SRT Yayın Akışı - 19.05.2022

Son Dakika

ORTADA OLUNMAZ MI?17 Ocak 2022 - 00:53, Pazartesi


Semiha Özgür SEZER

Şu bir gerçek ki, taşın altına elini koyan, ter döken;  şehirde sosyal alanda aktif ve büyük bir çevreye sahibim. Her çevreden dostlarım var, köylüsünden, efendisine, gazeteci camiasından, siyaset camiasından, esnafından, meslektaşlarıma, danışanlarıma… gider böyle.

Kocaman çevre içerisinde kendimi fanusa almaya ve içeriden dışarıya sadece şehrin insanına hizmetler noktasında temasa geçmeye çalışıyorum. Çünkü en önemli statü benim için, öğrenmek ve bilgiyi yaymak, bulunduğum çevreye bende olanı paylaşma sıfatımdır. Bunun yolu da emekten ve samimiyetten geçer. Sıfatsızların kol gezdiği ortamlarda da bunun kıymeti bilinmez lakin.

Fanusa girdim ve bunu mecbur yapıyorum.  Manevi anlamda zehirleyen şu kötü gidişattan korunmak istiyorum. Ayağını attığın her yerde ayağından kapmaya hazır timsahlar mı dersiniz, daha da kibarlaştırıp oltalar mı diyelim, benden ol, ondan olma ocu olalım bu cu olalım mı dersiniz?

Tabi burada mesele ben değilim. Benim duruşumda olan birçok kişinin yaşadıklarıdır, hissiyatlarıdır bunlar.

Gerçekten sormak istiyorum!

 Ortada olunamaz mı? Yani sana tabi, ya da ötekine tabi olmanın kriteri nedir? Menfaat mi? Benim kriterim;  Rızkımı veren Hüda'dır kula minnet eylemem...ben dostsam seni sevdiğimdendir, mesafeliysem yanlış gördüğümden ya da  yanlışa ortak olmamaktandır. Basit cümleyle ifade ettim bakın.  Siyah –beyaz.

Siz biriyle kötüsünüz diye diğer kişinin de onunla kötü olmasını beklemeniz, hatta daha ileriye gidip gücü olana o kişiye karşı güç kullandırmanız! Beklentileriniz sadece nefsiniz için. Ama Nefis, üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar, dememiş mi Mevlana.

Sizde şu cümleleri duyuyorsunuz ilişkilerinizde değil mi?

  • Onu nerden buldun? Onlarla samimi olma! Ona kadar biz varız! Onu alma!
  • O böyle ! diyor. Öbürüne gidiyor o böyle. Onunla konuşma, ondan uzak ol!

Yalnız dikkat edin ismiyle bile hitap edemeyecek kadar aşağılar bir üslupla. ‘Onu’…

Yargıyı kurmuşlar, ona şerh koy buna şerh koy. Niye Paşa Hazretlerin sırf nefsi tahammül edemiyor diye, sende ‘koy’.

Öbürü seni çekemez algı oluşturur, öteki varlığına tahammül edemez hiç sebep yokken seninle mesleki olarak ekmeğinle oynamaya çalışır, öteki seni izler ah açık verse de yem etsek! Bunları yaşadık mı? EVET. Ama hep zararı kendilerine vermediler mi? Sizi daha güzel yerlere taşımadılar mı? Çünkü asıl güç var. Ol deyip oldurtan. O yüzden Sevgili okuyucum, unutmayın ki bazen arkadan vurulan tekmeler, insanı çok uzun mesafelere götürür.

 

Ne kötüsünüz!

Herkes bölünmüş, gaflette ölmüş.  Pozlar, yüksekten cümleler, inanmadığına alkış tutan inandığını kursağında biriktiren, kimsenin kimseye dost olamadığı, kimsenin kimsenin varlığından memnun olmadığı ama birlikteyiz pozu verilen sahte ortamlar ya da arkasından itibar zedeleyecek her türlü oyunlar. 

Cesur insanlara, dürüst ve doğru yaşamayı seçen, insanları elektrik aldım almadım diye bölmeyecek boş işler peşinde olmayan aklıselim insanlara su gibi ihtiyacımız var.

Örnek insanlar azaldıkça maalesef ENES KARA gibi gençlerimizin gidişatına daha fazla şahit olur olduk. Örnek Müslümanları, iyi insan örneklerini, takva ve nefsini köreltmiş insanları özler olduk. Aksi oldukça gelecek kaygısı yaşayan, içten içe çürüyen bir topluluğa dönüşüyoruz.

Körler Sağırlar

Şunu da ekleyeyim bana uzun zamandır neden yazmıyorsun diyorlar?

Yazı en güçlü silahtır. Ancak maalesef ne kadar yazsan ne kadar anlatsan hiç kimse duymak istemeyen kadar sağır, görmek istemeyen kadar kör olamıyor. O sebeple gerçekten bazı gazetecilerinde mesleğini gerçek anlamda yapamadığını görmek üzüyor. İnanmadıklarını çoğunlukla savunur görünüyorlar. Her zaman çiçek böcekte yazılmıyor değil mi?

Körler sağırlar birbirini ağırlarken, artık aynı duruşta olan saygı duyduğum kör ve sağır olmayan  okuyucum için; kısa bir aradan sonra  tekrar merhaba efendim. Tabi (gerçekleri yüzünüze vurduğum için değil ama) karamsar bir yazı ile döndüğüm için özür dileyerek.

Görüşmek üzere.

Bu yazı toplam 212 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar