SRT Yayın Akışı - 18.11.2019
Son Dakika

DENE-SINA OLMADI DEĞİŞTİR19 Ağustos 2019 - 09:43, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

MEB son yirmi yılda onlarca yönetmelik değiştirdi. Hiç bir zaman yayınlanan bir yönetmelik öncekinden daha sistemli ve objektif olmadı.

 Eğitim alanında kiminle sohbet etsem herkes eğitimi çok iyi bildiğini söylüyor, işlerin kötüye gittiğinden bahsediyor, birinci dakikanın sonunda da sohbet insanların kendi donanımlarına bakmaksızın yükselmek istediklerine geliyordu.

 

insanlarda donanım olmamasına rağmen ve ısrarla insanların eğitim makamlarını talep etmesinin, idealizmin yanı sıra pek çok nedeni vardı, ama herkesin bildiği, ama kimsenin kimseye söylemediği  bir çok nedenlerde vardı.

 

Eğitimimizin daha nitelikli, şeffaf ve dürüst olabilmesi adına, eğitimde yol açanlardan değil de yolunu bulanlardan hesap sorulmalıdır.

 

 Cehaletin bedelini hayatlarıyla ödeyenlerin sorumlusu elbette sadece kendileri olamaz. 

 

Cehaletin sorumlusu eğitim tasavvuru olmayan , veya  çağ dışı  olan , sistemin  verimlilik denetimini yapmak yerine  dene- sına usulü durmadan değiştire değiştire  çoluk çocuğu perişan eden sistem mucitleridir

 

MEB, yıllardır yaptığı değişikliklerle eğitim sistemini yap-boz tahtasına çevirmiş, öğrenci ve velilerin kafasını karıştırmak dışında eğitimde somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirememiştir.

 

Öğrencileri yarış atı gibi sınavdan sınava koşturan, yarışma ve elemeye dayanan bir eğitim sisteminin ne öğrencilere, ne de ülkeye en küçük bir katkısının olması mümkün değildir.

 

Kalabalık sınıflar, okullarda yeterli altyapının olmaması, fiziki donanım eksiklikleri, kamusal, bilimsel  ve  laik  eğitimin önünde en büyük engel olmaya  devam ediyor.

 

Öğrenciler okul seçme hakkının kaldırıldığı bu  dönemde  ya  özel okul ya imam hatip  dayatması öğrencilere  seçenek olarak sunulmuştur.

 

Özellikle  eğitimin büyük ölçüde paralı hale getirilmesine paralel olarak eğitimde dini inançların istismarı yaygınlaşmıştır.

 

Ben bilmiyorum! Sakarya’da  özel imam hatip okulu var mı?

 

Saray gibi yapılan Vali Mustafa Büyük Kız İmam  Hatip  Lisesi’nde öğrenci sayısı  çok az

 

Diğer devlet okullarında öğrenciler  en az 45 sınıflan da eğitim görürken Vali Mustafa Büyük

Kız İmam  Hatip  Lisesi’nde  en fazla 20  kişilik  sınıflarda eğitim görmek diğer öğrencilere bir haksızlıktır.

 

Yanlış anlaşılmasın imam hatip okullarına karşı değilim. Nerdeyse   şehrin her mahallesinde bir veya iki  imam hatip okulu var.

 

  Tarım ve sanayinin  geliştiği ilimizde meslek  liselerin sayısı çok az. Kalifiye elaman sıkıntısı  çeken sanayicimiz başka liselerden eleman bulup yetiştiriyor.

 

 Meslek lisesinin az olması şehrimiz için bir eksikliktir.

 

Velilerin önünde üç seçenek var

 

Ya çocuklarını servis parası vererek başka bir mahalledeki  kalabalık sınıflı  okula gönderecek.  Yada   imam hatip okuluna, yada özel okula  gönderecek.

 

Değişiklikler yapılırken genelde pilot uygulamalar seçilir sonuçlar değerlendirilir. Pilot uygulamalar sonucunda eğer bireysel inceleme değerlendirme tartışma sonucunda kazanımlar elde ediliyorsa uygulamaya geçilir.

 

 Ancak müfredat değişikliklerinde hiçbir pilot uygulaması yok. Bu değişikliğin içeriğinin ne olacağı, nasıl bir değişiklik önerildiği bütün yönleriyle bilim insanlarıyla, eğitimcilerle,  çok yönlü bir tartışma yaratması gerekirdi.

 

Böyle bir tartışma da yok!

 

Bundan sonra nasıl nesiller yetiştirileceği konusunda   kaygılıyız.  

 

Sonuçta yarın bakan çıkıp bu da olmadı başka bir modele başka bir müfredat çalışmasına başlayacağız demesi de muhtemeldir.

 

Çünkü yıllardır her bakanın kendine uygun düzeni uygulamaya çalıştığı, her bakanın eğitimi yeniden yapboza dönüştürdüğünün, defalarca örneğini gördük.

 

Bu ülke en nitelikli eğitim yöneticilerini yetiştirecek düzeydedir. Önemli olan inanmak ve güvenmek ve kararlı olmaktır.

 

Eğitim öğretimimiz boyunca tüm paydaşların uyması gereken ilke ve kuralları, öğrencilerimize öğretilecek değerleri ortaya koyarsak; eğitimimizi ideolojik olmaktan kurtarırız. Yani eğitimimizin etik yönünü ortaya koyarsak bu sorunu çözmüş oluruz.

 

Eğitimin ana öğesi olan öğrencinin; yani eğitilenin ontolojisini ortaya koymak, yani öğrencinin doğasının neden meydana geldiğini, onun hangi değerlerden oluştuğunu bilmek, eğitimde başarının kilididir.

Bu yazı toplam 830 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar