SRT Yayın Akışı - 31.03.2020
Son Dakika

KORONAYLA YATIP KORONAYLA KALKIYORUZ23 Mart 2020 - 10:15, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Dünya genelinde korkutucu ve belirsiz zamanlara girdik. Koronavirüs ile birlikte hepimizi bir endişe ve panik hali aldı. Virüsün ölüm riskinin az olmasına rağmen yarattığı stres büyük.

 

Koronayla yatıp kolonyayla kalktığımız, bu günlerde birbirimizin yüzüne kuşkuyla bakar olduk.

Durmadan ellerimizi yıkadığımız, depolarda kolonya, eczanelerde antiseptik bırakmadığımız bugünlerde  başka konu düşünemez olduk.

 

 İnsanların psikolojileri altüst oldu. Sokakta korona, evde korona, işte koruna, haberler korona. Alınan önlemler , atılan adımlar  hastalığa yakalanan şüpheliler. Herkesin tek konuştuğu şey bu.

 

“Covid-19” bütün dünyada hayatı etkiliyor, gündelik yaşamı etkiliyor, kamusal hayatın akışını değiştiriyor, can alıyor, insanları korkutuyor, ölümlü vaka sayısı arttıkça insanlar daha çok ürküyor…

 

İşin tıbbi, biyolojik, psikolojik, sosyolojik, toplumsal yanını yetkin ve etkin isimler yeterince tartışıyor, ölüm vakaları arttıkça ödümüz kopuyor, yönetim ülke genelinde insanlar kendi çapında önlemleri artırıyor.

 

 “Covid-19”  okulları ıssızlaştıran, market raflarını boşalttıran, insanları evlerine kapatan, her öksüreni şüpheli yapan küresel felaket!

 

Restoran ve kafeler, eğlence yerleri “bitti”

 

İşte belirsizliklerle dolu bu felaket tablosunda, genelde bütün dünyamız gibi, ülkelerde de ekonomiden başlayarak siyasetin, yönetimlerin, anlayışların ve sosyal yaşantının çok ciddi biçimde değişeceği “besbelli”.

 

Şimdilik kimse onunla baş edemiyor, ne yapacağı kestirilemiyor.

 

Bildiğiniz üzere bu virüse karşı en doğal ve güçlü koruma bağışıklık sisteminiz. Her grip olduğunuzda antibiyotikleri, her hasta olduğunuzda onlarca ilacı dayayarak savaşma mekanizmasını elinden aldığınız bağışıklık sisteminiz... Sizce şu an ne kadar güçlü? Herhangi bir ilacın çare olamadığı bir savaşa ne kadar hazır?

 

Şu an ne durumda olduğunuzdan çok neleri değiştireceğiniz önemli. Başlamak için hiçbir zaman geç değil. Yeter ki gözlerinizi açın ve durumu olduğu gibi görün.

 

Böyle bir durum karşısında korku ve endişe hissetmeniz çok normal. Fakat önemli olan bu duygular ile ne yapmayı seçtiğiniz.

 

 Korkularınızı  içinde büyütmeyin. Korkularınızı küçülterek  havayı hafiflete bilirsiniz.

 

Halbuki siz ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Virüse karşı almamız gereken önlemler son derece basit ve etkili.

 

 Öncelikle  suya sabuna  dokunacağız. Ellerimizi sıklıkla yıkamak, mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık alanlardan uzak durmak ve hastalık belirtileri gösteriyorsak başkalarına bulaştırmamak adına gereken önlemleri almak. Ve tabii ki vücudumuza bakmak. İyi beslenmek, yeteri kadar uyumak, hareket etmek ve terlemek. Çözüm bu kadar basit.

 

Ben iyi olayım da diğerlerine ne olursa olsun demeyin. 

 

Hepimizin sağlıklı mutlu ve huzurlu olabilmesi için  önlemlerimizi alalım

 

----------------------------------

 

KİMDİR BUNLAR?

 

Coronavirüsü ile ilk kırımın olacağı söylenen 60-80 yaşında olan nesil...

 

 

1940 ile 1960 yılları arasında bu dünyaya merhaba demiş en genci 60, en delikanlısı 80 yaşında

Hala 18’lik ideallerinin peşinden koşan hesapsız bir nesil..?

Okulda ABD süt tozu içirilerek beslenmiş, bir garip nesil…

Hiçbirinin renkli çocukluk resmi olmamış…

Bazılarının ise hiç bebeklik çocukluk resmi olmamış…

Hiç biri kreş, dershane, özel okul görmemiş…

Ama hepsi profesörlere ders verecek kadar bilgi sahibi olan bir tuhaf nesil…

Harp görmüş, darp görmüş…

Baskı, çatışma, görmüş…

En azı 5 ihtilal, 6 muhtıra, 7 post-modern darbeden sağ salim paçayı yırtmış…

En azı 10 ekonomik krizden nasibini almış…

Tecrübe abidesi yoklukla terbiye edilmiş, direnç abidesi bir nesil…

Bu nesil özel bir nesil, birbirini vatan için katletmiş…

Vurmuş, vurulmuş…

Dövmüş, dövülmüş…

68’liler de 78’liler de bu neslin deli tayları, bu neslin üretim harikası mı yoksa üretim hatası mı tartışılır ama bu neslin istisnasız tamamı karşılıksız hesapsız bu vatanı sevmiş…

1940 ve 1960 yılları arasında doğanlar gerçekten özel üretim, kardeşlik ve paylaşma duygusu zirve yapmış…

Çok kitap okumuş, en azı liseyi bitirmiş, hayatı yaşayarak öğrenmiş…

Bir çoğu okurken çalışarak okul harçlığını çıkarmıştır…

Ne ailesine ne devletine ekonomik yük olmamış, geneli bir baltaya sap olmuş ezilmiş ama ezik kalmamıştır…

Eğilmemiş, el etek öpmemiş, aç yatmış, kuyruğu dik tutmuş…

Kan kusmuş, kızılcık şerbeti içiyorum demiş… şahsına münhasır özel bir nesildir…

Görevini, sorumluluğunu bilen… Onuru için bir pireye bir yorgan yakan, öfkeli hırçın bir acayip nesil bu 1940 ile 1960 yılları arasında doğan dinazorlar…

İyi bakın, bunlar bu son kalan yumuşak gözüküp indiği yeri dağıtan bu neslin öfkesinden sakının…

Bunlar kimi sokakta oyun arkadaşım, kimi ilk okul arkadaşım…

Kimisi de ömrümüzü adadığımız bir ideal uğruna mücadele vermiş yol arkadaşlarım…

Sizin evinizde de bunlardan kalan varsa bunları korumaya alın…

Çünkü bunların nesilleri tükendi, üretimi sonlandı…

Neden bu nesil özel biliyor musunuz..?

Bu neslin üzerinden silindir gibi devlet,

dozer gibi dünya milletleri ezdi geçti…

Hayat bu nesli sınadı, öğüttü ama tüketemedi…

Bu çarktan kurtula bilen şükretmeyi, tevekkülü, sabırlı davranmayı yasamayı hayatta kalmayı bildi…

Bu nesil, ihanetin acısını, dost hançerinin sancısını, yoldaşlığı, arkadaşlığı, son lokmayı paylaşmayı, sadakati be vefayı bildi…

Bu nesil, katı, aksi, deli, serttir…

Bir o kadarda merttir, hoş görülü ve merhametlidir…

Bu neslin yaşarken öğrendikleri bilgi ve kaybederken edindikleri tecrübe en büyük servetidir…

Yani bu 1940 ve 1960 yılları arasında doğan dinazorlar tam bir müzelik antika nesildir…

Onun için 1940 ile 1960 yılları arasında doğmuş, hala inadına yaşayan, ana baba, amca, dayı, teyze, hala, yenge dede anneanne babaanne her neyiniz varsa değerini bilin..!

Çünkü bunlar elinizdeki son değerli hazinelerinizdir…

Oturun onlarla konuşun, dinleyin onlardan geçmişi öğrenin…

Sonra arar da bulamazsınız…

Çünkü onlar yakın tarihin son canlı kaynak kişileri, her biri iki ayaklı sözlü yakın tarih kitabıdır…

Benden söylemesi…

Vesselam…

 

Alıntıdır.

Bu yazı toplam 1159 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar