SRT Yayın Akışı - 21.09.2020
Son Dakika

HADDİNİZİ BİLİN!11 Eylül 2020 - 06:03, Cuma


Taner İltaş

Son günlerde Sakarya, ülke gündeminden düşmüyor!

Maalesef hep kötü olaylarla gündeme geliyoruz. Sapık bir adamın yaptıkları ve Kocaali’de fındık işçilerine yönelik gerçekleşen saldırı.

Kocaali’de yaşanan olaydan sonra şehir olarak adeta lince uğradık. Hem de hiç hak etmediğimiz bir şekilde.

Tarihiyle, kültürüyle, misafirperverliği ile farklı etnik yapılardan 1 Milyon’u aşkın insanın bir arada yaşadığı bir şehir, sanki ırkçıymış gibi bir algı yaratılarak karalanmaya, lekelenmeye çalışıldı.

İnsanın gerçekten sinirleri zıplıyor. Her ne kadar kendi kendimize ‘ciddiye almayalım’ desek de sosyal medyada yazılanları görünce ister istemez sinir küpü oluyorsunuz.

Her şeyden önce şunu söyleyeyim: Şiddetin her türlüsü kötüdür. Kocaali’de yaşanan olayda da o insanlara yapılan saldırının kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur.

Bunu aklı başında her insan kabul eder. Zaten Sakarya’da herkes bu olaya tepki gösterdi ve fındık işçilerine destek verdi.

Yıllardır bu insanlar şehrimize gelip de fındık topluyor ve hiçbir olay olmuyor. Ne kendilerine etnik bir saldırı olmuş ne de şiddet!

Ancak Kocaali’de böyle bir olay meydana geliyor ve bu olay yargıya taşınıyor. Ama provokatörler bu fırsatı çok iyi kullanıyor.

Saldırıya uğrayanların Doğu kökenli olması, onların arayıp da bulamadığı fırsatı doğuruyor.

Bu olay ortaya çıkınca yazılanlara, çizilenlere, atılan tweetlere baktım da işin şiddet boyutundan çok işçilerin etnik kimliği üzerinden algı yaratılmaya çalışılmış.

Çünkü ortalığı karıştırmak isteyenlerin şiddetle bir işi yok. Onlar ‘kürt işçilere ırkçılık’ algısını pompalasınlar da gerisi önemli değil!

Arkadaş, orada bir kadın saldırıya uğruyor. Laz olmuş, Kürt olmuş, Türk olmuş bunun ne önemi var.

Sen şiddeti kına, sen saldırıyı lanetle!

Ama amaç bu değil ki! Amaç, toplumun kardeşliğini ve birlik beraberliğini dinamitlemek. Sosyal medya da bunun için son derece elverişli bir platform.

Neyse ki şehir olarak bu olay karşısında bütünleştik ve derdi fitnecilik olanlara çok güzel bir cevap verdik.

Olması gereken de buydu zaten.

Sakarya olarak bu olayın şokunu atlatamamışken bir de başımıza Erol Mütercimler hadsizi çıktı.

Şimdi onun söylediklerini burada tekrar yazarak kendi değerli vaktimi harcamak istemiyorum. Zaten konu medyada geniş yer buldu.

Herkes de takip etmiştir.

Ama çok şaşırıyorum, bir insan nasıl böyle bir akıl tutulması yaşayabilir? Üstelik böylesine akademik bir kariyere sahipken.

 İmam Hatipliler ve Sakaryalılar hakkında söylediklerinin hiçbir yerden tutulur tarafı yok!

Derdin ne be adam? Neyin peşindesin?

Ne demek ‘canları cehenneme’? Sen kimsin? Bu cüreti nereden buluyorsun?

Bu şehir milli duygu nedir en iyi bilen şehirdir! Bu şehir vatanseverlik nedir en iyi bilen şehirdir!

Bir iki münferit olay yüzünden, 1 Milyon insanı karalamak ne demektir? Bu hakkı sana kim veriyor?

Cahil desem, değilsin! Gerçi bu söylediklerinden sonra ondan da şüphem var.

Aslında söylenecek tek bir şey var: Sakarya ile uğraşacağınıza, kendinize çeki düzen verin.

Belki kafanız almayacak ama ben yine de söyleyeyim. Sakarya denilen şehirde Boşnağı, Abazası, Lazı, Kürdü, Gürcüsü ve daha niceleri huzur ve kardeşlik içinde yaşar.

Aslında bunu başarmak çok kolay bir şey değildir. Ama bu şehir bunu başarmıştır.

O yüzden Sakarya kadar adam olun, haddinizi bilin de ondan sonra bu şehir için laf etme hakkına sahip olun!

Bu yazı toplam 1094 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar