SRT Yayın Akışı - 24.10.2019
Son Dakika

O Köy14 Eylül 2019 - 07:28, Cumartesi


Murat Beyaz

Hayatımızı kolaylaştırma serüvenimiz tekerleğin icadı ile başlayarak  bugünün teknolojisi ile üst safhalara varmış durumda. Ancak bu teknoloji öyle bir hal aldı ki, bizi uzaklara götüren, “gidişi” olup da  “dönüş” yetisi bulunmayan bilet gibi. Tıpkı kavak yellerinin saçlarımızı üfürdüğü mevsimlerde Boney-M’in One Way Ticket(tek yönlü bilet) parçasında olduğu gibi. Yakınlardan uzaklaştık, uzaklara yakalştıkça... Müphem bir yolculuk uğruna.

Ahmet Kutsi Tecer’in “orda bir köy var, uzakta / o köy bizim köyümüzdür” dizelerinde saklı kalmış bir köyümüz var her birimizin. Uzaklaşıp, uzaklardan baktığımız bir köy…

İşte o köy; bizim memleketimiz, iyi huylu melekelerimiz, içinde varolup yeşerdiğimiz hasbi dünyamız, aidiyetimiz, manevi zenginliğimiz ve o zenginliğin hazinesini oluşturan değerlerimiz, değerlilerimiz.

 O köy;  gün geçtikçe kulağımızda tınısı kalan çocukluğumuzun ninnisi kadar uzak bir masiva.

Ve o köy; ay gibi parlak ve ay kadar uzak.

Cam parçasının esirleriyiz artık. İster televizyon, ister bilgisayar, isterse boy boy telefon ekranları olsun. Bizi bizden, yakınlarımızdan alıp her birimizi farklı uzak noktalara atan o cam parçaları değil mi?

Aynı ortamda yahut odada olup merkezden uzak, farklı dünyalarda gezinen, dağınık “tekil topluluk”lar oluşturduk.

Sözde sosyal özde yapayalnız insanlar, “birbirinden uzağa düşen ruhlar” olup çıktık.

Kapıldık dünyayı küçültme kumpasına. Özümüze, kültürümüze, “muhabbete” mamafih bize “yakın” ne varsa ırak kalarak hepsine.

Yıllık izinler yetmiyor artık…

Dini olsun, milli olsun bayramları yakınlarımızdan uzaklaşma fırsatı bildik.

Yurtdışı seyahat noktalarına ulaşmak ne kadar yakın ise günümüzde, yakın ziyaret noktalarımız o kadar uzak oldu cümlemize.

Sanal bir sosyallik ile sarhoş olup, gerçek bir yalnızlığı görememe hali uyuşturdu benliklerimizi. Bir yanda “imkansızlık”lara aldırmadan gönüller-ülkeler fetheden, beraberinde “kendi” kültürünü gölgesi bilen, cemiyet şuurunla göğe kubbeler çalan mazi, diğer yanda “imkanlık”larla “kendini” köreltme kabiliyetini gösteren bilcümle.

Tembellik, hazırcılık ve ahde navefa meziyetlerimiz oldu en görünür şekli ile.

Yakın-Uzak didişmelerden mütevellit hayatlarımız. Artık uzak değiliz “diğerlerine” hele yakın, hiç değiliz “kendimize”.

Tel dolaplarda kalmış/İçtenlik dostluk/Komşuluk fedakarlık/Gelmiş kolaylık/gitmiş insanlık/Arta kalmış/Huzurdan uzak/İç burkan/Ete kemiğe/Ruha batan rahatlık(MB)

Teker üzerinden selamlarımla.                  

Bu yazı toplam 587 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar