SRT Yayın Akışı - 15.10.2019
Son Dakika

Nefsi Tezahür21 Eylül 2019 - 19:27, Cumartesi


Murat Beyaz

Toplumsal çapta, hiç günümüz kadar ego patlaması yaşandı mı acaba, geçmiş zamanlarda?

 

Açıkçası hiç, be hiç sanmıyorum.

 

Yaşadığımız şu ana baktığımızda, bu patlama toplumun her katmanında fazlasıyla göz kanatmakta.

 

Çoğunlukla nevzuhur “şöhret”lerin başını çektiği (istisnaları var mutlaka) makus tutumlarda, tevazunun sahtesi dahi “gösterişten” ırak kalmakta.

 

Doygunluk ve de olgunluk ne yaşta ne de başta. Egoizm her satıh-her yaş ve her başta.

 

Sadece “şöhret”liler olsa o da iyi. En azından kötünün iyisi de denilebilirdi.

 

Oysa 7den 77ye her birimiz çağın bu virüsünü kapmış-virüsüne kapılmış durumda. Üstelik, bilinen aşısal nitelikte bir panzehiri de yok… 

 

Yaşanan gerçek hayatın merkezine konulan bu sanal dünya, egoist tutumları tetikleyerek fertlerin bastırılmış narsist duygularını aleni olarak açığa çıkarmakta, hatta bunda bir beis dahi görülmemekte. Herkes ama her, kendi “filmini” vizyona sokma derdinde-peşinde, telaşında.

 

Farklı paylaşım yaparak “like” alma derdine düşen insanlarımızdan, bu uğurda hayatını kaybedenler de bulunmakta.

 

Gerçek olmayan bu sanal şöhret sarhoşluğu ile debelenen toplumumuzda aidiyet-görenek ve ahlakımızla ters düşen her türlü paylaşımı görmek mümkün. Ve dahi gitgide bu durum normal kanıksanır olmakta ki, asıl toplumumuz adına da en büyük tehlike bu noktada zuhur etmekte.    

Bu kıvam ile de, çoğalarak gelen yanlışa alkış tutmak, alışkanlıktan da öte bir refleks haline gelme noktasında.

 

Bir de “sosyal mecra” dışında(ki yine bunun da etkisi dahilinde), bireyler kendisini özel hissetmek dürtüsüyle marka ve kişiye özel ürünleri satın alma-stoklama-üzerinde taşıma-bulundurma programı ve emri İle hareket ederek lüzumsuz, pahalı tüketimin peşinde koşmakta. Esasen; bu nitelikte olduğu zannıyla temin ettiği, saat-telefon-ayakkabı-çanta vb. ürünler ile birey, oluşturduğunu sandığı sahte bir kimlik ve kalite ile makyajlanarak, cafcaflı bir ambalaj ile “etiket” oluşturma furyasında kendisi adına boşa kürek çeken bir kürek mahkumundan öteye dahi gidememekte.

 

Mahkumiyet kapitalizme, mahkumiyet nefse, mahkumiyet “içi boş” insanlığa.

 

Asıl ironi ise; reklam gerçekte para karşılığı yapılan bir tanıtım olmasına rağmen bahsi geçen durumda, o ürünlere para vererek sahip olanların, aldıkları “marka”ları taşıyarak-kullanarak sınır biçilemeyen yer ve mekanlarda, seyyar nitelikte o ürün ve markaların hem tüketicisi hem de bedelsiz-gönüllü tanıtım elemanı olmalarında yatmakta. Bu eylemin, onur-gurur ve kibirle yapılıyor olması da, ironiyi daha da hayrete çalmakta.

 

Bir zuhurat ki, tahribatı giderek çoğalmakta.

 

“Nefs bir puttur eyle dikkat nesfsine / Kır; o puttan doğmasın bir put yine” Mevlana

                                       

Teker üzerinden selamlarımla.

Bu yazı toplam 312 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar

okur