SRT Yayın Akışı - 17.01.2019

HEP ASILSIZ SUÇLANAN!!! ENVER PAŞA10 Ocak 2019 - 11:35, Perşembe


Halil MÜFTÜOĞLU

               “Tarihi galipler yazar” derler. Bu sözü haklı çıkaran tarihi şahsiyetlerden biri de kuşkusuz Enver Paşa’dır. Kısacık ömrüne büyük işler sığdırmış, büyük hedef ve hayallerin peşinden koşmuş, çok hata yapmış, çok cana kıymış, büyük zaferlerin altına imza atmış, ama sonuçta tarihe adı “mağlup” olarak geçmiştirSarıkamış faciası ile Çanakkale Zaferi arasında sadece 61 gün vardır. Her ikisinde de Harbiye Nazırı (Savunma Bakanı) ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Enver Paşa’dır. Ne var ki, Enver deyince Sarıkamış, Sarıkamış deyince de akla Enver gelir; ama Çanakkale Zaferi’nin destanı Enver’siz yazılmıştır.

                     1915, Enver Paşa için büyük mağlubiyet ve galibiyetler yılıdır. 1914 sonunda Sarıkamış harekâtını başlatır. Hedefi elbette Sarıkamış gibi küçük bir kasabayı Rusların elinden almak değildir. Asıl hedefi, Rusları önüne katıp Tiflis’e kadar kovalamak, oradan Tebriz, Bakü, Tahran’a uzanmak, Afganistan içlerine kadar Müslümanları hareketlendirip Rus işgaline son vermektir.Çektiği gizli telgraflarla komutanlarına bu hedefin detaylarını anlatır, girecekleri ülkelerde işgalci olmayacaklarını, oraları Rus zulmünden kurtarıp, bağımsızlıklarını verip geri döneceklerini özellikle vurgular. Bu büyük hayal, Allahu Ekber dağlarında soğuğa yenik düşer. Ordunun böyle çetin bir kışa hazır olmaması bir yana, subayların elinde doğru dürüst bir harita bile yoktur. Enver Paşa’nın hiçbir mazerete tahammülü yoktur. Ordunun hazır olmadığını söyleyen Hasan İzzet Paşa’ya “Hocam olmasaydınız sizi idam ettirirdim” der, 3. Ordu Komutanlığından azleder kendi geçer.

                   Sarıkamış, o dönemin en büyük hezimeti değildir. Şehit sayısı 60 bin, zayiat ise 90 bin civarındadır. 3’üncü Ordu’nun bölgedeki muharebelerde toplam şehit sayısının 800 bin, Rusların kaybının ise 1 milyon 200 bin civarında olduğu dikkate alınırsa, Sarıkamış daha sağlıklı değerlendirilecektir. Buna rağmen, Sarıkamış, Enver Paşa’yı karalamak için kullanılmış, Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra bu amaçla kitaplar yazdırılmış, Enver Paşa ile bu hezimet özdeş hale getirilmiştir. Oysa asıl zaferler dönemi Sarıkamış’tan sonra başlayacaktır. Erzurum’dan arkasına bakmadan İstanbul’a gelen Enver Paşa, Çanakkale’yi geçmek için yaklaşan İngiliz ordusuna karşı hazırlıklara başlar. Sarıkamış’taki başarısızlıktan tam 61 gün sonra, 18 Mart 1915’te Osmanlı Ordusu İngiliz donanmasını boğazda durdurur. Denizde kazanılan bu zaferin ardından kara harekâtı da başarıyla sonuçlanır ve 1916 başında kesin zafer ilan edilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de emrinde olduğu kara ve deniz Çanakkale zafelerinde de zamanın Genel kurmay başkanı cennet mekan Enver paşadır.

                 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalanır, Osmanlı Devleti yenilgiyi kabul eder, 1 Kasım’da da Enver Paşa İstanbul’u terk eder, önce Kırım’a, ardından Berlin’e geçer. 13 Temmuz 1919’da İstanbul’da gıyabında idam kararı verilir. Enver Paşa durmadı. Tam 4 kez uçakla Moskova’ya gitmek ister ama başaramaz. Bir süre Riga’da tutuklu kalır, ardından Moskova’ya deniz yoluyla ulaşır.1921’de Ankara Hükümeti Enver Paşa hakkında tutuklama kararı çıkartır.1921 yılının Ekim ayında Orta Asya seferine çıkar. Buhara’ya, ardından bugünkü Tacikistan sınırları içindeki Pamir Dağları’na ulaşır. Orta Asya Müslümanlarını örgütleme mücadelesi, Tacikistan-Afganistan sınırındaki Abıderya köyü yakınlarında Rus Kızılordu’suyla girdiği çatışmada, 4 Ağustos 1922’deki şehadetle sona erer. Cenazeyi yakınlardaki Çegan köyüne defnederler. Şehit olduğunda 41 yaşındadır. (Allah c.c. rahmet etsin.Amin)

                 1998 yılında, Türkiye’den giden bir heyet Enver Paşa’nın mezarını tespit eder, kemiklerini bulur ve Türkiye’ye nakleder. Şehadetinin 74. yıldönümünde, 4 Ağustos 1998’de, Enver Paşa doğduğu şehirde, İstanbul’da, “Şehit Orgeneral” olarak Çağlayan’daki Abide-i Hürriyet Tepesi’ne defnedilir. Biz, Mahkeme-i Kübra’ya inanırız. Ölmüş her insanın hesabının o mahkemeye intikal ettiğini, orada günah ve sevaplarıyla en güzel, en adil şekilde yargılanacağını biliriz. İttihat ve Terakki’yi kurması, Abdülhamit’e hasım olması, Sarıkamış’taki faciası Enver Paşa’nın, bir imparatorluğu ayakta tutmak için verdiği mücadeleyi, Çanakkale Destanını, Kut-ül Amare zaferini, Kafkasya ve Orta Asya Müslümanlarının bağımsızlığı için Naciye Sultanı’ndan ve çocuklarından uzak diyarlarda canını vermesini perdelemez, perdeleyemez. 1913’te, Bulgarlar Edirne’ye yönelince, Enver Paşa Edirne üzerine yürümüş, İstanbul’da ise, sonradan işgalci İngilizleri çiçeklerle karşılayacak bazıları, “Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin” demişlerdi. Tarihi de işte o mütarekeciler yazdılar. Erzurum’da, Gaziler Köyü’nde, Enver Paşa’nın Sarıkamış Harekâtı’nı yönettiği tarihi binanın önündeki yaşlı amcanın dediği gibi: Enver hain değildi, sadece başaramadı.” Zaten başarmış olsaydı, tarih onu böyle yazmazdı…Tarihi iyi incelemeden hiç kimseye iyi veya kötü komutan demeyelim.

Bu yazı toplam 262 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız