Rektör Sarıbıyık gazetemize konuştu: “İnsanlara meslek sahibiyim deme hakkı veriyoruz”

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Mehmet Sarıbıyık,  gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Sarıbıyık, "Meslek Yüksek Okulları’nda verdiğimiz eğitim ile insanlara ben meslek sahibiyim deme hakkı veriyoruz" dedi.

Rektör Sarıbıyık gazetemize konuştu: “İnsanlara meslek sahibiyim deme hakkı veriyoruz”
Haber albümü için resme tıklayın

Adapostası/ Abdullah KIRDEMİR

“ULUSLARARASI TİCARET VE LOJİSTİK İŞ GARANTİLİ”

SUBÜ’nün çalışmaları hakkında bilgi veren Sarıbıyık, “20’nin üzerinde araştırma merkezimiz var.  Burada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş dünyası ile hem eğitim-öğretim anlamında hem de araştırma geliştirme anlamında güzel birlikteliğimiz var. Bunları geliştirerek devam ediyoruz. İş dünyası ile irtibatlı bir üniversiteyiz. Bunun temelini oluşturan bizim eğitim modelimiz. 3+1, 7+1, lisans üstünde+1,  son olarak da kobi+1’i oluşturduk.  Bu uygulamalarımız ile sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli öğrenci yetiştirmeyi farklı boyuta taşıdık. Sektör neye ihtiyaç duyuyorsa bizlerde ona göre müfredat yapıp mezun olan öğrencimizin işe yarayan bir personel olmasını istiyoruz. Özellikle ilk etapta Uluslararası Ticaret ve Lojistik bölümümüzü iş garantili bir hale getirdik.  Bütün birimlerimizi de bu aşamaya getirmek istiyoruz. Bunun yanında teknoloji transfer ofisi ile çalışmalarımız sürüyor. Teknokent kurmaya çalışıyoruz. Bu konu hakkında yoğun çalışmalarımız var” dedi.

“AKREDİTASYONU ÖNEMSİYORUZ”

SUBÜ’nün vizyon projelerinden bahseden Sarıbıyık, “Üniversitemizin hem vizyon olarak hem de misyon olarak uygulama becerisine sahip nitelikli insan yetiştirmek gibi bir misyonu var. Bizim için en önemli uygulamamız +1 uygulaması. 

Bir dönem boyunca öğrencinin iş yerinde eğitim alması ve uygulama becerisine sahip olarak mezun olması öncelikli işlerimizden biridir. Bölümlerimizin hepsinde öğrencilerimiz bir dönem iş yerine gidiyor. İş yerinde gitme zorunluluğu olan başka bir üniversite yok. Bizi örnek alan üniversiteler var bu konu üzerinde de çalışmalar yapıyorlar. Bu eğitim modelimizle lisans düzeyinde akreditasyonu önemsiyoruz. Ayrıca, Meslek Yüksek Okullarında, akreditasyon olayını gerçekleştiren bir üniversite olacağız. Akreditasyon, yapmış olduğunuz işin dünya standartlarında olduğunun belgelenmesi demektir.  Teknoloji Fakültesindeki Mühendisliklerimiz, Spor Bilimlerindeki bölümlerimiz, Turizm Fakültesindeki bölümlerimiz ve Ziraat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi bu akreditasyona uygun olarak eğitim programını düzenlediler. Ekip arkadaşlarımızla dernek kurduk. Meslek Yüksek Okullarının akreditasyonuyla olan kısmını Türkiye’de ilk olarak biz gerçekleştireceğiz. 3+1 programını biz başlatmıştık, Meslek Yüksek Okulu Akreditasyonunu da biz gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’DE İLK 10’DAYIZ

İş dünyası ile ortak projelere imza attıklarını söyleyen Sarıbıyık, “Diğer taraftan iş dünyasıyla irtibatı öne çıkartacak olan işlerden birisi Teknokent’in olması aslında. Üniversite’deki akademisyenlerin iş dünyasıyla bire bir beraber çalışması anlamına geliyor. Eski Diş Hastanesi’nin olduğu yerdeki bir bölge Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak ilan edildi. O bölge üzerinde iş dünyası ile irtibat kuracağımız bir proje gerçekleştiriyoruz. Firmaların ARGE Merkezleri ve Teknoloji Geliştirme Merkezleri ile hocalarımız danışman olarak hem de ortak projeler üreterek çalışmalarını sürdürüyor. Bizler öğrenci merkezli eğitimi önemsediğimiz için, öğrencilerimizin uygulayarak öğrenmesini istiyoruz” dedi.

“İMKANLARI EN İYİ ŞEKİKDE DEĞERLENDİRİYORUZ”

Üniversite hocalarının birçok proje ile iç içe olduğunu belirten Sarıbıyık, “Hocalarımızın yürüttüğü birçok projemiz var. Otomotiv ile ilgili projemiz var. Elektrik Elektronik ile ilgili temiz enerji ile ilgili çalışmalarımız var. Spor Bilimlerinde engellilere yönelik çalışmalarımız var. Ziraat Fakültemizde bölgenin tarımına katkı verecek projelerimiz söz konusu. Özellikle fındık ve mısır ile ilgili araştırmaları yapan, onları genişletmeye yönelik hocalarımızın yapmış olduğu çalışmalar var. Pamukova Meslek Yüksek Okulu’nda kurutmaya yönelik çalışmalarımız var. Devletimizin bizlere verdiği imkanları en iyi şekilde değerlendirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  Ayrıca, İlçe Belediyeleri ile çok projemiz var. Geyve’de çiftçiler ile ilgili projemiz var ayrıca Pamukova’da tarımla ilgili projelerimiz var. Karasu Belediyesi ile deniz ürünlerinin işlenip piyasaya sürülmesiyle ilgili projemiz var. Yörenin üretimine de katkı verecek çalışmalar yapıyoruz” şeklinde konuştu.

“ÖĞRENCİLER İŞ YERLERİNDE KALICI OLACAK”

İş dünyasındaki sektörün elaman sıkıntısından bahseden Sarıbıyık, “Yetkili birimler sistem üzerinden bizlere talepte bulunuyorlar. Bizlerde, o alanla ilgili öğrenci yolluyoruz. Yolladığımız öğrenciler gittikleri yerde işe giriyor.  Sakarya’da şöyle bir durum var, insanlar elini kirletmeyeceği işi tercih ediyorlar. Halkla İlişkiler, Dış Ticaret, Muhasebe gibi bölümleri öğrencilerimiz daha fazla tercih ediyor. Bizler öğrencilerimizin okudukları bölümde kendini geliştirmelerini, gittikleri iş yerlerinde de kalıcı olmalarını istiyoruz. Sakarya’ya gelen öğrenci okulu bitirdikten sonra ne olacak benim halim demek istemiyor ise burayı tercih edecek ve eğitimini en iyi şekilde alacak. Bizler bunu yapmak zorundayız” dedi.

“İŞ DÜNYASI FİYAT FARKINI AYARLAMASI LAZIM”

İşverenlerin işin yüküne göre ücretlendirme yapması gerektiğini belirten Sarıbıyık, “İş Dünyasının bazı konuları ele alması lazım. Asgari ücret diye belirlenmiş bir para miktarı var. İş dünyasındaki insanların, özellikle ihtiyacım var dediği alandaki adama verdiği ücret ile tezgahtar ya da garson olarak çalışan adamın aldığı ücret arasındaki makası açması lazım. Kaynak yapan adam bütün gün gazı teneffüs ediyor, diğer adam rahat meslek yapıyor ve aynı fiyata çalışıyor. Bu farkı bilmek gerekiyor ve fiyat farkını bu yönde ayarlanması gerekiyor. Bu durum böyle çözülebilir” şeklinde konuştu.

“İNSANLARA BEN MESLEK SAHİBİYİM DEME HAKKI VERİYORUZ”

Meslek Yüksek Okullarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade eden Sarıbıyık, “İş dünyası meslek lisesi öğrencilerine yöneliyor. Bizlerde Meslek Yüksek Okulu öğrencisine daha fazla yatırım yapmak gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü, burada öğrenci eğitimini almış ve işletmeye gitmiş tecrübe kazanmış biri olarak oradan mezun oluyor.  Düz liseden mezun olan biri direk lise mezunuyum diyor. Fakat meslek okuyan kişi, elektrikçiyim, makineciyim diyor. Biz o düz lisedeki öğrenciyi alıp benim mesleğim bu diyecek seviyeye getirmemiz lazım. Bizler Meslek Yüksek Okulları’nda verdiğimiz eğitim ile insanlara ben meslek sahibiyim deme hakkı veriyoruz.  SAÜ VE SUBÜ’nün iş dünyasındaki ayrılma kısmı, SUBÜ olarak iş dünyasının acil ihtiyacı olan ve üretime dönecek olan ARGE’yi biz sağlıyoruz. Sakarya Üniversitesi ise akademik olarak araştırma ve geliştirme ile ilgili olan kısımda öne çıkması gerekiyor. Onunla ilgili çalışmalarını sürdürüyor ve bu kulvarda başarılı ilerleyen bir Üniversite” açıklamasını yaptı.

