BUNUN ADINA RUHSUZLUK DENİR? - Hasan Gökdemir - Ada Postası - Bu Şehrin Gazetesi, Sakaryada Gazete, Sakaryada Haber, Sakarya Haberleri, Adapazarı Haber, Adapazarı Haberleri, Adapazarında Gazete

SRT Yayın Akışı - 16.08.2018

BUNUN ADINA RUHSUZLUK DENİR?15 Şubat 2018 - 08:00, Perşembe


Hasan Gökdemir

Ben ne soğuk havayı ve sahayı, ne de sis nedeniyle maça otobüs ile 13 saatlik yapılan bir yolculuğu mazeret olarak asla kabul edemem.

Ruhu olan, isteyen hiçbir şeyin arkasına sığınmaz, yine oynar. En azından koşar, mücadele eder, savaşır enerjisi bitinceye kadar. Peki gördünüz mü böyle bir şeyi? Ben göremedim.

13.dakikada, rakip oyuncu bizim sağ bekimiz tarafından ceza sahasına giriyor. Burak resmen o topa yatarak müdahalede bulunuyor. Topun yönü değişiyor, bariz korner ama Hakem yanlı bir şekilde olmayan bu penaltıyı veriyor. Atışı Tita kullanıyor. Ercüment sağına gelen topu yatarak kurtarıyor. Oysa penaltı tekrarlanması lazım. Çünkü kalecimiz 3 metre ileri çıktı. Verdin madem o penaltıyı, o kadar yüreklisin, tekrarlatsana o penaltıyı da. Tekrarlatamaz çünkü penaltı olmadığını o da biliyor ama yukarıda Allah var işte. İlahi adalet yerini buldu. Ercüment nefis çıkardı köşeye giden o penaltı topunu…

Defalarca söylüyorum. Bizim en büyük rakibimiz rakipler değil hakemler diye. Bir şeyler yapılması şart, yoksa sadece Gümüşhane grup birincisi olarak çıkmayacak 1.Lige, biz de Play Off’a kalamayacağız bu gidişle…

 

BU FUTBOLLA MI KAZANACAĞIZ?

Dan dun futbolla, orta sahada geçen ilk yarı.  Sakaryasporun 1 tane pozisyonu var. O da 42.dakikada. Beykan ortalıyor, rakip ceza alanında o topa vuracak kimse yok.

Gümüşhanesporun ise, 90 dakikalık bölüm içinde, sadece olmayan penaltısı var. Bir de atılan goldeki pozisyon ki evlere şenlik, rezalet bir gol yedik resmen(!)

Ramazan Sal, Burak ve Yasir. Siz kimi tutuyorsunuz öyle?

Oktay Delibalta’yı tanımıyor musunuz da onu bu kadar boş bırakıp o topa o kadar rahat vurduruyorsunuz? Nerde kademe, doğru pozisyon? Böylece ilk yarı 0-0 olarak soyunma odasına gitmek varken, o golü yemiş ve çıkarmak zorunda, moral motivasyonu sıfır olan bir takım olarak gidiyoruz.  

77.dakikada Beykan’ın şutunu kaleci tam gol çizgisinden çıkardı ki kaleciden önce, kalecinin önünde duran Batuhan topa vursa, attık işte beraberlik golünü…

Hele hele aynı Batuhan, 85.dakikada rakip ceza alanına doğru atılan uzun topta ayağını uzatıp topu tutsa, kaleci ile karşı karşıya ve belki de bu kez atacak beraberlik golünü ama nerde ayağını kaldıracak, topu kontrol edecek, rakip ceza alanına girecek ve vurup da gol atacak Batuhan?

 

KÖTÜ DEĞİL REZİLDİK!

Yahu, bu maçın İstanbul Başakşehir-Fenerbahçe maçından farkı neydi de Sakaryaspor takımı aynı şekilde önde basan, galibiyeti çok isteyen, saldıran bir takım olmadı. Neden?

Kimse de 13 saatlik kara yolu yolculuğu demesin ha. İnanmam…

Bir takımda “Şu oyuncu çok iyiydi” nasıl denmez? Yoktu işte, var mıydı iyi olan biri?

En azından benim gibi oynasa saldırırlardı o maçta. Bunu yapmayıp elleri belinde, durarak, umursamaz oynadı da ne oldu? Yine yenildiler. Bari saldırarak yenileydiniz de biz de OYNADIK AMA OLMADI deseydik. Puan farkı da 7 olur işte böyle? Hem de rakipler bizi geçerek. Hadi çıkarın bakalım nasıl çıkartacaksınız bu 7 puanı da, yenilgiyi de…

Tüm takımın grup birinciliğini kafasından tamamen çıkarması ve tamamen Play Off’a odaklanması var ya işte bunu yediremiyorum. Yahu daha 12 maç var 12. yani 3 ay ve 36 puan. Nedir bu peşin hüküm, şimdiden kabullenmek, grup birinciliğini bırakıp Play Off için oynamak?

Yapsana Fenerbahçe’nin yaptığını. Bassana önde, oynatmasana rakibe top mop?

Herkes yürüdü herkes. Ayıp be ayıp. Koşular da sahte ha, iş olsun diye.

Burası Sakarya beyler, formasını giydiğiniz takım da Sakaryaspor.  Başka takımlarla karıştırmayın. Bu kadar basit ve ucuz değildir ha bu forma?

 

KAFALARINDAI SADECE PLAY OFF KALMIŞ!

Sonuçta, rakibimize 2 kez gelen bir Gümüşhane. Biri penaltı diğeri gol…

Defans uyudu golü yedik. Orta saha hiç koşmadı, yürüdü;  topu ileriye taşıyamadı. Berbattılar berbat. Forvet ise önde basmadı, rakibi çok rahat oynattı. Sözüm ona, hamle ve skor için sonradan oyuna girenler vardı ya, keşke alınmasaymış oyuna(!)

Sakaryaspor ise, bir tane pozisyon bulmuş rakip ceza alanı içinde, onu da kaleci çıkarmış. Başka da pozisyonumuz yok rakip ceza alanı içinde.

Bakın bir kez daha söylüyorum, beni kahreden yenilgi değil, oynanmayan futbol, yapılmayan mücadele. Ruhsuzluk yani…

Siz gördünüz mu bu ruhu, isteği, arzuyu, aşkı? Ben göremedim de.

Ve son sözüm taraftarlarımıza.

Bırakın gitmeyin kardeşim deplasmana. 1000 kilometreyi yenilerek dönün diye mi gittiniz yoksa kendilerini eğlendiren, ruhsuz futbolcuları görmeye mi? Evet evet aynen öyle. Çünkü onlar da en az siz ve benim gibi düşünselerdi, böyle oynamazlar, böyle yenilmezlerdi.  

Yoksa yine mi PARASIZLIK hortladı?

Adamlar yeniliyor biz de yeniliyoruz. Adamlar berabere kalıyor biz de berabere kalıyor veya yine yeniliyoruz. Yahu ne zaman biz seri galibiyetler alıp yükseleceğiz liderliğe doğru?

Hay böyle işin içine edeyim ben olur mu?

Bu yazı toplam 436 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız