SRT Yayın Akışı - 18.11.2019
Son Dakika

ÇİM VE BUĞDAY19 Ekim 2019 - 08:00, Cumartesi


Murat Beyaz

En kıymetli sanatçı(hususiyetle ressam-yazar-şair) ölmüş sanatçıdır!

Küresel edebiyatın ve sanatın mazisi, birçok sanatçı ve yazarın hayatta iken değer verilmeyen--yayımlanmayan, yayınevlerince reddedilen-itibardan yoksun bırakılan yığınla eserleri ile doludur.

Öyle ki, ölümlerinin sonrasında kıymeti fark edilen-değer gören hatta birçok ödüle layık görülüp, otorite kabul edilen.

Günümüzde, “baş yapıt” kabul edilen-okunan-okutulan-çok satan-paha biçilemeyen nice ünlü eser de, bahsi geçen bu mağduriyetten nasiplenmiştir.

Bu tablonun ortaya çıkmasında iki temel sebep olduğu kanaatindeyim.

İlki; sanat ve edebiyat anlayışlarının zamansal olarak toplum katmanında değişkenlik göstermesi ve bu doğrultuda kimi sanatçıların çağının ötesinde, “yanlış zamanda” sanatsal ve edebi eserler vermeleridir.

Bu sebeple hayatta olduğu süreçlerde anlaşılamamış olmalarından ötürü ilgi ve saygı görmemişlerdir.

Buna bir nevi bazı sanatsal akımların, kendinden olmayanı, kabuğunu kıranı dışlaması-ötelemesi de diyebiliriz.

Uç bir örnek olsa da, divan edebiyatının kabul gördüğü dönmelerde serbest şiirin bir değer ifade edemeyeceği gibi.

İkincisi ise; kültürel iktidarların her zemin ve çağda bulunmuş olup dönemsel olarak sadece el ve yön değiştirmiş olmalarıdır.

Evrensel nitelikte olan eserler de dahil olmak üzere, kültürel iktidarın dümeni ekseninde hak etmediği halde, suni “değerler” yüklenerek birçok sanatçı-yazar ve eserleri öne çıkarılarak kıymet verilmiş, bunun tam aksine birçoğu da değerli olduğu halde kasti olarak görmezden gelinmiş, hatta iğdiş edilmiştir.

Kültürel iktidarın işleyişine baktığımızda, karşımıza çıkan görüntü ise iki boyutludur.

İlk boyut, iki kutuplaşma şeklinde tezahür eder.

Biri; toplumun dinamiklerini teşkil eden kültür mirası ile beslenerek gelişen “halkın çocuğu” niteliğindeki sanatçılar ve bu düzlemdeki eserleridir ki, bunlar gelenekçilerdir.

Diğeri; gelenekçilerin zıt kutbunda yer alan, geçmişten gelen yapılanmaları yok sayarak sanatı, yeniliklerde arayan modernistlerdir.

Sanatçıların ve eserlerinin değer kazanması, itibar görmesi bu iki anlayıştan(gelenekçiler veya modernistler) birinin kültürel iktidarın dümenine geçmesi ile farklılık arz eder.  

İkinci boyut; kültürel iktidarı elinde bulunduran zümrenin, yakınında olanları kendi dairesinde ve ahbap-çavuş ilişkisi ile öne çıkarması, pohpohlaması sureti ile zuhur eder. Ve maalesef kısır-haksız “şöhret”li, kişi ve “eser”lerin ziyadesiyle ortaya saçılmasına sebep en etken faktörde budur.    

Ancak, er yahut geç, zaman gerçek anlamda değerli olanın lehine işleyecek, istiridyesini kıracak ve kıymetlinin değerini-zenginliğini açık edecektir.

 “Eğer daha sonraları değerli olacaksam şimdi de değerliyimdir. Buğday buğdaydır, insanlar onun en başta çim olduğunu düşünse de.” Vincent Van Gogh

Teker üzerinden selamlarımla.

Bu yazı toplam 474 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar