SRT Yayın Akışı - 20.10.2021
Son Dakika

HEPİMİZİN YÜREĞİ YANDI!9 Ağustos 2021 - 00:49, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Olup bitenler insanların yüreğinde ve vicdanında kanayan ve kapanmayan yaralar açmayı sürdürürken, yapılan haksızlıklar yürekleri sızlatıp, vicdanları kanatırken, üzüntüler artıp, canlar  ise yanmaya devam ediyor.

      Yurdumuzun yeşil örtüsü güzel ormanlarımızın yanmaya devam ettiği bu günlerde hepimizin yürekleri de yanıyor.  Doğayı ve onunla birlikte canlarımızı da kaybediyoruz.             Muğla, Bodrum, Marmaris, Köyceğiz, Alanya, Manavgat, Antalya, Didim, Datça, Milas Mersin, Adana, Osmaniye, Kocaeli, Elazığ, Hatay, Kırıkkale, Ankara, Aydın,  Kayseri, Kütahya, Kocaeli, Uşak, Fethiye! Yazarken bile içiniz daralıp gözünüz doluyor.

    Geleceğimizi yok eden, ülkemizi neredeyse baştanbaşa saran bu yangınlardan güzel ülkemizin doğasını, ağacını, kurdunu kuşunu, börtü böceğini, doğal yaşamını, milli servetini doğal yaşamı kaybettik. 

 Evi, tarlası, hayvanı yanan ve perişan olan halkımız ne yapacak? Ormanlık alanları yanıp kül olan, cennet ormanları cehenneme dönen ülkemizin bu  yarası nasıl sarılacak? Canları, hayvanları, ormanları, ağaçları kasıp kavuran ve toprağımızı yangın yerine çeviren bu yara nasıl kabuk bağlayacak?

 Bu yangınlar ülkemizin sadece ormanlarını değil, canını yaktı.

Acımızı da öfkemizi de büyüten bu yangınların milleti, milliyeti, dünya görüşü mü olur?

    Ama şimdi ne yapılıyor klavyelerin başında, ekranların başında  ahkam    kesmeye devam ediliyor.

 Herkes birbiriyle sanki yarış içinde.

Kim daha çok paylaşım yaptı, kim daha çok  konuşarak algı yaratma ya çalıştı.

 Ama gerçeği kimse göremez oldu.

Oradaki insanların  düşüncelerini   hiç kimse düşünemedi.

 Olup biteni yargılasak da, yargılamasak da, taraf olsak da, uzak kalsak da yaşananlar yaşam boyu geçmeyen izler bırakıyor insanda

   Bu tür durumlarla baş etmek çok kolay ve basitmiş gibi  görünse de üzerimizde ki etkilerini her birimiz farklı atlatmaya çalışıyoruz.

    Ekonomik sorunlarımızdan, daha çok mutsuz ve kaygılı oluşumuzdan, farkına bile varamadığımız o kadar çok şey oluyor ki çevremizde!

  Çevremizde yaşanan olaylara bazen  hiç umursamadan  bakıp geçerken, bazen de bir an için yadırgayıp, üzülüp, sonra da hemen unutuyoruz.

   Bir anne olarak  aslında inkâr edemeyeceğimiz bu gerçek yaşamları, gölgede kalan dramları, hele de çocukların yaşadıkları trajedileri görmezden gelemiyorum.

   Bu olaylar karşısında  vicdani ve insani yanı ağır basan duygu yüklü pencereler açmalı  bazen.

    Yargılamadan önce   empati yaparak  olayların akışını daha kolay anlayabiliriz. Empati, yaşadığımız ortamda çok kullanışlı olan sosyal bir araçtır.

    Çoğumuz zaman zaman aynı hatayı yapabiliyoruz.Yaşanan bir olayı değerlendirirken, o olaya, sadece kendi gözlerimizden bakmayı seçebiliyoruz.En büyük hata da bu zaten, empati yapmamak.

     Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.Basit gibi gözükse de, uygulamada kolay olmayabilir ama inanın bana, imkansız değil.

     Empati ile çevremizdeki insanlarla daha derinden bağ kurabiliriz. Bu kabiliyet insanlara özgü bir şey olsa da, herkes bu kabiliyeti eşit derecede geliştiremeyebilir. Empatik bir insan karşısındakini sadece bir şey söylemek için dinlemez. Onlar gerçekten ne söylediğinizle ilgilenir.

      Bu çok önemli gözükmese de, dinlerken dikkat etmek konuştuğumuz insana verebileceğiniz bir hediyedir. Kullanması zor bir kabiliyettir. 

Normal olan, bir şey söylemek için ya da bir meseleye karşılık vermek için dinlemektir.

        Ne kadar doğru bir söz. Kişinin yaşadıklarını, sorunlarını, mutsuzluklarını, geçmişini, yetiştirilme tarzını, kalıplaşmış huylarını bilmeden, onun yürüdüğü yollardan yürümeden, o kişiyi olumsuz  bir olayda  "yanlış ya da doğru "diye nasıl yargılayabiliriz.?Bu , haksızlık olmaz mı bir düşünün.

     Göreceksiniz, hayatınız kolaylaşacak.İnsanlara yaklaşımınız farklılaşacak çünkü eskiden tek bir pencereden bakarken, empati yaparak birçok pencereyi açacaksınız.

 

KUTLAMA NOTU: Tokyo olimpiyatlarında başta Filenin Sultanları olmak üzere, Yasemin Adar, Buse Naz Çakıroğlu, Busenaz Sürmeli, Hatice Kübra, Mete Gazoz ve emekleriyle, çabalarıyla, alın terleriyle bu zorlu günlerde içimizi açan, yüzümüzde güller açtıran tüm sporcularımızı ağız ve gönül dolusu teşekkürlerle kutluyorum…

 

Bu yazı toplam 180 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar