SRT Yayın Akışı - 21.09.2019
Son Dakika

Dünya kadar malın olsa ne fayda28 Mayıs 2019 - 09:48, Salı


İsmail MÜFTÜOĞLU

Türkülerimizin bazıları neşelenmemize, coşmamıza sebep olurken, bazıları da üzülmemize, hüzünlenmemize neden olmaktadır. Hele hele türkülerin icracıları da gerçek manada sanatçı olursa, türküler doyumsuz olurlar. 
Başlığımız da, bir türkünün, bir mısraı olmasına rağmen, insanı tefekküre sevk edecek kadar bir muhtevaya sahip. Gerçekten de, bütün dünya malına sahip olunsa, insanlar Karun kadar zengin olsa dahi kalıcı olmak mümkün değildir. Zira ömür ilânihaye değildir, “Her canlı ölümü tadacaktır.” (Ankebût/57)
Hemen belirtelim ki, çok malın haram tarafı ziyadedir. Çünkü zenginliklerin büyük bir bölümünün alın teri mahsulü olması mümkün değildir. Ha bunun istisnası, istisnanın istisnasıdır. Bu neviden zenginliklerin maalesef, ya rüşvetle veya gayrı meşru başka işlerle sağlandığı, cümlenin malumudur. 
Diğer taraftan, suiistimal sonucu veya makamlarda bulunanlardan birçoğunun kanuni düzenlemelerden istifade ile birçok malı iktisap ettikleri malumdur. Bu tür zenginleşmeler, ihtirası depreştirir. Bu tür mallar da helal-haram düşünülmeden elde edilen mallardır. 
Günümüzde dolarları ayakkabı kutularına dolduranları görmedik mi?

Rüşvet alan makam sahiplerinin şovlarını seyretmedik mi? Buna rağmen onlara iltifat eden yoz kafalılara da rastlamadık mı?

Düne kadar meteliksiz olanların, siyaset sayesinde zenginleşmede ivme kazandıklarını elbette bilenlerdeniz. Millete ait malları zimmetlerine geçirmek için kanuni her türlü dalaverelere başvurduklarını, aynel yakin bilenler de yok değildir. 
Bazı makamların nasıl suiistimal edildiğini, kapalı kapılar ardında nice gizli pazarlıkların yapıldığını aklı eren herkes bilmektedir. Buna rağmen arsız-hırsızlara hâlâ saygı duyulmaktadır. Bu hal, insanlığın infisah ettiğini göstermektedir. Mal hırsı, makam hırsı insanları çoğu zaman doğru yoldan uzaklaştırmaktadır.

Dünyevileşme sevdası uğruna kasalar doldurulsa da, sonuçta ölüm var. Bu paraların ve malların, er-geç mutlaka hesabı sorulacaktır. O gün de, hiç kimse müstağni tutulmayacaktır. Ayrıca yığınak haline gelen malların bir faydası da olmayacaktır. Çünkü herkesin fiili ve suçu silinmez Defter-i Kebir’e kaydedilmektedir. 
Onun için helalinden yetecek kadar mala ihtiyaç vardır. Kul hakkı olmayacak mala iltifat edilmesi gerekir.

Aç gözlülük yapmadan, rızkın helaline önem verilmelidir. Zira “Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz.” 
Geçici bir dünya için, helal-haram demeden mal yığmak akıl işi değildir. Tam aksi, akıl dışı bir düşüncedir. Üstelik yığılan malın öte tarafa taşınması mümkün olmadığı gibi, faydası da yoktur. Onun için herkes aklını başına devşirmeli ve helal mal elde etmeye çalışmalıdır. Zira haramın temeli olmaz. Az olsun, helal olsun.
Prof. Dr. Huriye Martı’nın beyan ettiği gibi; “Modern dünyanın en büyük handikabı ruhu ve bedeni birbirinden ayrı düşünmesi, maneviyatı bir kenara bırakarak insanı tanımaya, anlamaya ve yönlendirmeye çalışması”dır. Bu açıklamadan anladığımız kadarıyla dünyevileşme, sancılarımızın ziyadeleşmesine, frensiz bir hayata yönelinmesi sonucu ahlak buhranına, helal-haram farkı gözetmeksizin çalmaya, soymaya sebebiyet vermektedir. Günümüzün çarpıklığı bundan dolayıdır.
Selam doğru yola uyanlara olsun.

Bu yazı toplam 1366 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar

okur