SRT Yayın Akışı - 13.12.2019
Son Dakika

PEMBE TABLO ÇİZMEK KOLAY2 Aralık 2019 - 05:01, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Ülkemizin yoğun gündeminde kendisine yer bulamayan o kadar çok konu  var ki  hangisinden başlasam bilemedim.

Yağmur misali yağan zamlar, yepyeni vergiler.

 Yaşam iyice ağırlaşıyor.

 Milletçe yoksullaşmaya doğru doludizgin giderken, millet harcama kalemlerini keserken, kemer sıkmaya devam edeceğiz.

Özel sektör küçülüp, arkasız ve dayısızlar iş bulamazken, pembe tablo ne kadar iç acıcı, ne kadar inandırıcı olur ki?

Kayırma, kollama, kılıf bulma konusunda sıkı ve titiz takip, keskin dikkat gösterenler, işe uygun isim ve bahane bulma da asla zorluk çekmeyenler arttıkça umutların azaldığı ortada…

İŞKUR verilerine göre 6 milyon genç ne çalışıyor, ne de okuyorken, 100 üniversite mezununun 26’sı işsizken, gençler çözümü dışarıda arıyorken, 11 kişi alınacak bir kadroya 3 bin 500 kişi başvuruyorken pembe tablo çizmek kolay olsa da kaç kişi buna inanıyor?

Hayatın ağırlığına dayanamayan aileler, çıkışsızlığın ve umutsuzluğun yarattığı toplu intiharlar, yaşama nedeninin kalmamasına bağlı olarak ailecek ölümü seçiyorlar.

Son 16 yılda intihar edenlerin sayısı 47 bin 537 kişiyi bulmuş. Buna göre günde ortalama 8 kişi hayatını kendi eliyle sonlandırıyor. Sakarya’da da bu sayı azımsanmayacak kadar çok.

 Bu tablo toplumda insanlığın, iyiliğin, aklın, dayanışmanın büyük ölçüde çöktüğünün göstergesi olduğu kadar ülkenin çok net ve acı bir fotoğrafıdır.

Ekonomide sürekli pembe  makyajı bol  Bir  tablo çiziliyor. Bu tabloya  da milletin inanması isteniyor.

Üretim artmıyor, azalıyor. İthalat habire artıyor. Azalan üretim işsizliği körüklüyor. Ekonomi düzeliyorsa işsizin iş bulması lazım. Böyle bir şey yok.

Adına ne derseniz deyin! Bu çok acı bir Türkiye fotoğrafıdır ve çok önemsenmesi, acil eylem planlarıyla ciddiye alınması gerekir.

Her yer beton, her yer bina, her yer AVM iken, artçı ve öncü depremler sık sık gelip bizi yoklarken, insanlar için korku temelli kaygılar gelip çatmışken, üzerine beton yığarak bozduğumuz toprak- hava- su dengesi içinde soluk alamazken başka ne yazılır ki demek istedim…

Sert ve öfkeli esen rüzgârların içimizi nasıl kararttığını unutturmamak için, ekranlardan meydanlara yansıtılan dozu yüksek ve ayrıştırıcı sözlerin hayatımızı nasıl şekillendirdiğine, gözümüzü dört değil, sekiz açarak bakmamız gerektiğine inanıyorum.

Hayatın kısa, yokuşların dik, koşulların ağır, duvarların yüksek, kulakların sağır olduğu bir ülkede umut giderek azalıyor deyip nokta koymak istedi.

Bu yazı toplam 192 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

 

Evren TV Programlar