SRT Yayın Akışı - 02.07.2020
Son Dakika

 

SOSYAL MESAFEYE HALA ALIŞAMADIK 2 Haziran 2020 - 06:40, Salı


Taner İltaş

Evet dün itibariyle yeni bir dönem başladı. Kontrollü normal hayata resmen adım attık. Yaklaşık 3 ayın ardından belli başlı yasaklar kaldırıldı.

İnsanların topluca bir araya geldiği mekanların açılmasının yanı sıra, seyahat yasağının kaldırılmış olması en çarpıcı gelişmeler.

Peki bundan sonra hayat nasıl olacak?

Aslında 3 ay öncesine dönersek, şimdi karşılaştığımız durum kimsenin beklentisi ve hayali olan bir durum değildi.

Çünkü, bu virüs Türkiye’de ortaya çıktıktan sonra genel kanı ‘Birkaç hafta içinde normale döneriz” şeklindeydi.

Ancak işin hiç böyle kolay olmadığı anlaşılınca bu sefer de Haziran ayı her şeyin biteceği tarih olarak işaret ediliyordu.

İşte Haziran ayına geldik. Maalesef her şey de bitmedi. ‘Virüsten kurtulduk, eskiye dönüyoruz’ diyemiyoruz.

Sadece ve sadece ‘kontrollü’ bir şekilde hayatımıza devam etmek zorunda olduğumuzu biliyoruz.

Yani virüs tehlikesi ile beraber, normal hayatımızı sürdürmemiz gerekiyor. Bu da belli başlı tedbirlerin uygulanması gerektiği zorunluluğunu hayatımızın tam merkezine yerleştiriyor.

Zaten işin can alıcı kısamı da burası. Tüm dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de ekonominin çarklarının dönmesi gerekiyor.

3 ay zaten çok uzun bir süreçti. Bir 3 ayın daha aynı şekilde geçirilmesi, herkesin malumu ki ekonomiyi çok derinden yaralar.

Zaten koronavirüsün ekonomik faturası önümüzdeki süreçte canımızı yakmaya başlayacak. Daha bir şey görmedik.

Sonbaharla birlikte yaşanacak işsizlik, koronanın önümüze koyacağı en acı fatura olacak. İnşallah yanılıyorumdur.

Her neyse biz şimdiye dönelim. Hayatımızı bu noktadan sonra çok tedbirli bir şekilde sürdürmemiz gerekiyor.

Sürekli hatırlatılan ve taviz verilmesi mümkün olmayan 3 önemli kural var. Maske, sosyal ve mesafe ve hijyen.

Aslında ne kadar kolay. Maskeye zaten alıştık. Hijyen konusunda da hem kültürümüz, hem de alışkanlıklarımız gereği bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum.

Ancak yeni dönemde en çok baş ağrıtacak olan konu ‘sosyal mesafe’ olacaktır. Hala toplum olarak buna alıştığımızı düşünmüyorum. 

Ancak bunun şakası yok. Sosyal mesafeyi korumak hayat kurtarır. Her ne kadar bu iş bireyin kendisinde bitse de, denetim mekanizmasının çok sıkı bir şekilde uygulanması, gerekirse caydırıcı cezaların işleme koyulması şart.

Türkiye’de vaka artış oranı bu kadar düşmüşken, salgın gerçekten önemli ölçüde kontrol altına alınmışken sosyal mesafeyi uygulama konusunda eğer bir sorun yaşarsak, bunun bedelini ağır öderiz.

Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama yasakların sona ermesiyle çarşı-pazarda yaşanan o kalabalıklar gözüm önüne geliyor ve doğrusu endişelenmiyor değilim.

Bazı insanlar gerçekten tehlikenin farkında değil. Onlar sadece kendilerini değil, başka insanları da tehlikeye atıyor.

Canla başla verilen ve buraya kadar getirilen mücadelenin, emeklerin ziyan olmaması için tedbirlere uymak zorundayız.

Bunun şimdilik başka bir yolu yok gerçekten.

Bu yazı toplam 1395 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar