SRT Yayın Akışı - 22.07.2018

SÖZE LİBAS GEREKİR31 Mart 2018 - 07:38, Cumartesi


Semiha Özgür Sezer

‘’Aileler kendi aralarında karar vermişler. Hiç haberim olmadan görücüye çıktım. Ve bir saatlik görüşmeden sonra gelmişken yüzük takılsın denildi. Oysa sevdiğim, evlilik planı yaptığım biri vardı.

Bizde anne baba karar verdiyse karşı çıkılmaz. Karşı dahi çıkacak gücü bulamadım.

Evlendim ama mutlu değilim, ısınamıyorum. Belki çocuğumuz olursa ısınırım dediler.Şimdi iki çocuğum var.Hiç bir şeyi değiştirmedi. Kendimi çaresiz hissediyorum. Şiddet görmeye başladım eşimden, babamın evine sığındım. Ne zaman derdimi anlatmaya kalksam babam, ’’sus ele güne, düşmana güldürme’’ diyordu.’’

Çok sıradan gibi görülen bu özet hikayede,halen daha kıramadığımız kültür,örf,adet,gelenek kılığına bürünmüş maskeli yargıların bir hayatı, üstelikte kendi canı,parçası tarafından nasıl çarçur edildiğini görüyoruz. Bu ister ailen olsun,ister başka.Aile içerisinde dahi yapay ilişkiler oluşturduk.Dayatmalara dayanan ,yahut demokratik aile tipini yanlış anlayıp, özgürlüğe kol kanat geren bir aile modeli olduk.Özgürlüğü ise hep yanlış anladık.Sorumsuzluk,bencillik,kafaya göre hareket etmek,bu geminin kaptanı benim deyip hayata oltasını ‘rastgele’ deyip atan, avcı insan modelini türettik.

Hatırlarsınız bir yazımda yazmıştım;

‘’ İnsan ironileri barındıran bir varlıkken yapay ilişkilerin olmaması ne mümkün.

Kaotik düzende bütün canlılar birbirini yiyerek ayakta kalıyor. İnsanoğlu da Kamboçya ruhlu. Hayatta kalmak için yahut salt çıkarcılık için uçan kaçan ne varsa ‘böl ,parçala, ye’ stratejisini uyguluyor. Paleotik çağının o gırtlaktan çıkan seslerle konuşma çabasının yerini çok konuşan ama bomboş konuşan zehir saçan insanlar yer aldı.’’

AİLE İÇİ DOYUM

Ailede her bir birey, değerli ve önemli olduğu hissini yaşamalıdır. Eğer yaşamıyorsa, soruyorum; Aile ne için var ??Sadece üremek, türemek için mi???Çocuk yapmayı üreme zorunluluğu, sürü psikolojisinin bir parçası olarak görüyoruz. Nasıl anne-baba olabileceğimizi kestirmeden, ürüyoruz.Ve çocuklarımızın mutsuzluklarında dahi üreyerek mutlu olabileceklerini aşılıyoruz.

‘’Çiftler sorunluysa,çocuk yapın aranız düzelir.’’Efsanesi de en güzel örnek.Çocuk yapmak ilişkinin ilgi durumunu dahada azaltır bir yandan.Annenin çocukla haşır neşir olma yorgunluğu,bebeğin tüm gece beşiğinin sallanması,gaz sancıları,havaleleri,çocuk bakımı esnasındaki çiftlerin birbirine tahammülsüzlüğü,patlamaları zor bir süreç….evet paylaşımlar birleştirir.Ama normal giden evliliklerde bu geçerli.Zaten sorunlu olan iletişimlerde çocuğun olması daha da kopmalara neden olabilmekte.Sözün özü ilişkiyi düzeltmeyi,hatta eşin kendine bağlanmasına bir yöntem görülmesi kadar saçma bir yaklaşım ancak bizde var.

DEĞERLİ HİSSETTİR

Velhasıl;Ne olursa olsun Aile bağlarınız öyle güçlü olsun ki,aileden bir birey, başkasının sevgisine, desteğine, ilgisine onayına ihtiyaç duymasın. Sizden almadığı onayı, onaylanmak için başka ailelerden alan, yahut battı balık yan gider deyip, suç vb. olumsuz davranışa yönelerek aileyi cezalandırmak isteyen çocuklar bizim eserimiz.

Ele güne ayıp deyip, elalemi önemsediği kadar kendi ailesini önemsemeyen ebeveynler,mutsuz çocuklar yetiştiriyorlar. Sorsak ‘çok seviyorum yavrumu’ diyen ebeveynlerin, davranışta hayat bulmayan sevgi ve ilgisizlik yaklaşımları, psikolojik katliamdan başka şey değil.

Söze libas gerekir .

Kabuklarımızı  kırmak içimizden incileri çıkarmak lazım.

Saygılar

Bu yazı toplam 348 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Sosyal Medya


 

 

KÖŞE YAZARLARI


Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Srt Programlarımız