SRT Yayın Akışı - 22.06.2018

İDMANDA NEYSENİZ MAÇTA DA O SUNUZ(!) 8 Şubat 2018 - 09:58, Perşembe


Hasan Gökdemir

Çoğu zaman olduğu gibi, çift kale maçta takımlar karışıktı. Hani desem ki ilk 11 şu, yanlış yapmış olurum.

Bir kere şu bir gerçek ki, bir maça bu idmanlarla hazırlanırsın. İdmanda ne yaparsan maçta da onu alırsın ki, dünkü idman da bunun çok net bir örneğiydi.

Benim en çok sevdiğim idman, tekmelerin ve küfürlerin havada uçuştuğu idmandır. Tıpkı dünkü gibi! Tekmeli tokatlı, kemik sesleri olmalı. Tabii ki orda bitmesi şartıyla.

Gelelim idmanının asıl bölümüne.

Ben o idmanlara, kimin bu formayı hak edip etmediğini, kimlerin çalışıp çalışmadığını görmek için geliyorum. Kendi egomu veya birilerinin egosunu tatmin etmek ya da ettirmek için de değil, görmek için de değil!

İdmanda kim kendini eğlendiriyor da buna rağmen ona ilk 11’de forma veriliyor, ya da idmanda kim daha çok çalışıp bir çok futbolcuya göre daha iyi olmasına rağmen maçta neden oynatmıyor diye izliyorum. Yani hak yeniyor mu yenmiyor mu görmek için. Allah’ı var, Engin hoca da bugüne kadar hiç kimsenin hakkını yemedi bana göre. Zaten iş hocalarda değil futbolcularda…

Mesela; dünkü idmanda Batuhan hep aynıydı. Eli belinde, kafasına göre takılan, arada bir koşuyor basıyor gözüken, takım savunmasıyla ve takım oyunuyla hiç alakası olmayan, kendine bile küfür eden bir görüntüdeydi. Yok öyle idmanda olmayıp maçta 20 bin seyirci önüne çıkıp oynamak ve bedava alkış almak. Evet hazır değil ama bana ne? Kaçmasaydı Antalya kampından, bırakmasaydı o güzelim Devre arası kampını. Madem döndü, verecek bu formanın hakkını ki o geri döndü diye asıl almamız gereken golcüleri almadık. Kıymetini bilsin bu formanın, camianın. Unutmasın ki Sakaryaspor, Batuhan’ı diriltecek ilk ve en son takımdır. Kendine baktı baktı, bakmadı o da biter. Hem de 25 bin seyircinin BATUHAN DIŞARI tezahüratları altında. Pendik maçı da güzeli bir şans onun için.

 

GOLCÜLÜK BİR SANATTIR, ATAN DA SANATÇI!

 

Sizler isterseniz “En iyi maç idmandır” deyin, isterseniz “En iyi idman maçtır.”

Şu bir gerçek ki, hepiniz bir idmanda ne yaparsanız maçta da onu yapıyorsunuz. Tıpkı dünkü gibi. Çünkü dün, bir iki oyuncu hariç, hiçbirinin maç havası yoktu takımda.

Mesela Mahir…

Ne zaman atacak gollerini de bize maçlar kazandırıp bu takımı şampiyon yaptıracak? Zira dünkü idmanda bile yoktu Mahir. Bir çalım atıyor, yetmiyor bir daha atmaya çalışıyor ve topu kaptırıp kontra atak yediriyor. Gol ararken gol yiyoruz. Hayır yani, kale tam karşında vursana kaleye, yazsana golünü. Sonra da kızıyor herkese. Basit oynayacaksın Mahir kardeşim basit. Boşuna tek pas, iki pas, üç pas demiyorlar, ya da 3 saniye içinde topu ayağınızdan çıkartın diye. Hele hele bir hastalığı var ki Mahir’in, hiç farkında değil. Ne mi o? İleri doğru atılan her topa o koşuyor. Asıl yeri olan rakip ceza alanı ve çevresini bırakıp stoperleri rahat rahat oynatıyor. Yahu sana ne? Sen git yerine, yap işini. Hele hele yapılan her ortada tam da rakip kalecinin uzmanlık alanı olan kale alanı içinde, ortada değil de, ön direk veya arka direkte bulunsana. Takım arkadaşına giden her topa vurmaya çalışma, bırak onlar yapsın işini. Sonrasında yap koşularını bu iki direk dibine doğru da at veya attır gollerini. Kalecinin elleri var, o uzattığında sen nasıl alacaksın ki o topu? Bir de isteme topun ayağına veya kafana gelmesini. Sen topa git rakipten önce ve vur gol olsun!

Hani çapraz koşular yapıp boş alan yaptırıp da takım arkadaşlarına boş alan açtırmak, oraya onları sokturmak? İdmanda yapmıyor ki bunları, maçta nasıl yapsın!

Sadece Mahir için geçerli değil ha bu söylediklerim. Herkes için geçerli.

Batuhan da aynı, Ramazan Civelek de aynı, Tevfik d, Ramazan Çevik için de, Talha için de. Tüm orta saha ve forvet için geçerlidir bu söylediğim.

Bir de aradaki puan farkını hatırlatmak için. Çünkü bu kafayla gidilirse, değil Gümüşhanesporu yenmek ve ligi de 1.sırada bitirmek, Allah korusun ama Play off’a bile kalamayız ki, benim amacım da bu. Yani su testisi kırılmadan uyarmak!

Gelelim defansımız ve in liberolarımıza.

Bir kere Burak’ın cezası nedeniyle kim oynar sorusuna en güzel cevap Hakkı Can değil son transferimiz Cenk olmalıdır.

Orta sahanın ortasında yine Serdar-Ferhat oynayacak ama Ferhat dikkat etsin kendine. Çünkü sürekli geri gidiş gözlemliyorum onda. Formayı Yunus Emre’ye kaptırırsa kimse şaşırmasın.

Ve Tevfik…

Ben onun 9 numara pozisyondaki bir futbolcu olmadığına inanıyorum. Yeri 10 numara ve orta sahanın diğer alanlarıdır. Ben olsam Tevfik’i Pendik maçında 10 numara oynatırım. Göreceksiniz bakın bu bölgede çok daha başarılı olacak. Çünkü atmaktan çok attırıcı özelliği var gibi geliyor bana…

Ve Beykan Şimşek…

Bana göre Pendik maçının kahramanı olacak Beykan ve göreceksiniz bakın maçı tek başına alacak. Çünkü dün çok istekli ve iyi gördüm ki aman Allah nazardan saklasın!

Eee, biz de yenelim artık şu Pendik’i di mi ama?

Zira bu maçtan sonra, Çarşamba günü Gümüşhane’ye gideceğiz ki aman dikkat. Pendik maçında kart mart görmeyin sakın… 

Bu yazı toplam 340 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız