SRT Yayın Akışı - 18.04.2021
Son Dakika

NEDEN ÇİN AŞISI?5 Aralık 2020 - 08:40, Cumartesi


Taner İltaş

9 aydır koronavirüs belası ile yatıp kalkıyoruz. Tedbiriydi, yasağıydı, vakasıydı derken gerçekten zor günler geçiriyoruz.

Ölüm haberleri çoğaldı. Herkes için çember iyice daraldı. Salgının ikinci dalgası hiç tahmin edilmediği kadar kötü vurdu.

Bu şartlar altında hayatın normal akışı da durdu. Tehdit böylesine küresel çapta olunca gündemde koronavirüsten daha önemli konuşulacak bir şey de kalmadı haliyle.

Şehirle ilgili bir şeyler yazayım diyorum ama gerçekten anlamsız, boş. Sonuçta bu günlerde hayatta kalabilmekten ve hastalığa yakalanmamaktan başka her şey, her sorun bana önemsizmiş gibi gelmeye başladı.

Tabi salgınla ilgili en merak edilen de aşı ile ilgili çalışmalar.

En başta şunu söyleyeyim; Bir ülkenin her şeyi neden bu kadar tartışmalı olur, anlamakta zorlanıyorum.

Şimdi de bir Çin aşısı konusu ortalığı kasıp kavuruyor. Aşı vurdurmak istemeyenlerden ziyade, Çin aşısına karşı tepki gösterenler de az değil.

Malum Türkiye, Çin firması Sinovac şirketi ile 50 milyon dozluk aşı konusunda anlaşma sağladı.

Aşılar bugün-yarın gelecek ve ilk etapta sağlık çalışanları olmak üzere 4 aşamalı şekilde vatandaşlara vurulacak.

Ancak Çin’den gelecek aşıya karşı bir güvensizlik var. Çoğu kişi tereddüt içinde. Sıkça sorulan soru ise Türkiye’nin neden Pfizer- BioNTech ile ABD'li Moderna ve İngiliz Oxford Üniversitesi aşılarını değil de Çin aşısını tercih ettiği.

İnsanların kafası neden karışıyor? Şöyle birkaç dipnot paylaşayım da bazı şeyler daha açık anlaşılsın.

Şu anda 3. Faz ara sonucu açıklanan aşılar, AstraZeneca/Oxford, Pfizer- BioNTech, Moderna ve Gamelaya aşıları.

Henüz ara sonucu açıklamayanlardan biri de Sinovac aşısı. Yani bizim kısa süre içinde temin edeceğimiz aşı.

Bunlar benim değil, BBC’nin ortaya koyduğu veriler. Üstelik Çin aşısı şu aşamada dünyada rağbet gören bir aşı da değil.

Durum böyle olunca insanların kafası karışıyor. Sosyal medyada bununla ilgili tonla mesaj atılıyor.

Zaten salgınla başı belada olan insanlar, belki de hayatlarını kurtaracak olan aşıya tereddütle bakmaya başlıyor.

Zaten genel olarak aşılanmaya karşı ciddi bir tepki var. Nasıl olmasın! Televizyonu açıyorsunuz profesörün biri bir şey söylüyor. Öteki kanala geçiyorsunuz oradaki profesör başka bir şey söylüyor. 

‘Aşı uzun vadede problem yaratır mı?’ sorusuna uzman kişi, ‘Onu uzun vadede göreceğiz’ şeklinde cevap verirse, sizce kaç kişi bu aşıyı güvenle vurdurur ki?

Bilgi karmaşası, plansızlık, tereddüt, endişe…

İşte tüm yaşadığımız bu maalesef. O zaman bir şeyler yapmak gerekmiyor mu?

Vatandaş Çin aşısına güvenmiyor ama insanları ikna etmek ve tereddütleri ortadan kaldırmak için de bir şey yapılmıyor.

Tereddüt ve endişe o kadar büyüdü ki çoğu kişi ‘Bizi kobay olarak mı kullanacaklar?’ şeklinde mesajlar atıp korkularını dile getiriyor.

Dedim ya, bir ülkenin her şeyi neden bu kadar tartışmalı olur!

Daha önce grip aşısında da sıkıntı yaşadık. Aylar öncesinden durum belliyken, yeterli düzeyde grip aşısını temin edemedik.

Her neyse sözü uzatmayayım. Her ne olursa olsun devlet ‘Bu aşıyı vurdurun’ diyorsa, buna inanmalı ve güvenmeliyiz.

Ancak insanların içini rahatlatacak gerekli bilimsel açıklamaların da doğru ve etkin bir şekilde yapılması lazım.

Bu yazı toplam 1824 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar