SRT Yayın Akışı - 15.10.2019
Son Dakika

SEVGİ VE SAYGI29 Ağustos 2019 - 11:33, Perşembe


Halil MÜFTÜOĞLU

Elbette ki sevgi ve saygı, yalnızca Allah`a imanı tatmış bir kalpte olur. Allah'a(cc) kulluğu kabul etmeyen bir kalpte, ne büyüğe saygı nede küçüğe sevgi duygusu olur.

              "Sevilmesi ve saygı duyulması gereken bir insanın mükemmel ve kusursuz olması gerekir." düşüncesi tamamen yanlış bir düşüncedir. Çünkü insan olmak hata yapmakla eş değerdir. Her insan hata yapmaya meyilli olduğu gibi her insanda sevilecek veya saygı duyulacak bir özellik vardır.

 

               Hakiki sevgi Allah(cc) sevgisidir. Allah'ı(cc) sevmeyen onun yarattıklarını sevemez. Kısacası İslam, bir toplumu yönetme dinidir. İçinde bulundurduğu hükümlerle kendisine mensup olanların, huzurlu ve kardeşçe yaşamasını sağlar. İslam'ın girmediği bir kalp, bir toplum ve bir devletten; sevgi, saygı ve bu iki duygudan meydana gelen hakların gözetilmesi asla beklenemez. Huzur yalnızca İslam`dadır.

               Hz. Peygamber (s.a.v) ashabıyla beraber yürürken yol kenarında bir köpek ölüsüne denk gelirler. Sahabelerden bazıları bu manzara karşısında "Bu leş ne kadar da pis kokuyor" demekten kendilerini alamazlar. Bu durum karşısında Allah Rasulünün tepkisi ise hayli farklı olmuştur: "Köpeğin ne güzel dişleri var!" Aslında Hz. Peygamber (s.a.v) ‘kötünün içinde de bir güzellik vardır` vurgusu yapar.


               Hz. Peygamber (s.a.v)'in "Kişi sevdiğiyle beraberdir, sevdiğin birine, sevdiğini söyle, kendin için istediğini din kardeşin için de istemedikçe hakiki Müslüman olamazsın.’’ Bir Müslüman`a sövmek fısk, onunla savaşmak küfürdür." hadis-i şerifleri, aslında sevgi ve saygının İslâm'ın temel esaslarından olduklarını da vurgulaması anlamına gelir.


               Allah`u Teala mü'minler arasındaki sevgi, saygı ve kardeşliği Hucurat suresi,10. Ayette şöyle açıklıyor. "Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulur ki esirgenirsiniz." Tefhimul Kuran`da İmam Mevdudi bu konuyu şöyle açıklar. "Bu Ayet yeryüzündeki tüm Müslümanları evrensel bir ailenin bireyleri olarak ilan etmektedir.’’ Demektedir.

               Sevgi ve saygının kendilerinde öne çıkmadığı bir toplumun istikrarlı olması ve istikbalde var olmasını garantileyecek başka hiçbir kavram yoktur. Maddi güç geldiği gibi bir gün yok olmaya da mahkûmdur. Ama manevi ve bir toplumun asıl gücü olan sevgi ve saygı, içinde bulunduğu toplumu daima aziz etmiştir. Tarih sayfalarına göz gezdirdiğimizde bunu açıkça görürüz. Buna örnek olarak Asrısaadet devrini gösterebiliriz.

               İçinde cehaletin hüküm sürdüğü, güçlünün zayıfı ezdiği, sevgi ve saygının yok olduğu bir toplum İslâm ile tanışınca bambaşka birer kişilik kazandılar. Çünkü İslâm sevgi ve saygıyı emreden bir dindir. Güçlünün gücünü kontrol altına aldığı gibi, savunmasız bir insanın da haklarının göz ardı edilmesine asla izin vermez. Küçüğün büyüğe saygı göstermesini emrettiği gibi, büyüğünde küçüğe sevgi göstermesini emreder.

              Sevgi ve saygı; insan olmanın, insanca yaşamanın iki temel kuralıdır. Bu temeller, toplum içindeki yaşamı düzenleyen ve kardeşçe yaşamaya vesile olan ahlaki esaslardır. Saygılarımla

***CUMA GECEMİZ VE YARINKİ CUMA BAYRAMIMIZ KUT VE MUT OLSUN İNŞALLAH. AMİN***

Bu yazı toplam 609 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar

okur