SRT Yayın Akışı - 28.01.2022

Son Dakika

SANA MÜTEŞEKKİRİM6 Aralık 2021 - 00:44, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Cumhuriyetimiz henüz 11 yaşındayken Türk Kadınına Seçme ve Seçilme hakkının verildiği tarih olan 1934’ün üzerinden 87 yıl geçmiş.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk,  kadınlar için “Dünya’daki her şey kadının eseridir” diyerek ve bu sözünü desteklercesine 5.Aralık 1934’te Anayasa ve seçim Kanunun da yapılan değişiklik üzerine kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Bu yapılan çalışma toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimlerinden birisidir.

5 Aralık’ı böylesine tarihi kılan nedir?..

Bu soruya cevap vermek,  bizim boyumuzu aşan bir iş ve harcımız değil. Ama  kalemim yettiğince  5 Aralık’ ı kendimce anlatayım.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü, tüm dünyada kadınların daha insanca yaşama isteğini dile getirdikleri bir mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır.

Bizde ise ayrı bir önemi var.  Yani  Türk Kadınına Seçme ve Seçilme hakkının verildiği tarihin yıl dönümü.

Yani 87 yıl önce Türkiye’de; kadınların siyasal anlamda yurttaş olduğu tarih.

Yani 87 yıl önce Türk Kadınlarının batılı kadınlardan ve pek çok ülkeden, çok daha önce “Seçme ve Seçilme” hakkını kazandığı tarih.

Yani kadınların hayatına eşitliğin, seçme ve seçilmenin kazındığı tarih.

Yani vatanı vatan yapan kuşağın kadına verdiği değeri “altın harflerle” yazdığı tarih!

İslam coğrafyasında kadının yazgısını değiştirebilen tek laik ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, kadınlarına verdiği değerin  ilan edildiği tarih.

Toplumun yarısını oluşturan kadınlar seçilme hakkını elde ettikleri 87 yıldır Meclis'te hep azınlıkta kaldı, çok küçük oranlarda temsil edildi.

Kimine göre bayan, kimi göre kadın, kimine göre hamım.

Ama seçimlerde partilerin en büyük güvencesi yine kadın

Biliyorlar ki kadın olmasa biz bu seçimleri kazanamayacağız.

Kapıları tek tek kadınlar çalsın, sahada kadınlar çalışsın, ama  aday  gösterilmeye  gelince kadına yer yok. Tüm siyasi partiler kendi iktidar alanlarını kadınlara borçlular, unutmasınlar.

Her kadın kendine bu soruyu sorsun

 Ben neden hep seçiyorum, neden seçilmiyorum?

    Geçen hafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu ve grubun tüm milletvekillerinin ortak imzasıyla TBMM Genel Başkanlığı’na verilen Siyasi Partiler Kanun teklifi AK Parti ve MHP gruplarının oylarıyla reddedildi.

CHP’nin 8 Mart’ta TBMM Başkanlığı’na sunduğu Meclis’te eşit temsiliyet talebiyle oluşturulan kanun teklifini, siyasete ‘Eşit Temsil’ ve ‘Fermuar Sistemi’ getirmeyi hedefliyordu.

Siyasette kadın ve erkeklerin eşit temsiliyetinin sağlanması için verilen  kanun teklifinin gündeme alınmasıyla ilgili önerge AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

Daha da üzücü olanı AKP-MHP sıralarındaki kadın milletvekilleri de hayır demesiydi.

 Bu ne demek biliyor musunuz? Her seçimde olduğu gibi erkekleri seçmek için  çalışmaya devam edeceğiz.

 Bence tarihi  bir fırsat daha kaçırıldı.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yerleşmesi, eşitsizliklerin azaltılması ve eşitlikçi bir anlayış için Siyasi Partiler Yasası'nda ‘Eşit Temsil' ve ‘Fermuar Sistemi' iyi bir başlangıç olacaktı. Eşit temsil için, seçim sisteminde değişiklik şart. Fermuar sistemi şart. Kadınlar olarak eşit oy veriyoruz. Eşit temsil hakkımızı istemek  bu kadar mı zordu?

Her seçim öncesinde gerek yönetim, gerek bazı kafalar, ama ille de akademik kadroları dolduranlar kadını kutsal ve naif bulup iş yaşamı yıpratıcıdır sonra üzülürüz diye kaygılanıyorlar Bunun için de saygıda kusur etmiyorlar.

Kadını sadece ev hanımı olarak gören zihniyete kadınların bir ders vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Kadınların her işin üstesinden başarıyla çıkacağına inancım tam

Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923’te de şöyle diyordu:

“Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.”

5 Aralık 1934’te Atatürk, bir kez daha tüm dünyaya örnek olacak bir karara öncülük etti. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkı için harekete geçti. Ve, Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklik ile bundan tam 87 yıl önce kadınlar, en demokratik haklarına kavuştular.

87  yıl sonra bugün bu hakkımızı yüce Atatürk’ün amaçladığı, tanımladığı, istediği gibi bağımsız, özgür, özgüveni tam kullanıyor muyuz? Bu soruya yanıtım hayırdır!

Çünkü biz seçilme hakkımızı yeterince kullanmıyoruz.

Sadece seçiyoruz

 Bu hakları  bize  veren büyük önder

5 Aralık’ta az sayıda olsa da seçilen   kadın milletvekilleri,  kadın belediye başkanları  sana ne der, hakkında ne düşünür, sana nasıl teşekkür eder bilmiyorum.

Ancak bana kattığın her şey için, çok önemli kazanımlarım ve kazandırdıkların için,

Uygar dünyanın kapılarını açtığın için,

Düşünce dünyamı aydınlattığın için,

Sadece yaptıklarından değil, gölgenden bile güç aldığım için sana müteşekkirim…

Bu yazı toplam 149 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar