SRT Yayın Akışı - 21.09.2019
Son Dakika

ÖLÜYORUM... 7 Eylül 2019 - 06:20, Cumartesi


Semiha Özgür SEZER

Filmlerde ve toplumsal mesaj içeren yapımlardan bahsettiğimiz bir sohbet ortamında, adı geçti Jorge Luis Borges’in.

Hemen açıp okudum. Sizde yapar mısınız bilmiyorum, ama hiç ertelemeden ilgi duyduğum ya da merak uyandıran konuyu anında araştırırım. Allah’tan elimizde internet her daim var,  avantajları da var tabi.

Borges’in hayatını okudum. Dostoyevski düşkünlüğümden bahsetmiştim. Borges’ de onun kadar olmasa da ilginç bir hayat hikâyesine sahipti. O da hayata dair birçok şeyden dem vurmuştu. Tıpkı ben gibi, sen gibi,  herkes gibi.

‘’Alçaklığın evrensel tarihi ‘’ ilk öykü kitabı ve Borges, kitabın adında geçen alçak sözünün ağır olduğunu ifade etse de, hikâyelerin ardında başka bir şey olmadığını da ekliyor.Ne yapsın adamın dünyada gördü göreceği alçaklıktan ibaret. Serseriler, kabadayılar, kaçakçılar, çeteler, korsanlar, köle tacirleri, katiller, darağaçları, sahtekârlar, düzenbazlar… Çoğunlukla da hikâyesi, anlatılan alçak karakterin öldüğünü ya da maskelerin düştüğünü konu alıyor.

Bir kesit ;

“Açgözlülükle ekilip hoyratça işlenen, kötü kullanılan toprak, çok geçmeden bitkin düşüp tükenir, yerini ayrıkotları ve yosunlarla kaplı bir bataklığa bırakırdı. Terkedilmiş çiftliklerde, kasabaların kenar mahallelerinde, sık kamışlıklarda, ırmağın bataklığa dönüşmüş kollarının kıyılarında yoksul Beyazlar yaşardı. Bunlar genellikle balıkçılıkla geçinirler, zaman zaman avcılık yaparlardı, ama at çaldıkları da olurdu.” (Zalim Kurtarıcı Lazarus Morell, Alçaklığın Evrensel Tarihi)

 

Sadede geleyim; asıl size ithafen hepimizi silkeleyip tozunu alacak, sade dilde yazılmış,  Boges’in ‘’Anlar’’ şiirini paylaşmak istiyorum. Her satırını okuyun ve neleri yaşarken neleri kaçırdığınızı fark edin.

ANLAR

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, 

İkincisinde, daha çok hata yapardım. 

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. 

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, 

Çok az şeyi 

Ciddiyetle yapardım. 

Temizlik sorun bile olmazdı asla. 

Daha çok riske girerdim. 

Seyahat ederdim daha fazla. 

Daha çok güneş doğuşu izler, 

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. 

Görmediğim bir çok yere giderdim. 

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. 

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. 

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. 

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. 

Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. 

Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. 

Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, 

Gitmeyen insanlardandım ben. 

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. 

Eğer yeniden başlayabilseydim, 

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. 

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. 

Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, 

Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer. 

Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... 

ÖLÜYORUM... 

 

Ben düşündüm, sizde düşünün ; Şimdi ölüyorsunuz ve yanınızda ne götüreceksiniz ?

Bu yazı toplam 371 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar

okur