SRT Yayın Akışı - 26.09.2021
Son Dakika

KAYIP YILLARIMIZIN SORUMLUSU KİM?28 Haziran 2021 - 01:30, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

İnanmakla inanmamak arasında gidip gelirken  “yok canım bu kadar da olmaz” dediğimiz ne çok şey yaşadık.

 

Yaşatılan korkuyu, kaygıyı, öfkeyi nasıl ve ne şekilde açıklayacağımızı bilemeden  bizlere anlatılanlarla sahada  uygulamaları  ne kadar çok farklı.

 

İşsizlik, istihdam, hayat pahalılığı, kira, ulaşım, okul harcamaları, kredi ödemeleri deyince bu liste uzayıp gidiyor.

 

Toplumun büyük kesimini ilgilendiren aş, iş gibi maddi sıkıntılar, işsiz gençler, iş aramaktan yorulan babalar.

 Bir yandan büyük umutlarla aldığı diplomalarıyla  iş bulamayan gençler, diğer taraftan   3-4 maaş alan bürokratlar.

 

Milli ve manevi değerler diye diye, ahlaki, siyasi, ticari demeçler vere vere, geldiğimiz nokta  yoksulluk.

 Sizce  bu kayıp yıllarımızın sorumlusu kim?

 

Karar mekanizmalarına, yetkili makam ve koltuklara eş dost akraba yandaş yerleştirirken

liyakatli, ehliyetli, donanımlı, eğitimli, deneyimli kişiler orta kaldı.

 

Tabii ki ülkemizin uğraştığı pek çok sorun var, zaman kaybettiğimiz pek çok konu var. Ama biz sebepten çok sonuçları konuşmayı seçtiğimizden çözümde zorlanmaya başladık.

 

 Önce  LGS   sonra Yükseköğretim Kurumları Sınavı yapıldı.

Bu seneki LGS matematik sınav sorularına hiç girmiyorum bile. İnsana sormazlar mı “Ne öğrettiniz de ne bekliyorsunuz?” diye. İnsana sormazlar mı “Tableti, interneti olmayan çocukla her gün online eğitim yapan çocuk aynı sınava girer mi?” diye.

 

Yine Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girmemeden bir gün  önce  Katar’la yapılan anlaşma bomba gibi gündeme  düştü.

 

   Bu öğrenciler bu psikoloji ile   sınavlara girdiler. Bir öğrencinin söylediği beni beni çok etkiledi. “  Katalı ve  Suriyeli gençler kadar bile olamıyoruz” diyor.

   Bu gençlere , bu çocuklara çok yazık  ediyoruz .

  Rayına oturmuş bir eğitim sistemimiz yok!

   Eğitimin hemen hemen her noktası değiştirildi. Bir ülkenin temellerinin yıkılması, toplumsal yapısının değişmesi, kültürel birliğinin yok olması isteniyorsa önce eğitimden başlanır.

İnsanlar, sonuç görmek istiyor artık. Her sene değişen yapboza dönmüş bir sistemle değil, gerçek eğitimcilerin fikirlerinin alınıp hazırlandığı dışa bağlı hiçbir şirketin olmadığı bir sistem istiyorlar.

 

 

DEPREM HATIRLATIYOR

 

Marmara bölgesinde sıkça yaşanmaya başlayan küçük şiddetli depremler akıllarda beklenen büyük depremin habercisi olarak algılanırken buna karşın  ilimizde hiçbir hazırlığın olmadığı  görülmektedir.

     17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen merkez üssü her ne kadar  Gölcük  olsa da Sakarya  asrın felaketini yaşadı  7,4 büyüklüğündeki depremin üzerinden seneler geçmesine rağmen şehirde hiçbir hazırlık yok.

    Sakarya deprem gerçeğiyle  yıllardır tanışıyor. Ülkemiz topraklarının tamamına yakını deprem riski altında. Ülkemizdeki en aktif fay hatlarından biri üzerinde yer alan  Sakarya ’da depreme her an hazır olmalıyız. Bu noktada başta kamu kurumları olmak üzere hepimize çok önemli görevler ve sorumluluklar düşüyor.

    Depreme hazırlık seviyesini arttırmak ve halkın bilinçlenmesi noktasında, “Deprem Stratejisi ve Eylem Planı” çok önemli. 1999 Marmara depreminden sonra değişen yönetmeliklerle birlikte, yapı denetimleri, jeolojik zemin etüdlerle artan yapı kalitesini  Sakarya  gibi deprem tehlikesi, riski taşıyan bir kentte, tavizsiz, kararlı bir biçimde uygulamaya devam etmek gerekiyor.

  Şehrin tamamına yayılan bütüncül bir anlayışla, yapı stoğu envanterinin çıkartılması için başta   Valilik ve  Büyükşehir  Belediyesi olmak üzere, merkezi hükümetin, ilgili kurumların iş birliğiyle  Sakarya’daki binaların tamamının hangi seviyede olduğu netleşmeli.

 Aslında  deprem hazırlığına evimizden başlamalıyız

 Deprem sırasında eşyalardan azımsanmayacak ciddi zararlar görebiliyoruz. Çünkü; eşyalarımızı doğru yerleştirmiyoruz yada sabitlenmesi gereken eşyalarımızı sabitlemiyoruz. Sabitlemediğimiz eşyalar ya üzerimize düşüp bize zarar verebilir yada kaçış yolumuza engel koyabilir. Deprem öncesinde ise kesinlikle afet ve acil durum çantası hazırlanmak zorundayız.

 

Bu yazı toplam 200 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar