Bir başsavcı, özel yetkili bir savcı tarafından soruşturma kapsamında gözaltına alınıyor.
Nöbetçi Mahkeme tutukluyor.
Öğleden sonra Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, Özel yetkili savcının eyleminin doğru olmadığını ifade ederek, özel yetkilerini geri alıyor.
Akşama doğru Yargıtay bir açıklama yapıyor.
"HSYK'nın Özel yetkili savcının özel yetkilerini geri alması hukuka uygun" diyor.
Akşam saatlerinde, tutukluluk halinin itirazını görüşen Erzurum'daki mahkeme, itirazı reddediyor.
* * *
Dün bütün bu gelişmeleri Sakarya Barosu Başkanı Vakit Öktem ile görüşüyorum.
"Herkes kendine göre bir hukuk oluşturursa, sonucu ne olacak?" diye soruyor.
Öyle ya!
Erzincan ile Erzurum, başka ülkelerin illeri mi?
Aynı hukuki kurallar geçerli değil mi bu iki şehrimizde?
Neler olup bitiyor?
* * *
Vatandaş haklı olarak soruyor şimdi:
"Hangisinin yaptığı doğru?"
Ve doğal olarak bir güvensizlik ortamı da oluşuyor.
"Yargı baskı altında mı yoksa siyasi karar mı alıyor?"
* * *
Marmara Depremi'nden sonra televizyon ekranlarına çıkarak tartışan bilim adamları geldi aklıma.
Dönemin "Bilir kişileri" o kadar farklı görüşler bildirmişlerdi ki, bilim adamlarına da bu konuda bir güven kalmamıştı.
İşte asıl problem de bu noktada başlıyordu.
* * *
Erzincan'da da, Erzurum'da da geçerli olan Anayasamızın ilk iki maddesine bir göz atalım mı birlikte.
* * *
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin şekli
MADDE 1.– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2.– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
* * *
Evet Anayasamızın ikinci maddesinin en can alıcı cümlesi "Hukuk Devleti" olmasıdır.
Cumhuriyetimiz "Hukuk Devleti" temelinde kurulmuştur.
Peki Hukuk göreceli bir kavram mıdır ki, bugün özel yetkili savcı, Ona bu yetkileri veren, Adalet Bakanlığı ile Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, farklı şekillerden olaya bakmaktadır.
Yoksa bütün bunların çok daha farklı bir gerekçesi mi vardır?
* * *
Maalesef ikinci seçenek daha ağır basıyor.
Farklı bir gerekçe olmalı ortada..
İşte mantık silsilesinin bu aşamasında kritik bir soru daha geliyor insanın aklına.
"İki farklı taraf, ikisi de birbirinin zıttı karar verebiliyorsa, hangisi hukuka uygun bir karar veriyor?"
* * *
İşte bu soruya bulunabilecek cevap ile de bu itilafın gerekçeleri de sıra ile önümüze dökülebilir.
Hukuk dışı eylemler Anayasamızın ikinci maddesine tamamen aykırıdır.
Kim yapıyorsa yapsın cezalandırılmalıdır.
PİYASALARDAKİ SAHTE HAREKETLİLİK
Ekonomik sıkıntı arttıkça artıyor.
Para sıkıntısı had safhada..
Bugünlerde ise biraz hareketlilik göze çarpıyor.
Soruyorum işadamlarına, esnafa:
"İşler düzeldi herhalde, biraz hareketlilik başladı"
* * *
Cevap beklediğim gibi geliyor.
"Hareketlilik yok, biz biraz hareketlilik yaratmaya çalışıyoruz ama nafile"
* * *
Esnaf, işadamı bıktı bu üzün süren hareketsizliğe.
Herkes, "Bir şeyler yapmalıyız" diyor yanındakine..
Ama "ne yapmalı??"
* * *
"Sıradan yöntemlerle, oturmakla, dükkanda müşteri beklemekle olmuyor.
Yüzde 90 fiyat kırsan bile satılmıyor mal.
Başka bir şey olmalı.
Bir şey yapmalı!!"
* * *
İşte bu "bir şey yapmalı" hareketliliği var piyasalarda..
Bu "bir şey yapmayı" bulan var mı bilemiyorum.
Ama siyasi hesapları bırakarak, piyasalara biraz para girişinin sağlanması gerekiyor.
IMF ile mi anlaşacaksınız, yoksa başka bir kaynak ile mi bunu sağlayacaksınız.
Ne yapacaksanız artık yapın.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.
Sayın Gürkan KILIÇ,
ŞİMDİYE DEK YAZILARINIZDA TARAFSIZLIK İLKELERİNE UYDUĞUNUZU DÜŞÜNÜRDÜM.BU YAZINIZDA GÖRDÜM Kİ YANILMIŞIM.
HERŞEYDEN ÖNCE ŞUNA KARAR VERMELİYİZ DARBECİLERİ VE DEMOKRASİ KARŞITLARINI ORTAYA ÇIKARMA KONUSUNDA KARARLIMIYIZ? ÜLKEMİZDE HUKUK ÇİĞNENEREK NE TÜR GİZLİ PLANLAR YAPILMIŞ, MİLLETİN İRADESİNE KANLI DARBE PLANLARINI KİMLER YAPMIŞ VE ARKASINDA KİMLER VAR ? NEDEN KORKUYORLAR ? SUÇU OLMAYAN HİÇ KİMSE YARGILANMAKTAN KORKMAZ BİLAKİS YARGILANIP AKLANMAK İSTER... LÜTFEN BU ÜLKENİN GELECEĞİNİ DARBELERLE KİRLETMEK İSTEYENLERİN ARKASINDA YER ALMAYIN.... DARBECİLERİN AVUKATLIĞINI KİM ÜSTLENİRSE ÜSTLENSİN BU ÜLKE VATANDAŞLARININ LANETİ ONLARIN ÜZERİNEDİR....
Gürkan beyyazını okudum ben anladım yorum yazan arkadaşın dediği gibi halkımız nasıl anlayacak bu önemli22 temmuz seçimlerinde akp' dümenden e- mıhtıraya karşı cıktı baykalda e- mıhtıranıyı savundu bu maniplasyon akp ' oy olarak geri döndü anayasayı değiştirmeyen yargı reformu yapmayan biliyorsunuz bundan öncede hakimler savcılarla ilgili cözümlenmemiş sorun vardi secim yaklaşırken akp' gene maniplasyon peşinde sakın yanliş anlasılmasın ben şu anki hakimlerin savcıların durumunu savunmuyorum hükümet vesayatini görüyorum tek yapılması gerekenyargı reformuyla hakimlerin savcıların yetkileri hukuk devleti normlarında olmalıdır akp vebuolaylardan nemelanmamalıdır chp ve mhpdebu alandan iktidara saldırmamalıdır onları saldırısı akp ye oy olar
gürkan bey,hangi hukuktan bahsediyorsunuz.Uzağa gitmeyegerek yok,şu büyükşehire bak.Bir yıılık yönetim hangi hukuku uyguluyor.EMEKLİYAŞI KANUNDA 65. Ancak sayın başkan yenikanun ihdas ediyorve 25yılı esas alıyor.Yni kanun üzerine kanun koyuyor. emekli olmuyormusun, her türlü tehdit,entrika,baskı,yıldırma devreye giriyor. hani kanun ,hani hukuk.yanıbaşınızda hukuk alanen ihlal ediliyor ve siz hiç bu konuyu gündeminize almadınız. erzincana erzuruma gitmeye gerek yok.kanun hukuk ihlali burada,yanınızda.zorla emekli edilenlerle,150 ye yaklaşan insanlarla bir görüşün,bakın neler duyacaksınız. sadece Aykut Özmene sorun yeter.Lütfen önce sakaryada ki hukuk dışı keyfiyetleri görelim. birde işine gelenleri 25 yıla tabi tutmamakta var.çifte standart.