SRT Yayın Akışı - 25.06.2019

CADI KAZANI25 Mayıs 2019 - 09:12, Cumartesi


Semiha Özgür SEZER

Tefekkür benimki sadece.
Zamanı kaçırıyoruz. İsraf ede ede, değersizlere tüketiyoruz.
Meslek uğruna tırmaladıklarının kıymetini, emeksiz bir yere arkasını dayayan çaylaklar bilmez? Beklenemezde. Emeğe saygıyı emeği bilen ve tadan gösterir.

Neresi? Nerdeyim? Kim bunlar ? Hani elmayı yediren kılığa girebilen(cadılar) insanlar,iyinin ne olduğunu dahi bilemeden nefsi avam da takılı kalanlar…

Sandalye kapmaca oyunudur, şimdiki koltuk sevdalılarının durumu. Cadı kazanı kaynıyor. Göstermelik işler,sözde yapılanlar, havanda su dövmekle eşittir.Dövmekle övünen, ama ne dövdüğüyle meşgul olmayanlar. Bedenler bu eşitlikle, toprak altında kök saldığında yüzleşecekler.(Unutuyorlar).

Ah ömür! Sen bu kurtların sofrasında lokma olacak kadar, değersiz misin?
Arkaya bakmadan gitmek, sevdiğin ortamda sevdiğin işi yapmak veya çabalamak, sevdiğin dostlar ile nefes tüketmek gerekirken; en zorunu ama en gereksizini yapıyoruz.
Zaman gösteriyor, iki mısranın doğruluğunu.Çok söze gerek yok ;Hayat kısa kuşlar uçuyor der usta..


Güzel komşulara ihtiyaç var, kapını çalıp tuz isteyecek...
Dışarıdan avaz avaz bağırıp, isminle seslenen dostlara ihtiyaç var...
Açığını arayan değil, örten kulların vicdanına ihtiyaç var...
Sokakta top ,saklambaç oynayan çocuk seslerine  ihtiyaç var...
Akşam sefasını yaptığında çekirdek çitleten, hasta olduğunda çorba getiren samimi komşulara ihtiyaç var ...

İyilik yapıp denize atan, riyakâr olmayan insanlara ihtiyaç var…

Yaptığını hak için, halk için yaptığında da çıkar peşinde olmayanlara ihtiyaç var…

Egolarını efendi yapmış kişilerin köleliğine değil,hakkın kulluğuna riayet ihtiyacı var ...
Hayatımızda bu fırsatlar varken hayatımızın çoğunu nerede, kimlerle, nasıl  harcıyoruz?

Yanındakine eziyet eden,uzaktakine yardım eli uzatan peri görünümlü cadılar,vicdan rahatlatıyorlar sadece.Kimi kandırabilirler kendilerinden başka.

Adamın biri Budha’ya sorar: “Dünyaya yardım etmek için ne yapabilirim?”
Budha’nın gülerek şunları söylediği anlatılır: “Hiçbir şey yapamazsın. Çünkü ortada henüz sen yoksun, egon var. Sen yokken nasıl bir şey yapabilirsin ki? Dünyayı bir kenara bırak. Dünyaya nasıl hizmet edebileceğini, başkalarına nasıl yardım edeceğini düşünme. Bu düşünceler seni senden uzaklaştırır, kendinden kaçmana yol açar.
 

 

Sen önce ‘OL’ , ‘SEN OL’ , varlığını fark et. O zaman her yaptığın bir hizmet olur. O zaman varlığın bir duaya dönüşür. Dönüm noktası varlığındır. Bu aynı zamanda kendi benliğinde devrim yapmandır.

Sen huzuru bulmadan, ‘Nasıl insanlara huzur verebilirim?’ diyorsun. Sen önce kendi içinde huzuru bul. Sonra senin gönlün herkes için serin bir yer olur.
İnsanların çoğu yaşam boyu kendileri ile karşılaşmaz. Kendisi ile yüzleşmez. Hep kaçar kendinden. Ego denilen sahte benliği kendisi sanır. Kendi varoluşunun gerçeğine varamayan, bunun farkında olmayan varoluşa ve diğer insanlara ne gibi bir katkıda bulunabilir?
Hayatımızdan kıymetli hiçbir şey yok velhasıl.

Saygılar…

Bu yazı toplam 439 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız

okur