Hasta olanlar bunun ne anlama geldiğini bilir.
Tomografi, ultrason veya endoskopi yaptırmak istiyorsanız 3 ay sonrasına gün veriliyor.
O da şanslı olanlara
Bazıları 6 ay sonrasına da gün alabiliyor.
Babamı 1998 yılı kasım ayında kaybettim.
Babamda kalp yetmezliği vardı.
Ana damarlar tıkalı, kılcal damarlarla kalp besleniyordu.
Son isteği " koşuyolu" hastanesine gitmekti.
Daha evvelden Alman hastanesinde tüm kontrolleri yapılmıştı.
Ama akılda kalmasın diye Koşuyolu hastanesine de gittik.
Talyum tahlili yapılacak denildi ve 6 ay sonrasına gün verildi.
Oysa doktor " en ufak bir kalp krizinde" babamın öleceğini söylemişti.
Nitekim de öyle oldu.
Koşuyoluna gittikten 2 ay sonra babamı kaybettik.
Şimdi aynı durumlar Korucuk Araştırma hastanesinde yaşanıyor.
Ultrason çekilmek için 3 ay sonrasına gün veriliyor.
3 ay sonra kim sağ kim öle.
Bırakın onu bu adam hasta ise 3 ay süre içinde hastalık daha da ilerlemiş durumda olacak.
Hastalık dönülmez noktaya gelmişse siz o saatten sonra ultrason çekseniz ne olur çekmeseniz ne olur.
Çok zor şey midir bu iş.
Zor değil ama doktor olmadığı için iş zora dönüşüyor.
Kayınvalidemi Korucuğa götürüyorlar.
Ultrason isteniyor.
3 ay sonrasına gün veriliyor.
Gerekçe ise;" doktorlar seminerde"
Seminer hastalardan daha önemli.
İki doktorunda seminere gitmesi şart mı?
Bu nasıl bir organizasyon.
Hastanenin başhekimi buna nasıl göz yumuyor?
Vatandaşı özel sektöre yönlendirmekten başka bir şey değildir bu.
İşin acilse git dışarıda paranla yaptır.
Paran yoksa bekle 3 ay, ölmezsen ultrason yaptırırsın.
Bu kadar basit.
Sağlıkta artık gün verme işlemi sona ermeli.
Erken teşhis diyoruz ama 3 ay sonrasına gün veriyoruz.
Nasıl erken teşhis bu böyle.
Anlayana aşk olsun.
12 yıl önce gün veriliyordu.
12 yıl sonra da gün veriliyor.
Tıpta ne kadar ilerlediğimizi az çok görebilirsiniz.
Kaplumbağ hızıyla yol almaya devam ediyoruz.
GÜZEL SÖZLER
Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır.
Hint Atasözü
GÜNÜN FIKRASI
Falcı kadın, Fadime'nin avucuna bir süre baktıktan sonra konuşmaya başlamış.
- Bak kızım, sevgilini çok seviyorsun. Fakat onu kaybetmek istemiyorsan kendisini adım adım takip etmelisin!
Fadime, ne yapacağını şaşırmış bir halde mırıldanmış:
- Ne yapacağim şimdu? Çok fena! Penum nişanlum postaci...
Sn. Özdemir; Sağlık reformu adı altında yapılanlar aslında,sağlık hizmetlerini ranta dönüştürmektir. Hedef, Üniversite ve devlet hastanelerini özelleştirmek, yani, tasfiye etmektir. Bu sebeple de, üniversite ve devlet hastanelerine yeterli yatırm yapılmamakta ve teknik donanımları ihmal edilmektedir. Bir araştırma yaparsanız; SGK'nın üniversite ve devlet hastaneleriyle Özel hastanelere farklı ödemeler yaptığını görürsünüz. Belediyelerin yaptıkları lüzumsuz ve öncelik taşımayan harcamalarıyla, bütün ülke sathındaki devlet ve üniversite hastanelerini teknik ve altyapı olarak gayet modern ve ihtiyaca cevap verecek derecede donatmak mümkündür.Ama, bu hastanelerin tasfiyesi hedef alındığı için bu yapılmamaktadır. İncelemeye değer!