SRT Yayın Akışı - 28.02.2021
Son Dakika

ÜRETİCİ TARLASINI TERK EDİYOR25 Ocak 2021 - 01:40, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Bir zamanlar üretimde bölgenin cazibe merkezi olan Sakarya  bu gün bu özelliğini kaybeden ve tüketen bir toplum oldu.  Köylerden  göç vermeye başladık. Göçle birlikte tarımda da küçüldük. 

   Bir zamanlar, eskiden köy dediğimiz, şimdilerde mahalle olarak tanımlanan yerleşim yerlerinde hareket vardı. 

    Ürünün her çeşidi yetiştiriliyordu. Nüfus devamlı artıyordu. O mahallelerde üreticinin her ihtiyacı kendisi tarafından karşılanıyordu. 

   Sonraları ne  oldu. Girdi fiyatları arttı. Çiftçi ürettiği ürünleri pazarlamada sorun yaşamaya başladı. Bu da kafaları karıştırdı. Üretici severek aşk ile çalıştığı topraklarını bir bir terk etmeye başladı.  

Üretime küsen üretici, tarlasını terk etti. Asgari ücretle iş bulursa göklere uçuyor.

 Bende  ev  hanımı olarak  küçükte olsa ekonomist sayılırım.

   İstikrar  ortada. İşsizlik, hayat pahalılığı, ekonomik sıkıntılar, zorda olan ticaret hayatı, yangın yerine dönen çarşı- pazar, artan kazalar. 

       Tarımın hali ortada. Girdi fiyatları  artıyor. Köylü köyünü terk ediyor.

   Alıp başını giden zamlar, dizginlenemeyen işsizlik, artan ve yayılan geçim derdi, intiharlar, cinayetler, iflaslar, tavan yapan umutsuzluk  ve birde korona.

 

Covid19 salgını nedeniyle çiftçinin yaşadığı sorunların daha da arttı. Son Yıllarda artan girdi fiyatları, pazarlama sorunları ve yaşanan doğal afetler nedeniyle ekonomik geliri azalan ve krediye daha fazla ihtiyaç duyan tarım sektöründe, Covid-19 salgını ile sorunlar daha fazla artı.

    Çiftçi, aldıkları kredileri ödeyemez hale geldi hem de bankalara olan borçlarını. Bunun üzerine de çiftçilere bir bir icra ve haciz gelmeye başladı.

    Etten ota, balıktan tavuğa, pirinçten nohuda, şekerden mercimeğe ithal etmediğimiz bir şey kaldı mı? 

   Pansuman değil, kalıcı önlemler alınsaydı, her şey haraç mezat satılmasaydı, batan, biten, çöken esnaf sayısı bu kadar olur muydu?

    Halkın asıl sorunlarını geri plana iterek  el çabukluğuyla, laf karabalıklığıyla, varsa yoksa kendi seçmen kitlesini etkileyerek ortamı dinamik tutmadaki başarısı.  Benim anladığım istikrar bu.

      Muhalefeti, iktidarı, sanayicisi, işadamı,  hiç fark etmez. 

Günü kurtarmak adına yapılan açıklamalar ya da atılan adımların ne bu şehre bir faydası olur ne de kişilerin kendisine. 

Herkes lafa geldiğinde ‘önce Sakarya’ diyor ama iş icraata gelince farklı  öncelikler devreye giriyor. 

     Sakarya bugüne kadar hak ettiği noktaya gelememiş bir şehirdir. Ama öyle yerlerde sürünen de bir şehir  de değil. 

       Anlamsız siyasi kavgalar, iç çekişmeler, ‘üzüm yemek önemli değil, bağcıyı dövelim de ne olursa olsun’ anlayışı yüzünden bugüne kadar çok zaman kaybetmiştir. 

       Zaman kaybı da bu şehrin çıtasının daha da yükselmesini önlemiştir. 

 

Bu yazı toplam 689 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar