SRT Yayın Akışı - 14.08.2020
Son Dakika

İSLAM ve İNSAN HAKLARI10 Aralık 2019 - 05:24, Salı


İbrahim KALKAN

Bugün Dünya İnsan Hakları Günü. Bugünü içine alan bu hafta da Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası. Kavram olarak anladığımız manada insan haklarının temelini ise 10 aralık 1948 tarihli insan hakları evrensel beyannamesi ile 04 kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi oluşturmaktadır. İnsan hakları tüm insanların sahip olması gereken hak ve özgürlüklere denir. Olması gereken ifadesini kasıtlı kullandım; çünkü bugün dünyaya hakim olduğunu iddia eden devletlerin ve medeniyetin zirvesini yaşadığını iddia eden toplumların ve dahi  bugünkü manada anladığımız insan hakları kavramının içinden doğduğu toplumların bile tüm insanları eşit gördüğünü söyleyemeyiz. Nitekim bunu mültecilere ve siyahilere karşı takındıkları tutumdan kavrayabiliriz. Türkiye’nin tüm mağdurlara kucak açmasına, hoşgörüsüne, yardımlarına rağmen Türkiye’yi de insan hakları konusunda “zayıf” diye nitelemekten geri durmaz bu zavallılar. 

insan haklarının içeriğine değinecek olursak ırk, ulus, etnik köken, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin insan olmak nedeniyle sahip olunan devlet hukukundan önce gelen haklardır diyebiliriz. Tabi ki biz müslümanlar olarak insan haklarının temelini islam dini olarak kabul ederiz. Zira dinimizin amacı temel insan hakları olarak tanımlayabileceğimiz, zarurat-ı hamse denilen beş temel ilkeyi yerleştirmek ve korumaktır. Bunlar: Canın korunması, dinin korunması, aklın korunması, malın korunması ve namuz ve haysiyetin korunmasıdır. İnancımıza göre bu haklar yaratıcının insana sunduğu haklardır; çünkü insanı yaratan Allah onu eşrefi mahluk(yaratılmışların en hayırlısı) kılarak, önemli sorumluluklar yüklemiştir.  “Madem ki insan haklarının temeli islamdır, neden avrupanın kabul ettiği manada insan hakları kavramı islam toplumlarında ortaya çıkmamıştır?” diye sorulabilir. El-cevap; çünkü islam toplumuna o asırlarda ve devam eden asırlarda zaten islamın, kuranın ve server-i kainat Hz Muahmmed (sav) ‘in inancı, anlayışı, ahlakı hakimdi. Bu sebeple islam toplumu içinde böyle bir sıkıntı yaşanmadığı için bu kavram bu konularda asırlar boyu birçok problemler yaşayan Avrupa’da ortaya çıkmıştır.    Zira bu dönemde Avrupa’da kadınlar ve güçsüzler büyük zulümlere maruz kalmaktaydı. İnsanların hangi haklara ne kadar sahip olacağını güçlüler belirliyordu. Hal böyle olunca güçlünün reva gördüğü haklar insana verilebiliyordu. Oysa islama göre yaratılan yaratandan ötürü kıymetlidir ve bütün haklar yaratıcının iradesinden doğar.

Müslümanlar evvela islamın kıymetini bilmeli. Bize sunulan inançta müslim-gayrimüslim demeden insanların sahip olması gereken haklar belirtilmiştir. Bu hafta içinde bol bol müslümanların insan hakları konusunda geri kalmışlığı! konuşulur diye tahmin ediyorum. Tabi bu konuşanlar gayrimüslimse inkarındandır; müslümansa cehaletindendir. Bu kimselere tavsiyem otursun ‘veda hutbesini’ okusunlar. Onlar böyle konuşadursunlar biz dinimizi daha iyi öğrenmeye ve yaşamaya devam edelim. 

Bu yazı toplam 1129 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar