Geçen hafta içinde Gürkan Kılıç'ın sunduğu Son Nokta programına konuk oldum.
Asıl konuklarımız ise Sakaryaspor Başkanı İsmail Gürses, Yüksek Divan Kurulu üyesi Eski Sakaryaspor Başkanı Erkal Etçioğlu ve Sakaryaspor Taraftarlar Derneğinde Ercüment Şengül katıldı.
Konu sadece Sakaryaspor değil, Sakaryaspor'un ilimize kazandırdıkları ve katkıları idi.
Ama önce Sakaryaspor konuşuldu.
Başkan yönetime geldiklerinden beri yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi.
Kendisine söz verip de yolda bırakanları anlattı.
Yeni bir takım oluşturmak için neler yaptıklarını söyledi.
Kızgınlığı vardı, kalbi kırılmıştı ama şimdilik her şeyi rafa kaldırmıştı.
Konuşmasına başlarken de; kısa süre içinde kirpiklerine bile beyazlar indiğini, gecelerin bir çoğunu uykusuz geçirdiğini, Sakaryaspor'u istediği noktaya getirebilmek için işini gücünü bıraktığını anlattı.
Gerçekten de başkan programa geldiğinde sanki yoğun bir idmandan çıkmış gibiydi.
Yorgun, üzüntülü hali yüzüne yansıyordu.
Bu üzüntü ve yorgunluk; aynı gün Pendik olaylarından dolayı verdiği ifadenin ve Sakaryaspor'un aldığı 3 maçlık ceza idi.
Ekonomik sıkıntı içinde birde seyircisiz oynama cezası Sakaryaspor için ekonomik darbe olmuştu.
Tüm bunlara rağmen Tavşanlı Linyitspor karşısında alınan 3 puana seviniyor ama Gebze maçını düşünüyordu.
" bu maçıda kazasız belasız atlatırsak benden mutlusu yok " diyordu.
Allah Başkanın gönlüne göre verdi ve Sakaryaspor'da maçı 2-0 kazandı.
Eski Başkan Erkal Etçioğlu ise; olaylara daha mülayim bakıyordu.
"Her şeyi şimdilik unutalım."
"Hesapları sezon sonunda görelim." Diyordu.
Ve başkana;" kendini biraz bu ortamdan soyutla ve başka şeyler düşün" tavsiyesinde bulunuyordu.
Ercüment Şengül ise Pendik'te haksızlığa uğradıklarını, taraftarlarımızın birkaçının yaptığı hareketin tüm Sakaryaspor'a mal edilmesini hazmedemiyordu.
Aynı zamanda bu olaylardan bir ders alınması gerektiğini ve bundan sonra taraftarlara daha fazla görev düştüğünü söylüyordu.
Başkan Sakaryaspor'a kurumsal bir yapı kazandırmak istiyor.
Ve bu kurumsal yapı olmazsa Sakaryaspor'un gelecekte işinin daha da zorlaşacağını belirtiyor.
Bu konuşma "sportif başarı mı?, kurumsallaşma mı? " tartışmasını doğurdu.
Ercüment ve ben önce sportif başarı sonra kurumsallaşmanın daha iyi olacağı görüşündeydik.
Aslında yapılan transferler sportif başarıyı ön plana çıkarmıştı.
Ve alınan sonuçlarda şu anda bu başarının devam edeceği yönünde.
Sportif başarı bundan böyle teknik heyetin ve futbolcuların elinde.
Yönetim elinden gelen desteği yaptı.
Başkan ve yönetimi bundan sonraki yıllarda Sakaryaspor'un daha güçlü olabilmesi için " kurumsallaşma" yolunu takip edecekleri bir gerçek.
Sakaryaspor doğru yolda.
Taraftarı, yönetimi, teknik heyeti ve futbolcusu ile inşallah zaferi yakalayacaktır.
Ve özlenen "Efsane Sakaryaspor" gerçek ligdeki yerini alacaktır.
GÜZEL SÖZLER
İnsan diliyle değil,yaptığı işlerle konuşmalı.
Stehr
GÜNÜN FIKRASI
Temel evinin tutuştuğunu görünce "Çabuk gelin evim yanıyor" diyerek itfaiyeyi aramış...
"Tamam" demiş telefondaki görevli ve adresi öğrenmek için sormuş, "Oraya nasıl geleceğiz?" diye...
"Kardeşim" demiş Temel sinirlenerek,
"O kırmızı büyük içi su dolu kamyonlarınız var ya... Ona binip gelin işte!"
düşüncelerinizi paylaşıyorum ve yönetimdeki tüm ekibe başarılar diliyorum.Sakaryalı ve iyi bir taraftar olarak arzumu iletmek istiyorum.ben maça gelirken tüm aile fertleriyle rahatça huzurlu bir şekilde küfürsüz maç izlemek istiyorum.bu ortamı yaratmak elbetteki çok zor ama imkansız değil.alternatifler mevcut ve bunlar denenmeli.i.gürses ve erkal bey sizler bu sorunu çözebilecek kapasitede insanlarsınız.ben her maça ailemle 5 bilet alarak gelirim benim gibi düşünen bir çok insan var.ama şu tatangalar denen bana göre serserilerden oluşan kontrolsüz gurubun yok edilmesi lazım.ben ingilizler gibi maç seyretmek takım yenilse dahi alkışlayarak stadtan ayrılmak istiyorum.