SRT Yayın Akışı - 20.10.2021
Son Dakika

DOĞAYLA BİRLİKTE BİZDE TÜKENİYORUZ23 Ağustos 2021 - 02:48, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

         Her zaman olduğu gibi yanıtsız kalacak sorularımız var! Neresinden baksan garip, neresinden tutsan karanlık, neresinden ele alsan acıklı ve hazin bir ortam var.

      Ülke genelinde yeniden artan Covid-19 salgını,  yangınlar, yağmurlar, iklim krizi, göçler! Genel tablo bu,  kısaca ateş gibi yanan bir gündemimiz var.

      Son günlerde sıra dışı görünen, ama alıştığımız haliyle sıradanlaştırılan o kadar çok sorun yaşadık ve yaşıyoruz ki! Soğukkanlılık, şaşırmama hali, alışma, aldırmama, kanıksama gelip içimize yerleşti.

   Çivi çakanların değil, çakılan çiviyi söküp yerle bir edenlerin hüküm sürdüğü günümüzde, olanı biteni sadece seyrediyoruz. Bazı sorunlar karşısında susarak ve kabullenerek  katkımız o kadar büyük ki?

     Birbirini suçlayanları, aşağılayanları, tehdit edenleri dinledikçe  şaşırıp kalıyorum. İyiliğin kökünü kazımak için varını yoğunu ortaya koyanlara, kötülüğü beslemek- kökleştirmek için durmadan bağırıp çağıranlara  da baktıkça  şaşırıp kalıyorum. Bunca umarsızlık ve ilgisizlik nasıl başarılıyor  bilemiyorum.

    Bize bahşedilen ‘büyük projeler’ in, yaşam alanlarımıza verdiği geri dönüşsüz zararlar karşısında  nasıl önlemler alacağımızı bilmiyorsak bedelleri işte böyle ağır oluyor.

Doğa tükenirken, bizim de birlikte tükenmekte olduğumuz gerçeğini unutmamalıyız

      Doğanın yasalarına aykırı uygulamaların ağır bedellerinin ortaya çıkması, biyolojik zamanda hemen olmayabilir. Ama jeolojik zamanlara ilişkin uzun süreçleri beklemeyeceği de unutulmamalıdır.  Yağmur sularını çekecek toprak  kalmadı her taraf beton yığını oldu.

      İçme suyu da tehlikede, dereler aynı şekilde, ormanlar da gidiyor. Kimseden ses çıkmıyor. Ne için engel olmuyoruz, ne için yetkilileri uyarmıyoruz? Herkesin duyarlılık göstermesi gerekmiyor mu?

        Kentleşme sonucu ortaya çıkan binalar ve bunlara bağlı altyapılar, iyi planlanmadığı için betonlaşma oranını artmış. Yeşil alanları ise azalmış. Bu durumda hem insan yaşamında önemli bir yeri olan doğayla etkileşim giderek azalıyor. Bitki ve hayvan türleri azalıyor. İnsanların temel görevi bu gidişlere “Dur” demektir.

     Her konuda olduğu gibi ben yaptım oldu mantığıyla, yanlış tercihlerde ısrar etme alışkanlığıyla, hep aynı kısır döngüde geçen yıllara rağmen geri adım atmama inadıyla! Artan feryatlara, yanan canlara, yitirilen ormanlar.

Geçen haftada yazmıştım

 17 ağustos 1919’ da yaşanan o acı depremin üzerinden tam 22 yıl geçti.

Vefat edenlerin acısı yakınlarının yüreklerinde yanıyor ve tabiki unutulmuyor.

Lakin ne değişti .. Bence hiç bir şey değişmedi.

Hala hasarlı binalar yerinde duruyor.

 Her yıl 17 Ağustos’ta herkes hasarlı binalar sorununa odaklanıyor,  18 Ağustos’ta  her şey unutuluyor.

Allah depremlerde ve afetlerde yaşamını kaybeden tüm insanlara gani, gani rahmetler eylesin, yakınlarına sabırlar versin.

  Zira kaçınılmaz bir gerçek olan deprem engellenemeyeceğine göre hazırlıklı olmaktan başka çare yoktu.

 Ancak, yönetimlerin de vatandaşların da önemli bir hastalığı var.

O da yeni bir deprem oluncaya kadar unutmak

Unutulmamalıdır ki, deprem bir doğa olayıdır ve engellemek mümkün değildir.

Yapılacak şey, gerekli önlemleri alarak vereceği zararı ve tahribatı azaltmaya çalışmaktır.

Ötesi yok.

Bunun için de depreme hazırlık hep öncelikli gündem olmalıdır.

Hem ülkemizi yönetenler  hem de  yerel yönetimler  açısından

Ne yazık ki, 22 yıla rağmen depremlerden alınması gereken dersler unutma hastalığına yenik düşerken, 'plansız planlı' yapılaşmalara yönelik taleplerde azalma hiç olmadı.

Ama ne yazık ki, bir süre sonra deprem gerçeği yeni bir depreme kadar gündemimizden düşecektir.

Ancak deprem gerçeğini de unutmamak ve unutturmamak da hayati bir mesele.

Merkezi idareden başlayarak yerele doğru bir dizi kararların alınması şart.

Depremi unutmadık. Unutmayalım, unutturmayalım. Çünkü  ilimizin deprem gerçeği var. Binalarımızı ve yaşantımızı buna göre uyarlamak zorundayız...

 Deprem öldürmüyor , çürük binalar öldürüyor.

Biz depreme  Sakarya ve ülke  olarak  hala hazır değiliz. Allah bizi korusun. Işimiz Allah'a kalmış.

Bu yazı toplam 162 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar