SRT Yayın Akışı - 17.06.2019

Mertlik, doğruluk, yiğitlik!..18 Mayıs 2019 - 09:54, Cumartesi


Hamdi YULUĞ

“AT, Avrat, Silah” biz Türkler’in vazgeçilmez üçlemesi.

Savaşçı bir millet olduğumuz, savaş meydanlarında atlarla sınır boylarına akınlar düzenleyerek fetihler yaptığımız için ata büyük önem verdik.
Namus ve şerefimizin bekçiliğini yapan, ocağımızın filizlenmesini sağlayan, bizi iyi kötü günde yalnız bırakmayan avratlarımıza sahip çıktık.
Yerinde ve zamanında çıkarmasını da sokmasını da bildiğimiz silahımızı hiçbir zaman yanımızdan eksik etmedik.

…………….
Atlarımız, bir zamanlar akınlar tertiplediğimiz, bugün  girmeye can attığımız Avrupa’nın telkinleriyle kasap vitrinlerinde yerini almaya başlayacak gibi.
Avratlarımızla eski münasebetlerimiz, sıcak diyaloglarımız kesildi gibi.
Ama silahla ilişiğimiz, alakamız, ona olan yoğun ilgimiz asla kesilmedi.
Türk milletinin karakterine yansıyan mertlikdoğrulukyiğitlik ve açık sözlülük gibi meziyetler, yerini belimizdeki tabancaya bırakmış vaziyette.
Beline silah sokmak, arada onu çevreye göstermek, olur olmaz zamanlarda havaya ateş etmek yiğitlik, mertlik zannediliyor.

…………….
Karadeniz insanının gelenek haline getirdiği silaha sahip olma alışkanlığı, bugün kendi değerlerinden çıkmış yoz kültürün bir parçası halini almış durumda.
Belli kişi ve kurumların sahip olmaz, belli yerlerde belli amaçlarda taşınması gereken silah bugün asli amacından sapmış gayri ahlaki bir seviyeye indirilmiştir.
Husumetler sonucu çıkan silahlı kavgalarda çevreden geçen insanlar vuruluyor,  düğünlerde açılan ateşlerde gelin, damat ya da çocuklar öldürülüyor, asker yolcu etmelerde çekilen tetik komşu çocuklarının canını alıyor, kahvehanede taş çalmalarda, işyerinde birbirini çekememezliklerde, otobüslerde yer tartışmalarında, sokakta birbirine yan bakmalarda silah hiç eksik olmuyor.
Kimin ne maksatla aldığı ve nasıl aldığı bilinmeden mantar gibi çoğalan silahlar,  kültürümüzün en önemli sorunlarından biri olmuş, toplu kıyım aleti halini almıştır.

…………….
İlkokuldaki çocukların beline kadar inen silah kuşanma çılgınlığı aynı zamanda yaşamakta olduğumuz hayatın ne derece iğrençleştiğinin de göstergesi.
Külhanbeyi tavırlar satmanın, mahalle aralarında poz kıvırmanın, birilerine posta koymaların cesaretini veren silah, aslında hakkını tam kullanamamanın, hukukunu nasıl savunacağını bilememenin, acizliğin, korkaklığın, asosyal olmanın, insanlara değer vermemenin, bulunduğu yerin değerini küçük görmenin bir sonucu.
Sorduğunuzda “Bıyık bırakmak gibi, silah bulundurmak da erkeğin doğasındandır” cevabını alırsınız.
Bu soruyu şu şekilde devam ettirmek de gerekir, “Jilet bulunmadan ya da silah icat edilmeden önce erkeklik yok muydu?”

…………….
Silahla erkekliğin, babayiğitliğin, mertliğin hiçbir alakası yoktur. 
Mertlik, karşıdaki insanı ucundan ateş çıkan bir metal parçasıyla yere yıkmak mıdır?
Yiğitlik, masum insanları görgüsüz hareket ve davranışlarla vurmak mıdır?
Erkeklik bu kadar basit midir?

Bunun aksini söyleyenler ne derece erkektir?
Karşısındaki kişiyi dinlemek, onun görüşlerine katlanmak, anlaşmazlıkları yasa yoluyla çözmeye gayret etmek, diğer insanların hakkını en az kendi hakkın kadar korumak ve kollamaktır erkeklik...
Bunun dışında yapılanlar ise eğitimsizlikgörgüsüzlük ve terbiyesizliktir.
Herhangi bir meydanda oturup şöyle çevrenizi bir süzseniz ve insanları tip ve davranışlarına göre hangi kişide silah bulunduğunu tahmin etmeye çalışsanız,  zannediyorum kafanızda belli tip ve karakterdeki insanlarda silah bulunma ihtimalini rahatlıkla söyleyebilirsiniz.

Tuhaf ama durum bu…

 

HERKESE BİR ŞANS!

 

HAYATTA herkes yanlış yapabilir.
Ama herkes, yaptığı yanlışı bir başka yanlışla düzeltme hakkına sahip değildir.
Hata, kula mahsus…
Ama kul da yaptığı hatanın farkına varmalı ve telafisi yoluna gitmelidir.
İnsan görünümlü yaratıklar ise hatayı hatayla örtmeye, yanlışı yanlışla kapatmaya çalışırlar.
Kısır beyinler, nerede tıkandıklarını bilmeden, farkında olmadan ve anlamsızca yaşarlar.
İnsan örtüsü içinde bazı varlıklar iki ayakları üzerinde yürüyebilirler.
Sizinle aynı dili konuşabilir ve benzer şeylere gülebilirler.
Vefaahlak ve hakkaniyet duyguları yerine kibirbencillik ve vefasızlıkları monte edenlerin handikabıdır hatayı hatayla telafi etme gayreti…
Bazı topluluklar içinde üstü örtülü biçimde yaşarlar insan görünümlü yaratıklar.
Hayatın hep kendilerine haksızlık yaptığını düşünürken, kendileri için yaptıklarının aslında toplum için yapılmış şeyler olduğunu bilmezler.
Sadece kendilerine kötülük yaptıklarını zannederler… Ama kendileriyle birlikte bir sürü insana da zarar verirler farkında olarak veya olmayarak.
Onları insan zannedenlerden zaman ve sevgi çalarlar.
Onları adam zannedenlerden umut çalarlar.
Herkese bir şans verilmeli bence...
Ama ikinci bir şans asla…
İnsana evet, ama yaratığa asla…
"Başa bela gelmez Hak yazmadıkça, Hak bela yazmaz kul azmadıkça."

 

BU TİPLERİ İYİ TANIYIN!

 

BU CİAsal muhafazakarları iyi tanıyın!
İktidarın adımlarını takdir ediyor göründükleri her sözleri, her paylaşımları ucu açık nötrdür.
Yani dileyen bu tür paylaşım altında iktidara giydirir, dileyen takdir eder.
“Ne olur, ne olmaz, bir gün devran döner bizi de yargılarlar” diye siyasal çizgilerini asla tam olarak açık etmezler.
Örneğin, “15 Temmuz gecesi biz kurtardık” diyorlar ya!..
Bakın saat veriyorum;
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkı sokağa davet etmeden önce hiç biri ortada yoktu!
Ne zaman ki, darbe halkın darbesi tarafına döndü;
O saatten sonra FETÖ'cüler de meydanlardaydı biliyorsunuz..

İTİRAF EDİYORUM!

İTİRAF ediyorum, ben tarafım…
Benim tarafım ezenin değil, ezilenin yanıdır…
Benim tarafım rantın değil, vatandaşın yanıdır…
Benim tarafım Cumhuriyettir, Atatürk devrimleridir…
Benim tarafım Amerikan uşaklığı değil, Türk Milliyetçiliğidir…
Benim tarafım Ayyıldız’ın altında vatanın bölünmez bütünlüğüdür…
Benim tarafım gençlerdir, öğrencilerdir, öğretmenlerdir….
Benim tarafım işçi, memur, emekli, esnaf, çiftçi, emektir…
Benim tarafım Haktır, Hukuktur, Adalettir…

Benim tarafım Tek Devlet, tek millet, tek vatan, tek bayraktır...

Bu yazı toplam 338 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız

okur