Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komisyonu'nun 1915 olaylarının soykırım olarak tanınmasını öngören karar tasarısını kabul etmesinin yankıları büyük!
Kafamıza bir çuval daha geçirdiler anlayacağınız.
Alıştık nasıl olsa çuvallara..
Bundan gocunan büyüklerimiz yok ki!
* * *
Hükümetin İsrail politikası ve Arap dünyasına yakınlaşması nedeniyle verilen bir mesaj da bu.
"Ayağını denk al!" mesajı.
* * *
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu bu tasarıyı kabul ediyor.
ABD Hükümeti çıkıp diyecek ki:
"Türkiye bizim dostumuz. Bunu kabul edemeyiz. Tasarıyı kabul etmeyeceğiz"
Tasarı büyük ihtimalle Temsilciler Meclisi'nden geçmeyecek zaten.
Ama "iyi polise" atılan güzel bir pas olacak tüm yaşananlar.
* * *
İşte asıl mesele burada.
Türkiye bir kez daha Obama Hükümetine minnettar ve borçlu kalmış olacak.
En tehlikelisi bu değil mi?
Peki bundan sonrasında ne gelecek?
* * *
ABD'nin İran'a karşı artırmayı hedeflediği baskı sırasında Türkiye'yi daha fazla yanında görme isteği gelemez mi size göre..
Peki Irak'ta hafta sonu yapılacak ve dün de Türkiye'deki Iraklıların oy verme işlemlerinin başladığı, Irak Parlamento seçimleri öncesinde bu tasarının geçmesi manidar değil mi?
Irak'taki seçimin ardından ne hesaplanıyor?
Kuzey Irak'ta ABD'nin belki yüzyıl önce kurulmasına karar verdiği uydu bir kürt devleti ve Türkiye'nin buna razı olmazı için, ülkemizin "sürekli olarak ABD hükümetlerine minnettar kalması mı?" gerekli.
* * *
"Dostum", "stratejik ortağımız", "müttefikimiz" diyerek sırtımızı sıvazlayıp, sözlerinden çıktığımızda da kafamıza çuval geçiren ABD ile daha eşit şartlarda ve onurlu bir dış politika güdecek bir Hükümetimiz dahi olmayacak mı?
* * *
Cevap: Olmayacak.
Dün yine eski Başbakanlarımızdan Mesut Yılmaz'ın dediklerini okuduysanız, bunun zaten olmayacağını da anlamış olurdunuz.
* * *
Ülkemizde yaşanan iç politik gelişmelerin çoğunun sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.
Kuzey Irak'ta ve Türkiye topraklarının bir bölümünde, Kürt Devletinin kurulmasının önündeki en büyük engel nedir ABD'ye göre..
Türk Ordusu..
Türk Ordusu'nun en büyük destekçisi kimdir, Türk Ordusu en büyük gücü kimden alır?
Türk Milleti'nden..
Türk Milleti, en çok hangi kuruma güven duyar?
Türk Ordusu'na..
O halde hedef bellidir.
Amaç, Türk Ordusu'nun Türk Milleti önünde itibarını zedeleme kampanyaları sayesinde, ona duyulan güveni azaltmaktır.
* * *
Bunu kim yapacak?
İktidarda oturma gayesindeki Hükümet.
Yapmazsa ne olur?
"DELİKTEN SÜPÜRÜLÜP GİDERLER"
* * *
Ülkemizin asıl problemi açlık ve işsizlikken, neden aylardır "sözde demokratik açılım" savsatası, "sözde darbeci subaylar" ve "sözde yürütmeye müdahale eden yargı" ile yatıp kalkıyoruz.
Yok mu artık kafamızdan bu çuvalı çıkartacak bir babayiğit!
TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK
Türkiye'de kadın olmak zor.
Erkek olmak da zor ona bakılırsa..
Ülkemizde onurlu bir yaşam sürmek çok zor.
İnsan olabilmek çok çok zor.
* * *
8 Mart Dünya Kadınlar günü yaklaşıyor.
Çeşitli paneller, seminerler düzenlenecek.
Televizyonlarda saatlerce süren programlar izleyeceksiniz.
"Türkiye'de kadın olmak çok zor" diyecekler.
* * *
Kadına şiddet.
Kadına cinsel taciz..
Kadının sosyal ve hukuksal hakları vs.
Bir çok konu tartışılacak, konuşulacak.
* * *
Türk kadını Dünya'ya baksa, yaklaşık 80 yıldır dünyanın en şanslı kadınları olduklarını göreceklerdir.
Ataları onlara öyle yollar açmıştır ki, bir çok Avrupa ülkesi, seneler sonra kadınlarına benzer hakları vermiştir.
* * *
Türkiye'de kadın olmanın ayrıcalıkları da vardır kimi zaman.
Örneğin kadınsanız, aynı mesleki yeterliliğe sahipseniz, iş bulma imkanınız daha iyidir.
ABD'li bir hemcinsinizin tersine, yaptığınız işte erkeklerle eşit ücretler alabilirsiniz.
Her şeye rağmen bayanlara ülkemizde öncelik verilir.
Ülkemizde genel olarak aile bütçesine katkıda bulunmak zorunluluğu yoktur.
Örfümüzde, geleneklerimizde evdeki kadın büyüğün sözü alınmadan iş yapılmaz.
Dünyaya hüküm sürmüş Kaanlarımız, Padişahlarımız, anneleri ile sürekli istişareler yapmıştır.
* * *
Tabiki bütün bunların yanında olumsuz bir çok şeyi daha sayabiliriz.
Ama Türk kadını olmak kim ne derse desin bir ayrıcalıktır.
Şimdiden tüm kadınlarımızın, kadınları günü kutlu olsun.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Yalanın kemiği yok ki boğazına bata
Bu ulusalcı zihniyetin ürünü yorumlar ne çok yanlışlarla dolu. Toyluk gibi birşey... Siyasete ilişkin analiz sentez yeteneğiniz var gibi görünse de, zar zor varabildiğiniz sonuca dair kabiliyetiniz çok zayıf :)
Bu arada sizin 'sözde' diye adlandırdığınız iddialara ilişkin şu an varılan nokta, deliller, itiraflar almış başını gitmiş, siz hala merdivenin ilk basamağında, olan bitene aval aval bakıyorsunuz. Umarım yetişirsiniz, kolay gelsin :)