SRT Yayın Akışı - 02.04.2020
Son Dakika

Yedi Asırlık Pazar15 Şubat 2020 - 09:27, Cumartesi


Murat Beyaz

“Bir şehrin yerlisi olmak gidecek yeri olmaktır.Dostoyevski

Dünya hayatına gözümü açtığım, ‘Ey yerküre ben geldim bak, bende varım!’ dercesine ilk naramı ciyaklayarak sarf ettiğim, “kabak” gibi kucak kucak sevdiğim, parçası olduğum ve parçalarımı bulduğum yegȧne memleketim; Adapazarı.

 

Yeni bir ülke/Başka bir şehir bulamazsın/Bu şehir arkandan gelecek/Sen yine aynı sokakta dolaşacak/Aynı mahallede kocayacaksın/Aynı evlerde kır düşecek saçlarına”  Konstantinos Kavafis Şehir isimli şiirindeki bu dizeleri bana yazdığını söyleseydi  asla şaşırmazdım. Bulamam-dolaştım-dolaşıyorum-kırcılım-yaş/alıyorum…

 

Başta Sapanca Gölü olmak üzere gölleri-yaylaları-kaplıcaları, Karadeniz’in hırçın kızı Karasu sahili, dünyanın en büyük ikinci longozu(subasar ormanı)  Acarlar Longozu, her şeyin hızlı yaşandığı günümüzde sevgi, saygı, tevazu ve “yavaşlığın” hakimiyet sürdüğü “sakin şehir”(cittaslow) Taraklı’sı, tarih ve bağ kokan üzüm diyarı Geyve’si ile birçok tarihi ve tabiat harikası güzelliklere ev sahipliği yapmakta. Mavi ve yeşilin farklı tonlarını barındıran doğası ve mavi-yeşil tebessümü ile misafirlerini karşılamakta Sakarya.

Ancak, her ne kadar il adı Sakarya olsa da, bizler için şehir Adapazarı’dır. Ada’dır. Tarihi, yerleşkesi, yaşamı, yaşanılanı ve kolektif kültürü ile var olarak süregelen şehrin adı Adapazarı’dır. Adapazarı; 1300’lü yıllardan bugünümüze erişen köklü mirasın adıdır.

Aşığın dilinde de Adapazarı Ada’dır; “Adapazarı'na demişler Ada/Yar elinden yaralarım ziyade/Çiğdemleri dağda gülü ovada/Açtı bahar çiçekleri Ada'nın” Aşık Veysel

Şairin mısrasında da Ada, Adapazarı’dır; “Ada demek. Adapazarı demek” Orhan Veli Kanık

M.Ö. 300 ile M.S. 395 tarihleri arasında Bitinya’lıların uhdesinde bulunan, M.S. 395 yılında Doğu Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiş olan bereketli Akova(Adapazarı Ovası) 1323 - 1326 yılları arasında Orhan Gazi’nin emri ile Konuralp ve Akçakoca komutalarında Adapazarı ve çevresi peyderpey fethedilerek yeni yeni yeşeren koca çınarın köklerine dahil edilmiştir. Böylelikle; önce Bitinya’lı, sonra Bizans’lı ve son olarak da Osmanlı olan Adapazarı gerçek ve kalıcı hüviyetine kavuşmuş, ilk dönemlerinden itibaren Osmanlı’nın tarihsel gelişimine, seyrine tanıklık etmiştir.

Adapazarı’nın bu meyandaki tarihi dokusundan biri de Jüstinyen Köprüsü’dür. Bizans İmparatoru II.Jüstinianus tarafından 553 yılında yapımına başlatılarak, 562 yılında tamamlanmıştır. Bizans’ın Anadolu’daki en görkemli eserlerinden biri olan köprü, Ayasofya’ya akran 15 asırlık yaşı ile nice kültürlerin, devletlerin ve savaşların evrensel tanığı ve tarihi anıtı olarak halȧ ayaktadır.

1563 tarihli kayıtlarda da görülmektedir ki Adapazarı, Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü’nden uzanan kol arasında kalan kara üzerinde yer alıyor olup, ada görüntüsü vermesinden dolayı Ada Karyesi(Adaköy) olarak isimlendirilmiş. Türkler-Rumlar ve Ermeniler burada pazar kurmak sureti ile bir arada ticaret yapmışlar.  Giderek bu pazar yerine yerleşim artarak, iskȧnı genişlemiş,  cazibe merkezi oluşmuş. Adaköy, 1600’lü yıllardan itibaren “Ada-Pazarı” olarak anılmaya başlamış.

Adaköy’e 1325 senesinde ilk cami olarak Orhan Gazi’nin banisi olduğu Orhan Camii inşa edilmiş olup, bu beldenin İslȧm diyarı olduğu ezanlarla tescil edilmiştir. Orhan Camii; maruz kaldığı deprem ve yangınlara mukabil, tamiratlarla mimarisi değişse de Osmanlı Devleti ve fethi adına atılan ilk adımların izini bugünlere taşıyan yedi asırlık bir nişȧnedir. Orhan Camii; yedi yüz yıllık ilk ezanın neşesi, coşkusu ile dünden bugüne, bugünden yarına bu şehrin birlik-dirlik mabedi-mekȧnı olmuş ve olacaktır.

Farklı kültürlerin geleneksel hayat tarzları korunarak, her kültüre ait desenleri sentezleyerek, ekonomik ve sosyal bir yapı imar edebilmiş bir şehirdir Adapazarı.

Sakarya’nın 700 yıllık gerçek namıdır Adapazarı.

Oba’dır;  kucak açan, sığınılan, paylaşan. Etnisitesi ile Küçük Osmanlı’dır,  halȧ yaşayan.

 

Simurg’dur. 1943-1957-1967-1999 depremlerinin her birinin ardından silkinerek kanatlanan.

 

“Evlerine varamadım gazelden” ile efkȧrlanan, “Elmayı top top yapalım”la da efkȧr dağıtanların ezgisidir Adapazarı.

 

Kültürel mozaik, spor, sanat ve huzur üzerine inşa edilmiş bir kenttir Adapazarı.

 

Fahri Tuna’nın da dediği gibi “Evet, Adapazarı huzurun başkentidir. Şeksiz şüphesiz, tartışmasız, huzurun başkenti.”

Not: Bu çalışma daha kapsamlı olarak Maarifhane Dergisi’nin 6. Sayısında yer almıştır.

Teker üzerinden selâmlarımla.

Bu yazı toplam 2305 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar