SRT Yayın Akışı - 21.02.2020
Son Dakika

BU İŞİN SONU NE OLACAK?24 Ocak 2020 - 09:37, Cuma


Taner İltaş

Eylül ayının başlarıydı.

Sapanca Kırkpınar’da teleferik projesi nedeniyle ortalık karışmıştı. Vatandaşlar ile projeyi uygulayacak olan firma adeta burun buruna gelmişti.

Kalktım, vakit kaybetmeden Yazı İşleri Müdürümüz Saim İşçi ile birlikte Kırkpınar’a gittim. Alandaki vatandaşlarla görüştüm. Hepsi ile tek tek tanıştım, anlattıklarını dinledim.

Vatandaşlar belediyeye, firmaya daha doğrusu işi bu noktaya getirenlere ateş püskürüyordu. ‘Tek derdimiz burayı korumak’ diyorlardı.

Projenin uygulanacağı alanı gezdim. Harika bir park alanıydı. Çocuklar için, aileler için mükemmel diyebileceğimiz bir alan.

Ondan sonra Sapanca Belediyesi’ne gittim. Olayın bir de karşı tarafı olan Belediye Başkanı Özcan Özen’i dinlemek istedim.

Kendisi ile makamında yaklaşık 1 saat görüştüm. Her şeye açık açık cevap vermişti. Hatta o zamanlar kamuoyunu bilgilendirmediği gerekçesiyle eleştirilen Özen, ilk kez projeyle ilgili detaylı bir açıklama yapıyordu.

Başkan Özen tam 4,5 ay önce gazetemize yaptığı açıklamada aynen şunları söylemişti: …Otopark olmadan orayı kullanma şansına sahip değiller. Hepsi bir olarak bitecek. 6 bin metre kare olacak şekilde otopark yapacaklar. O da herhangi yeni bir emlak teşkil etmeyecek, yerin altında olacak. Üstündeki oyun yerleri yine olacak. 700 metre karelik bir istasyon olacak. İndirme bindirme istasyonu olacak. 9 bin 720 metre karelik alanda 700 metre karelik bir bina olacak. Teleferiğin istasyonu olarak kullanılacak. Başka bir yeşil alana herhangi bir şey yapılmayacak.

Şimdi burada önemli bir detay var. Başkan Özen demişti ki, ‘Otoparksız bu iş olmaz’.

Projeye karşı çıkan vatandaşlar da diyor ki, ‘Projenin içinde yer alan otoparkın ruhsatı yok. Burada bir usulsüzlük var’

Hatta vatandaşlar ısrarla Başkan Özen’in bu ruhsatı kendilerine göstermesini istemiş, ancak sonuç alamamış.

Teleferik projesi hukuki, vicdani ve ahlaki boyutlarıyla baştan ayağa değerlendirilmesi gereken bir konu.

Hukuki açıdan bakıldığında, otopark ruhsatı konusunda Başkan Özen’in ciddi açıdan problem yaşaması muhtemel.

Çünkü vatandaşlar ‘kaçak inşaat’ iddiasıyla hukuki bir süreç başlatmaya hazırlanıyor. Şartnamede otopark zorunluluğu olduğu için Başkan Özen’in şimdi yapması gereken, ‘Bir usulsüzlük yok. İşte ruhsat burada’ şeklinde bir açıklamayla tartışmalara son vermesidir.

Çünkü, firmanın otopark işini 1 yıl bile öteleyeceği, kazanç durumuna göre sonradan otopark yapmayı planladığı iddia ediliyor.

Bu belirsizliği ortadan kaldıracak olan kişi de Başkan Özen’dir.

Bunu bir tarafa koyalım ve süreci şöyle bir gözden geçirelim. Teleferik işi ortaya çıktığında çoğu kişi gözünü, kulağını kapatarak sessizce bekledi, etliye sütlüye dokunmadı.

Ancak tansiyon düşmeyince, vatandaşların direnci kırılmayınca artık daha fazla sessiz kalamadılar.

Burada basının da rolü büyük. Ancak her şeyden daha değerli olan, orada geceli-gündüzlü nöbet tutan, ailesinden, çoluğundan çocuğundan feragat eden, doğayı korumak için canla başla mücadele eden insanların gösterdiği çabadır. 

Onların bu direnci sayesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce devreye girdi ve orada çalışmaların durdurulduğunu söyledi.

Bu gelişme vatandaşları umutlandırdı. Gerçekten de çalışmalar durduruldu. Daha sonra vatandaşlar işi boşlamadı ve mücadeleyi devam ettirmek adına girişimlerini sürdürdü.

Hatta Ankara’da AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz ile de görüştüler.

Bu ziyaretin ardından Yavuz, şehre geldiğinde Kırkpınarlı vatandaşları nöbet tuttukları çadırda ziyaret etti.

Yavuz bu ziyarette aynen şunları söyledi: Bizim siyaset anlayışımızda millete rağmen bir projeyi hayata geçirmek yok. Milletimizle birlikte icraatlara imza atmak var.

Evet aynen böyle söyledi Yavuz. Bunun açılımı şu olsa gerek: Biz halkın istemediği bir şeyi yapmayız.

Son birkaç günde ne yaşandı? Firma tekrar çalışmalara başladı, ortalık yine gerildi.

Peki şimdi gelinen nokta ile Yavuz’un söyledikleri arasında bir çelişki yok mu?

Ben sayın Yavuz’a soruyorum, Kırkpınar’dakiler mi millet değil, yoksa sizin mi fikriniz değişti?

Ya da şunu mu diyelim, birileri Yavuz’un sözünü mü yere düşürüyor?

Dedik ya teleferik projesi hukuki, vicdani ve ahlaki boyutları ile değerlendirilmesi gereken bir konu.

Deniliyor ki bu proje Sapanca ekonomisine büyük katkı sağlayacak. Turizm açısından ilçeye büyük ivme kazandıracak.

İşin bu kısmına diyecek bir şeyim yok. Belki dedikleri gibidir. Ancak ben şuna inanırım: Halkın gücü her şeyden önemlidir. Milletin gönlünü kırıp yaptığınız hiçbir işten olumlu sonuç elde edemezsiniz.

60 yaşında bir kadın, torununa ayıracağı vakti gidip de çadırda nöbet tutarak geçiriyorsa bence oturun bir kez daha düşünün.

Sonuçta bu insanlar, ‘Teleferik yapılmasın, AVM yapılsın’ diyerek ticari bir rant için mücadele etmiyor.

Bu insanlar doğaya sahip çıkıyor. Çocuk çocukları yeşilin içinde büyüyüp yetişsin, betonlara mahkum kalmasın diye çaba sarf ediyorlar.

Hatta öyle ki, proje onların mülklerine daha da değer katacakken, buna bile tenezzül etmiyorlar.

O kadar bu işe kendilerini adamışlar ki, firmanın bugüne kadar yaptığı masrafı kendi aralarında para toplayarak ödemeye bile razılar.

Bunu da AKOM’da yaptıkları toplantıda Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ve Sapanca Belediye Başkanı Özcan Özen’e direkt olarak söylediler.

Teleferik projesi, Sapanca’nın geleceği değildir. Belki turizme artı değer katacak bir projedir ama sanki bu proje olmazsa Sapanca batar gider diye de bir şey yok.

Böyle algı yaratarak, işleri kolayca hallederim düşüncesini kimse yemiyor. Bunu da kimse aklından çıkarmasın.

Çünkü teleferik projesi, dönüşü olmayan bir projedir. Yarın öbür gün zararlarının yararlarından daha fazla olduğu anlaşılınca ‘Hadi eskiye dönelim’ diyebilme şansının olmadığı bir projedir.

Bunları dikkate almak ve ona göre adım atmak gerekir.

 

------------------ 

Uncuoğlu bu işe ne diyor?

 

Teleferik projesine karşı aylardır mücadele eden vatandaşlar, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’un yanı sıra, bir diğer AKP Milletvekili Recep Uncuoğlu ile de görüştü.

Bu görüşme yanılmıyorsam yaklaşık 3-4 hafta önce gerçekleştirildi. Bu çok önemli bir görüşmeydi.

Neden mi?

Çünkü görüşmede bulunan heyetin anlattığına göre, Uncuoğlu tamamen bu projenin karşısında.

Hatta ağaçların kesilmesine gönlü razı da değil.

Kırkpınarlı vatandaşlar Uncuoğlu ile yaptıkları görüşmeden bir hayli memnun kalmıştı. Kendisinin konuya böyle yaklaşması gelecek adına onları bir hayli umutlandırmıştı. Ancak son yaşanan gelişmelerin ardından şimdi Kırkpınarlı vatandaşlar bir hayli şaşkın!

Ben de şimdi sayın Uncuoğlu’na soruyorum: Kırkpınarlı vatandaşlarla yaptığınız görüşmede, ‘Orman katliamına karşıyım. Ben sizin yanınızdayım’ dediniz mi, demediniz mi?

Eğer vatandaşların bu mücadelesini haklı görüyorsanız ve onların yanındaysanız neden bu işleri düzeltmek adına bir adım atmıyorsunuz?

Ya da böyle bir adım atacak mısınız?

Bu yazı toplam 1654 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar