SRT Yayın Akışı - 24.10.2020
Son Dakika

SELEFİLİK ve SİLAHLANAN DERNEKLER 29 Eylül 2020 - 02:15, Salı


İbrahim KALKAN

Geçtiğimiz günlerde Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut ÜNLÜ vahim bir iddia ortaya attı.

İddiaya göre ülke genelinde iki bine yakın selefi dernek var ve bunların yüz elli tanesi silahlanıyordu.

Bu iddia ne kadar doğru bilinmez ama neden bu dernekler ile tarikatların karşı karşıya geldiğini anlamak için selefilik, selefiliğin tasavvuf anlayışı ve selefiliğin mücadele anlayışını kavramak gerekiyor.

Selefilik iman esasları konusunda ilk dönem bilginlerini izleyen ayet ve hadislerin zahiri manalarıyla yani herkesin direk anladığı anlamı ile yetinip bunları kabul eden teşbih, tevil,  tecsim gibi konulardan uzak duran ancak zamanla tahrifata uğramış ehlisünnet topluluğudur.

Selefi anlayışının en belirgin özelliği akaid alanında akla rol vermemek, manası açık olmayan ayet ve hadisleri yorumlamaktan kaçınmaktır.

En yoğun oldukları ülkeler Suudi Arabistan ve körfez ülkeleridir.

Selefilik anlayışının en belirgin özelliklerinden biri de bid’atlara karşı olmalarıdır.

Bu bakımdan tarikatları sonradan ortaya çıkan, İslam’ın ruhuna aykırı yapılar olarak görürler.

Allah ile kul arasında aracının bulunamayacağını, aracılık iddia edenlerin sapık, aracıya ihtiyaç duyanların ise müşrik olacağını kabul ederler.

Bu yüzden selefilerin yoğun olduğu bölgelerde tarikatlar fazla yaygın ve etkin olamamıştır.

Hatta yönetimi ele aldıkları bölgelerde türbeleri yıkmak, tekkeleri kapatmak tahrif etmek gibi sert tavırları vardır.

Silahlı mücadeleye büyük önem verirler.

İslam hukukundan başka hukuk sistemlerine tabi olmayı, laik düzeni küfür sayarlar.

Aslında tasavvufun özünden uzaklaşmış günümüz bazı istismarcı tarikatlarına karşı olmaları kulağa hoş geliyor ama hüküm ve cezada çok ağır olmaları büyük tepkiye yol açıyor.

İslam ise ifrat ve tefritten uzak bir anlayışa sahiptir.

Şimdi cübbeli Ahmet’in iddiasına dönecek olursak; cübbeli Ahmet bu anlayışa sahip derneklerin silahlanarak toplumun huzurunu bozabileceği, silahlanmayı pek de hoş karşılamayan tarikat yapılarına karşı büyük bir risk oluşturabileceği dolayısıyla islama ve müslümanlara zarar vereceği kanaatini taşıyor.

Bence de haklıdır. Devletimiz hiçbir grubun silahlanarak toplumu sıkıntıya sokmasına müsade etmemeli, toplumun tüm kesimlerinin güven içinde yaşayabileceği ortamı temin etmelidir.

Zira bu grupların kime, ne zaman, ne kadar zarar vereceği meçhuldür.

Vatandaşlarımız da ifrat veya tefrite düşen bu tür yapılanmalara mesafeli durmalıdır. Selam ve dua ile hoşça kalın.

Bu yazı toplam 1744 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar