SRT Yayın Akışı - 19.05.2022

Son Dakika

Dijital Çağ, Post-modern Dünya ve Kereviz 27 Ocak 2022 - 00:13, Perşembe


Abdullah KAHYA

Dünyada soğuk savaş sonrası döneme ait yapıp edilenler ile ortaya atılan düşünsel teorilerin ülkemize yansımaları da oldu.

Türkiye’de son yirmi yıldır yaşanan gelişmeler ve değişimler elbette dünyadan bağımsız gerçekleşen değişimler değildi. Çift kutuplu dünyadan, on bir eylül sonrası oluşan ortama geçişte, dünyada ciddi kırılmalar yaşandı. 

Artık bir tarafta Nato ve müttefikleri diğer tarafta Doğu bloku ülkeleri yoktu. 

Tek kutuplu dünyada artık etrafında birleşilen kavramlar demokrasi, özgürlükler, insan hakları gibi kavramlardı. Bu kavramların tarihsel kökeni yanında, iki binli yıllara ait yeni yaklaşımların da geliştirilmesi yeniden düzenlenmesi, yapılandırılması gerekiyordu.

Bu düzenlemelerin ve yapılandırmaların temelinde post modern döneme ilişkin ve insanın ihtiyaçlarının çeşitliliğine ait zihinsel altyapıların kurgulanması gerekiyordu.

Dijital dönüşüm insanlığın yararına mı?

Bir suya atılan taşın su da oluşturduğu daireler misali, dünyadaki değişimler de tıpkı bunun gibi, ardı ardına ve birbirini izleyerek takip ettiler. Her tarafta internet kullanımının yaygınlaşmaya başlaması ile toplumların da beğenileri, istekleri ve ihtiyaçları da değişmeye ve çeşitlenmeye başladı.

Sonrasında, akıllı telefon kullanımının da yaygınlaşması ile internet artık herkesin çok rahat ulaşabildiği bir imkân haline geldi. İnsanlar, ellerindeki bir alet ile hemen her bilgiye, kolaylıkla ulaşabiliyor, yeni tarz beğeniler oluşturabiliyor ve diğer insanlarla çok rahat bir şekilde iletişim kurabiliyor, irtibat halinde olabiliyorlardı.

Elbette bu, yeni bir ilişki biçimini de tetikledi. Artık bireyselleşme hızla ilerliyor dünyadaki ve etrafındaki gelişmelere internet sayesinde kolaylıkla ulaşabilen insanın beklentileri ve hayalleri de etkileniyordu.

Peki, beklentileri ve hayalleri etkilenen insanın algısı aynı mı kalıyordu? Hayattan beklentileri ile bizzat kendisine ait hedeflerini belirleyen ana etken bu algılar mıydı?

Varlığım kime armağan olsun?

Asırlık bir imparatorluğun üzerine kurulan Cumhuriyet deneyimi, uzun yıllar insanı ikinci plana atan, bir sosyal ve siyasal deneyimle idare edildi. İnsanı ön plana alan ve insanın hak ve özgürlükleri üzerine bir zihin inşa etmeye çalışan, son yirmi yılımızı idare eden, Ak Parti iktidarları eliyle oldu. 

Uzun yıllardır, ülkedeki siyasal ve sosyal fay hatlarının üzerine gidilerek dünyadaki değişimlerin de etkisi ve yardımıyla, bu faylarda biriken sorunların çözüme kavuşturulması için yoğun bir çaba harcandı. Yasaklara karşı amansız bir mücadele sergilendi. 

Hızla özgürleşen ve bunun yanında hızla kapitalistleşen toplumsal değişimin kodları iyi okunmalı ve değerlendirilmeliydi.

Bunun için ise güçlü bir düşünsel altyapıya ve entelektüel birikime ihtiyaç vardı. Bunları sağlayan ise ülkenin en diri, en dinamik kesimi olan İslami camiaydı. Kurguyu yapan, aktörleri belirleyen, oyunu sahneye koymaya çalışan, hep bu birikimin uzantılarıydı.

İstisnalar kaideyi bozar !

Tarih boyunca marjinal olan istisna olan, hep kenarda kalmıştır. Hem düşünsel olarak ve hem de eylemsel olarak bu hep böyle olmuştur.

Peki, gerçekten böyle midir?

Türkiye’nin istisnaları olan, marjinal olarak kabul edilen hemen her husus, kısa ve orta vadede olmasa da, uzun vadede ana akımı etkilemiş ve merkezde olan biteni belirleyen bir konuma erişmiştir.

Bu anlamda kereviz toplayıp bunları yıkayan tarım işçilerine gösterilen ilgi ve hassasiyet de böyledir.

Dışarıdan bakıldığında, hiçte dikkate alınmayan bu kereviz yıkama işi çok marjinal ve istisnai bir iş olarak görülebilir. Ancak Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’nin geçtiğimiz hafta sosyal medya hesabında yer alan bu mesaj çok anlamlıydı.

Kış mevsiminin ortasında, dondurucu bir soğukta kereviz yıkayarak geçimlerini sağlamaya çalışan insanlarla ilgilenmek, bir çizme de olsa onların yanında olunduğunu göstermek, tam da zamanında marjinal kabul edilen bir harekete mensup bir idarecinin ortaya koyduğu güzel bir örneklikti.

Her şey zamanla olgunlaşır. Tohumun meyveye durma zamanı mutlaka gelir. Sabrederek, ilkelerini zamanın ruhuna göre güncellemesini bilerek, mücadelesini sürdürenler için de artık meyvelerin arka arkaya ortaya çıkma zamanıdır.

Unutmayalım; kuşların komplike bir hayatları vardır ama;  hep uçarken hatırlanırlar. 

Selametle kalın.

 

Bu yazı toplam 256 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar