SRT Yayın Akışı - 13.12.2018

KONUŞMAMIZA DİKKAT EDELİM..15 Şubat 2018 - 08:00, Perşembe


Halil MÜFTÜOĞLU

Tarih tekerrür eder mi? Eder. Ancak tarihten ibret alınırsa, o zaman tarih tekerrür etmez. Onun için hangi meselede olursa olsun, konuşma yapılmadan dokuz düşünüp, bir kere söylenmelidir. Adım da atılmadan önce, istikameti düşünülerek atılması gerekir. Yoksa düşünmeden yapılan konuşmaları, bir başka ifadeyle teenni gösterilmeden yapılan konuşma ve atılan adımları geri getirmek, elbette ki imkânsızdır. Zira söz ağızdan çıkınca, artık onu kontrole tabi tutmak mümkün değildir. Çünkü söz, ok misali yayından çıktığı için, geriye dönüşü olmaz, meydana getireceği tahribatı da kestirmek zordur.

 

                 Plansız ve programsız atılan adımlardan ve söylenen sözlerden maksada ulaşıldığı görülmemiştir. Onun için sosyal ve siyasal meselelerde, etik ve estetik dikkate alınırsa, bu nevi konuşmalar insanlar için nafi yani yararlı olur. Aksi hal, tahmin edilemeyecek zararlara müncer olur. Yani konuşurken, tabiri amiyane ile işkembeden atmak, asla doğru değildir.

 

               Ağzı olan konuşur darbı meseli vardır, biliyoruz. Bu duruma düşmemek için, konuşmanın hedefi belirlenerek, ona göre kelam edilmelidir. Yoksa pazar yerlerinde herkesin konuştuğu, nara attığı gibi gürültüler oluşur ve varılacak olan hedef de belirsiz kalır.

 

                Bu konuda en çok dikkat etmesi gerekenler, politikacılar, öğretmenler ve dini vaaz veren hocalardır. Zira bunların dillendirdikleri, tüm vatandaşları ilgilendirir. Bunların hiçbirisi laf olsun diye konuşamaz. Ayrıca konuştukları zaman, konuşmaları müdellel olmalıdır. Aksi hal, millet nezdinde kabul görmez.

 

        Tabii ki dinleyenlerin de yapılan konuşmaları belleklerinde kaydettikten sonra, bunları analiz etmesi, sonra da senteze varması gerekir. Yoksa insanlar iş olsun diye dinleyici durumuna düşer ki, o zaman da fıtrattaki değerini kaybeder. Böylece ilim erbabının da kıymeti harbiyesi kalmaz. Malumdur, Yunus Emre der ki;

 

              “İlim ilim bilmektir,İlim kendin bilmektir.” Yoksa adam sadece Mekke’ye ulaşmakla hacı olmaz.

 

               Ama bizlerin, sosyal hayatımızda gördüğümüz, konuşan konuşana. Ancak yapılan bu konuşmaların % 99’u bir fındık kabuğunu bile dolduracak değerde değildir. Çünkü konuşmak için, insanların kültüre, tecrübeye ihtiyacı vardır. Ayrıca konuşma, dikkat ve temkin ister.

 

               Zira “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu” (Zümer / 9) ayeti hükümrandır. Yani bilenler konuşacak, bilmeyenler dinleyecektir. İşte o zaman, konuşmaların bir değeri olur.

 

                Bu ölçüler dikkate alındığında, son zamanlarda siyasilerin yaptığı konuşmaların, önce Hakk’ın nezdinde, ondan sonra da vatandaşların karnesinde iyi not alması mümkün müdür? İşin aslı bilinmeden, en azından tefekkür edilmeden vaki olan konuşmaların, tabanda makes bulmasına imkân var mıdır? Her gün, siyasilerin TV ekranlarındaki ve sair basın yayın organlarındaki açıklamalarına baktığımızda, yapılan konuşmalardan inşirah bulmak, elbette mümkün değildir. Diyen Müftüoğlu’na katılmamak mümkün mü efendim. Konuşmalarımıza  dikkat edelim lütfen…Saygılarımla

 

‘’Selam doğru yola uyanlara olsun’’.(Taha/47).

 

Bu yazı toplam 569 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız