SRT Yayın Akışı - 21.11.2019
Son Dakika

DÜNYAYA NE KATKIN VAR?15 Ağustos 2019 - 10:13, Perşembe


Halil MÜFTÜOĞLU

              İnsanların kendi yeteneklerini yargılama konusunda iyi olmadığını, en yeteneksiz insanların en kötü değerlendirmeleri yaptığını belirtiyor. Biz insanlar kendi başarısızlıklarımızı sandığımızdan daha fazla görmezden geldiğimizi söylüyor. Yeteneksiz bazı insanların kendilerini överek bu kadar sinir bozucu görülmelerinin nedeni de budur belki.

 

              İnsan fazla çalışmaktan bütün enerjisinin tükendiğini, mutsuz olduğunu hissediyor? Bu duygular o kadar yaygın hale geldi ki insanlar artık normal hislerin ne olduğunu hatırlamaz durumuna geldi.Hatta öyle ki kendisini allame zannedenler ömrünün mutfakla tuvalet arasında geçmekte olduğunu fark edemezler.

 

              Güven sağlama konusunda en önemli şeylerden biri şeffaflıktır. Bu kelime çok sık kullanıldığı için biraz anlam yitimine de uğramıştır aslında. Elbette insanlar güvenilmek ister ve kendilerine güvenmenizi ister. İnsanlar birbirine güvenmek ve güvenilmek ister ama insan oğlu bunda da vefasızlıklarından dolayı da muvaffak olamamaktadır.

 

              ‘’Sizin en hayırlınız insanlara en hayırlı olanlarınızdır’’ hadisi şerifine ne istinaden aşağıdaki yazımda belirttiğim misali bir karga kadar faydası olmadan yaşayan insanlar!! Hakkında Hoş gör yaratılanı yaratandan ötürü bağlamında  bunları da yine de hoş görmeye gayret edelim.

 

               Köy yerinde ikindi vakti. Çıt yok. Herkes susmuş, sessizlik onuşuyor. Zaman durdu sanki. Birden bir damlama sesi. "Şıp...Şıp!." Alt mahalledeki çeşmenin musluğu bu. Tamir edilmeli. O arada yan arsaya bir karga kondu. Tedirgin ama ürkek değil. "Gakk!" Biraz etrafı kolaçan etti. Sağa sola baktı, yere pisledi. Sonra kanatlandı, gitti. Gece bir domuz girdi o arsaya. Karganın pislediği yeri eşeledi. Domuz eşeledikçe toprağın üstündekiler alta indi. Aylar sonra bir fidan bitti orada. Karganın pislediği yerde. Yavaş yavaş büyüdü. Dal oldu, yaprak oldu. Ve bir ağaç oldu.. İncir ağacı.

 

               Önce karıncalar sardı ağacı. Sonra sinekler, sonra börtü böcekler. En son da kuşlar. Böcekler ağacın filizlerini, meyvelerini yedi, kuşlar böcekleri. Alakargalar da incirleri. Hayvanlar alemi o ağacın çevresinde bir dünya kurmuşlardı kendilerine. Karganın pisliğiyle harcı karılan, domuzun eşelemesiyle temeli atılan bir dünya. O yan arsada yaşam böyle süregiderken, bir insan çıktı ortaya.

 

 

               Arsayı satın almış. Önce duvarlarla çevirdi dört tarafını. Üstünü tel örgülerle sardı. Böylece domuzlar gelmez oldu. Sonra börtü böcekten şikayet etti. Etrafı zehire boğdu. Karıncalar, sinekler, böcekler bir bir öldü. Ardından onları yiyen kuşlar.

Sadece bir ağaç kaldı ayakta. Hayvan mezarlığında bir incir ağacı tek başına.

En son onu da kesti adam. Oradaki hayatı bitirdi. Bir çuval inciri berbat etti.

 

              İnsan denilen yaşam türünün bilimsel adı, Homo Sapiens. "Düşündüğünün üstüne düşünebilen insan" demek. O zaman düşünelim. Herkes kendisine sorsun. Çevreye, doğaya bir karga pisliği  kadar katkım var mı? Diye.Saygılarımla

 

          ***Seneyi devriyesine gelinen 17 Ağustos Marmara depreminde ve diğer depremlerde ölen ve şahadet mertebesine eren tüm şehitlerimize Allah(cc) tan rahmetler dilerim.***  

Bu yazı toplam 921 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar