SRT Yayın Akışı - 09.12.2021
Son Dakika

SABIR ACI BİR OT GİBİDİR18 Ekim 2021 - 00:59, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Yaşam serüveni içinde en çaresiz kaldığımız, en zorlandığımız anlardan birisidir bir yakınımızın kaybı.

Yaşımız kaç olursa olsun hayatımız boyunca karşılaşabileceğimiz zorlukların en başındadır ölüm gerçeği.

Geçen hafta amcamın torunu 12 yaşındaki  Zeyneb’imizi toprağa verdik. Yine  nisan ayında 25 yaşında Deniz’imizi kaybettik.

 Her ölümün acısı büyüktür, ama zamansız ve genç yaşta ölümler daha da acıdır

 Allahım hiç kimseye  böyle bir acılar vermesin

Tarif etmem imkansız bir acı. Sadece kocaman bir boşluk kocaman bir hiçlik.

   Annemizi, babamızı, kardeşimizi, eşimizi, evladımızı ya da bir arkadaşımızı, akrabamızı kaybetmek ve ardından çaresizce bu kaybedişi kabullenip, hayata yeniden tutunmak hiç de kolay olmaz.

   Sabır, ağrıları dindiren acı bir ot gibidir.Hem can yakar, hem de tedavi eder. Ateş düştüğü yeri yakıyor elbet , herkes kendi dünyasına çekilip anılar ile baş başa kaldığında asıl yüzleşiyor acıyla.

   Koca bir boşluk . Neye sığınabilir insan

Sanki her şey bitti sanırsın .

Bitmez. Çünkü Sabır öyle bir iptir ki; sen kopacak sanırsın, o gittikçe güçlenir.

Sen bitecek sanırsın, o gittikçe çoğalır.

       İnsanın en sevdiği, en güvendiği ya da en yakınındaki kişiyi kaybetmesi, bugüne kadar yaşanılanlarla, acı tatlı tüm paylaşımlarla  vedalaşması, en önemlisi de yeniden hayata tutunup, kaldığı yerden başlaması bir süreç ister.

     Kayıplar insanın yaşadığı en büyük acı.Bu acı karşısında bizlerde teselli vermek ,kayıp yaşayana destek olmak istiyoruz. Ancak bazen öyle yanlış yapıyoruz ki ,kayıp yaşayan kişiye daha da zarar veriyoruz.

Gittiğim cenazelerde gözlemlediğim tespitlerime dayanarak yazdığım bu yazıma lütfen kulak verin.

   Öncelikle ,kaybedilen kişinin acısını görmezden gelmeye çalışmak ve yaşanması gereken üzüntü ve kederi itmek ve yaşamamaya çalışmak durumu daha da kötüleştirir. Bu sebeple kişi belli bir süre yasını yaşamalı ve içinde tutmamalıdır.

Bırakın istediği şekilde ,istediği müddet ağlasın.İçinde yanan ateşi göz yaşıyla sulasın. “Ölenle ölünmez”, “Ağlayınca geri mi gelecek” gibi söylemler kayıp yaşayan kişinin yas sürecine girmesinin, bu süreci yaşamasının veya bu süreci tamamlamasının önünde engel teşkil eden sorunlu yaklaşımlardır.

Ağlamak insana acı veren bir duruma ve üzüntüye verilen en doğal tepkidir. Bu dönemde ağlamamak kişinin yas tutmadığı anlamına gelmez, aksine yasını olması gerektiği gibi yaşayamadığının göstergesidir. Kaybedilen kişinin resimlerine bakmak ve onunla ilgili konuşmak yas sürecinde gerekli ve normal olan durumlardır.

Önemli olan hayatı ne derecede ve ne kadar yoğun bir şekilde etkilediği ve bu etkinin zaman içinde azalıp azalmadığıdır.

  Bazen konuşmak yerine susmak gerekir. Ölenle ölünmez ama geride kalanların acısına ortak olunur. Hüzünler paylaşıldıkça azalır.

Bu yazı toplam 149 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar