoruz. Eski ve yeni albümlerin ayrımında hassas davranıyoruz. Plak eseri ile yeni çıkan bir albümün parçasını ard arda verirseniz, hem ritimde hem de ses de çalkalanma olacaktır. Senkronizasyonu tutturmak için geçiş parçalarımızın seçimine daha fazla özen gösteriyoruz.
Radyo Sakarya'nın gelecekteki hedefleri nelerdir?
Radyo Sakarya sürekli büyümeyi, gelişmeyi ilerlemeyi hedefleyen bir Medya Grubu'nun parçası. Bunu bizi gözlemleyen ve geçmişimize tanıklık eden pek çok Sakaryalı bilir,
SRT Medya Grubu'nun bir yayın organı olmanın sorumluluğunun bilincindeyiz. Üzerimize düşen vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. Bugünde yarında en büyük hedefimiz daha fazla insana ulaşabilmek, kendimizi doğru ifade edebilmek ve insanları daha iyi anlayarak bu sektörün en iyisi olarak ilerlemeyi hedefliyoruz.
RADYO STÜDYOSU ÖZEL TASARIM
Radyonun duvarları ilgimi çekti, oldukça farklı…Özel bir sebebi var sanırım…
Evet. Radyo stüdyomuzda duvarlar özel olarak izolasyon edildi. Bunun amacı mekanın sesi emmesini sağlamaktır. Eko yapmasını, sesin çınlamasını engellemek akustik konforu sağlamak için bu izolasyonu yaptık.
RADYO SAKARYA'NIN FARKI
Sakarya'da dinlenme oranınız nedir?
Bunun için istatistiksel bir bilgi veremem ancak Radyo Sakarya bu şehirdeki diğer radyo frekanslarına göre daha avantajlı bir konumdadır. Röportajın başında da söylediğim gibi SRT Medya Grubu'nun bizi besleyen diğer yayın organlarından güç kazanırız ve bu nedenle daha fazla insana ulaşırız.
Medya Grubumuzu tanımaya gelen farklı kesimlerden insanlarla sohbet etme imkanı buluruz. Bu da kolayca geri dönüşüm imkanı sağlar… İletişim uzmanlarının Feedback diye adlandırdığı geri besleme olayı yayıncılar için çok önemlidir. Türk Sanat ve halk müziği seven insanların tercih ettikleri frekans olduğumuzu bize ulaşan insanlardan da anlıyoruz.
Pek çok insan arayıp fikrini söylüyor. Hepsi bizim için çok değerli. Gelen talepler üzerine hafta içi her gün 18 – 20 arası akşam sefası programını başlattık. Akşam sefası oldukça beğenilen bir müzik programımızdır.
Ağırlıklı olarak ne tarz yayınlar yapıyorsunuz?
Radyo Sakarya Türk Sanat ve Halk Müziği yayını yapan bir radyo frekansıdır. Günlük yayın planımızın % 95'ini kapsar. Kalan % 5'lik kısmında özgün müziğe yer veriyoruz. Radyo Sakarya, Sakarya'nın ilk ve tek sanat müziği ve türkü yayını yapan radyosudur.