NEREDEN NEREYE? yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

NEREDEN NEREYE? 1 Mayıs 2021, Cumartesi

Koronavirüs salgınında işler her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Ne yazık ki geçtiğimiz yıl bu günlerde daha iyi durumdaydık.

Ne kontrollü normalleşme sürecini becerebildik ne aşılamayı!

Öyle ki geçtiğimiz yıl bile bir kez olsun uygulamadığımız tam kapanmayı mecburen hayatımıza almak zorunda kaldık.

Yapılan o kadar yanlış var ki, saymakla bitiremeyiz.

Şöyle hafızamı tazeliyorum da geçmişte yapılan açıklamaları aklıma getiriyorum. Hemen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Aralık ayında söylediklerini anımsıyorum.

Bakan Koca, “Yaz mevsimi gelmeden 50 milyon vatandaşımız aşılanmaya başlanacak” demişti.

Çok değil, yaklaşık 5 ay önce söylemişti bunları.

Peki şimdi ne durumdayız? Şimdi elimizdeki aşı stoğu son derece yetersiz. Sinovac aşısı gelmiyor, Biontech konusunda da 2 aylık süreçte ciddi sıkıntılar var.

Daha önce yerli aşının Nisan sonuna kadar hazır hale geleceğine yönelik de açıklamalar yapılmıştı.

Ancak yerli aşının da öyle görünüyor ki sonbahara kadar devreye girmesi çok zor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi şu anda bulaş hızı çok yüksek olan ve Hindistan’ı kasıp kavuran varyant da ülkemizde görüldü.

Bunun yanı sıra Türkiye’de pozitif vakalar anormal bir şekilde son 15 gündür adeta patladı. Vaka artış hızından daha çok, vefat sayılarındaki yüksek oran morallerimizi bozuyor.

Tablo bu derece kötüyken’ tam kapanma’ sürecine girmek zorunda kalındı. 17 Mayıs’a kadar sokağa çıkma kısıtlaması getirildi.

Onun da kendi içinde bazı çelişkileri var.

Tam kapanma deniliyor ancak ardından yayınlanan genelgeye bakıyorsunuz, inşaat malzemesi satandan tarım işçisine kadar neredeyse herkes muaf!

Sakarya’da kısıtlamadan muaf olmak için ziraat odalarına binlerce başvuru yapıldı. Tabi ki başvuru yapanlara belgeleri verildi.

Tam kapanmanın ekonomik olarak vereceği yarayı söylememe bile gerek yok.

İyi de bu nasıl tam kapanma?

Biz bu salgınla nasıl baş edeceğiz, gerçekten artık benim aklım almıyor.

Bir ara dünyada en hızlı aşılama yapan ilk 3 ülke arasındaydık. Şimdilerde günlük vaka sayısında zirveye oynuyoruz.

8-9 ay önce, her gün binlerce ölüm var diye üzülerek takip ettiğimiz İspanya’da artık 5 bin kişiyle konser düzenleniyor.

Konser sonunda yapılan testlerde kimsede virüse rastlanmıyor.

Biz ise baharın şu tatlı günlerinde, üstelik Ramazan ayında evlerde tıkılı kalmak zorunda kalıyoruz.

Tabi o kadar çok izin belgesine sahip olan var ki, kaç kişinin evde kalıp kalmayacağı da başka bir konu!

Şöyle geldiğimiz noktaya bakıyorum da gerçekten kritik hatalar yapılmış. Bence herkes şapkayı önüne koysun ve iyice bir düşünsün.

Böyle giderse bunun hem sağlık açısından hem de ekonomik açıdan çok büyük bedelleri olacak.

Zaten ekonomisi iyice bozulan bir ülke olarak turizm sezonunu da kaçırırsak çok şeyler kaybetmiş olacağız.

Ama bu kadar olumsuzluğun yanında güzel bir şeyden bahsetmeden geçmeyelim: Çok şükür ki kongreler bitti!