Alışkanlık!
Sakaryaspor 2 kez üst üste ilk galibiyetiyle tanıştı tanışmasına ancak yine çıkarılacak büyük dersleri olduğu görüldü. Teknik direktör Engin Korukır'da son dakika golleri ve kondisyon eksikliği hastalıklarına çare bulamadı. Bir takım düşünün son 9 dakikaya 3-0 önde girsin ve maçı güçlükle 3-0 bitirsin. Bu Sakaryaspor gerçekten tüm istatistikleri alt üst edip insana kalp krizi geçirtir. Tecrübesizlik bu olsa gerek. Genç ve tecrübe farkı her hafta görülüyor. Takım 10 kişi kalma ve kırmızı kart görme alışkanlığına da başladı. Gereksiz görülen sarı kartlarda cabası. Öne geç sonra skoru koruyama. Bu da başka bir kötü alışkanlığımızdı. Bunu şimdilik şansımızla kırmış gibi görünsek de bilinçli olmadığı için bu hastalığında geçtiğini söyleyemeyiz.Bozüyükspor karşısında yine görülen gereksiz sarı kartlar ilerleyen haftalarda can sıkacağa benziyor.
Bu alışkanlıklardan kurtulduğumuz an gerçek Sakaryaspor ortaya çıkacaktır. Her şeye rağmen takımın galip gelme isteği ve kazanma arzusu, yeni hocanın havası, yönetimin de üstüne düşeni yapması, futbolcuları motivasyon edip primlerle cazibesi haline getirmesi de gelen 3 puanların tetikçisi oldu. Saydığımız negatif alışkanlıkların yanı sıra pozitif alışkanlık da şüphesiz kazanma alışkanlığıdır. Sakaryaspor negatif alışkanlıklardan sıyrılıp pozitif alışkanlığa başladığı gün geçen sezonun 2. devresinde ki Sakaryaspor yeniden sahne alabilir.
Bu defa şeytanın bacağını kırıp efsanenin uyanışına şahitlik edebiliriz.
Dönüm noktası
Sakaryaspor, Bozüyük deplasmanında oynadığı oyun ile bu sezon ki en iyi deplasmanda performansına imza attı. Sahanın her yerinde basan, pres yapan, mücadeleci bir Sakaryaspor vardı. Rakip yapılan pres ve oynanan oyun karşısında sahada çaresiz kaldı.
Maçın ilk devresinde mükemmele yakın bir oyun ortaya koyduk. Mustafa Sevgi ve Görkem'in attığı golün yanı sıra birçok gol pozisyonundan da yararlanamadık. O golleri atsak belki de tarihi bir farka koşacaktık.
İkinci yarı da daha iyi bir oyun ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim. Hakem verdiği uyduruk penaltı ve kırmızı kart ise moralleri bozdu. Fakat kaleci Erol'un kurtardığı penaltı maçın dönüm noktası oldu. Erol o penaltıyı kurtarmamış olsa belki oradan elimiz boş dönecektik. Maç 3-0 olduktan sonra 10 kişi oynamamıza rağmen iyi bir oyun çıkardık.