“ULUSAL VE ULUSLARARASI YARIŞMALARA KATILIYORUZ”

Üniversite’deki bölümler hakkında bilgi veren Sarıbıyık, “SUBÜ’de bir Enstitü var. Yüksek lisansta doktora da toplam bin 500’e yakın öğrencimiz ve altı fakültemiz var. Fakültelerimizin en büyüğü Teknoloji Fakültesi, burada 5 bin civarı öğrencimiz var.  Öğrencilerimizin tamamı bir dönem iş yerlerine gidiyor ve burada işe başlıyor. Spor Bilimleri Fakülte’mizde de bin 200 civarı öğrencimiz var ve 7+1 uygulamasını yapıyoruz. Artık iş dünyası ile Spor Bilimlerini entegre ettik. Akyazı Sağlık Bilimleri Fakültesi var, orada da bin 200 civarı öğrencimiz var ve bu sene ilk mezunlarımızı vereceğiz. Sapanca’da bulunan Turizm Fakültesi’nde bin 200 civarı öğrencimiz var. Orada, Gastronomi bölümümüz çok aktif rol alıyor. Öğrencilerimiz ulusal ve uluslararası yarışmalara katılıyorlar. Ziraat Fakültesi’nde ise 500 civarı öğrencimiz var. Fakülte olarak Uygulamalı Bilimler Fakültemiz var. Uluslararası Ticaret ve Lojistik ve Uluslararası Finans bölümlerimiz var. Fakültelerimizin tamamında 7+1 sistemini uyguluyoruz. 12 Meslek Yüksek Okulu’muz var. Yani biz aslında, kampüsü olmayan ama 17 tanede kampüsü olan bir üniversiteyiz. Toplamda 31 bin öğrencimiz var. 4 bin 300 mevcut yabancı öğrencimiz var. Bu sene en çok yabancı öğrenci alan üniversitelerden bir tanesiyiz. SADEM Dil Eğitim Öğretim Merkezi’miz bu anlamda iyi çalışıyor. Hocalarımıza şunu söylüyorum. Bu öğrencilerimize Türkçe’yi öğretirken, Türk kültürünü de öğretin. Kendi ülkelerine döndüğünde bizim kültür elçilerimiz olsun. 1 dönem iş yerlerine yolluyoruz, burada iş öğreniyorlar kendi ülkelerine döndüklerinde bizlerin ticaret elçileri oluyor. Bu kapsamda yabancı öğrencilerimiz bizler için çok önemli” dedi.

“YEMEK BURSU VERİYORUZ AMA…”

Yemekhane konusuna değinen Sarıbıyık, “Yemekhane konusunda bu sene çok fazla şikayet almadık. Şu an mevcut fiyatımız 10 TL ama fiyatları 15 TL’ye çıkartacağız. Bu yemekleri, 100 +KDV’ye alıyoruz.  Öğrenci olaya ‘10 TL’lik yemek bu kadar oluyor’ diyerek bakıyor ama aslında biz o yemeği dediğim gibi 100 TL’ye alıyoruz. Öğrenciler, yemek fiyatları düşük olduğu için bu yemek kötüdür diye bir algıya kapılıyor. Oysa bu yemek kamudan alınmış bir yemek ve ciddi fiyat ödüyoruz. Bazı öğrencilerimiz bu fiyatı veremiyor. Bizlerde bu öğrencilerimize burs veriyoruz ve ücret ödemeden yemekhaneden yararlanabiliyorlar. Bizler yemek bursu da veriyoruz, çoğu zaman kontenjan dolmuyor. Filistinli öğrencilerimiz var.  Bu çocuklardan devletimiz eğitim ücreti almıyor, bizlerde yemekhane ücreti almıyoruz. Onu da şöyle yaptık, iş adamlarımıza söyledik. Bütün bu öğrencilerimizin bir önemdeki yemek masraflarını karşıladılar. Onlara da teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“ELİMİZDEKİ TÜM İMKANLARI KULLANIYORUZ”

Öğrencilerin sosyalleşmesi için çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Sarıbıyık, “Bizim Üniversitede sosyal transkript diye bir uygulamamız var. Ayrıca, öğrencilerimizin sosyal aktivite yapabilecekleri kulüpler var. Toplam 60’a yakın öğrenci kulübümüz var. Bu öğrenci kulüplerinin bazıları teknik bazıları ise sosyal kulüpler. Ayrıca, SUBÜ konuşmaları diye bir uygulamamız var. Youtube üzerinden Türkiye’nin değerlerini oluşturan insanları öğrenciler ile buluşturuyoruz ve buna 10 defa katılan öğrenciye 2 AKTS veriyoruz.  Bir taraftan da bunu ders haline getirdik. SUBÜ Konuşmalarına TÜBİTAK Başkanı ve birçok bilindik ismi öğrencilerimiz ile buluşturuyoruz. Ayrıca teknik ve kültürel geziler düzenliyoruz. Elimizdeki tüm imkanları öğrencilerimizin sosyal olarak yetişmesi için kullanıyoruz” dedi.

SUBÜ, KAMPÜSÜNE NE ZAMAN KAVUŞACAK?

Kampüse ilişkin soruları da cevaplandıran Sarıbıyık, “2019 yılında üniversitenin kampüs yeri ile ilgili kısmında bir çalışma başlattık. O dönemde, şehrin karar mercii olan tüm yetkililerle konuştuk ve bir yer gösterdiler bizde bu yeri kabul ettik. Sapanca- Arifiye bölgesi arasında, Sakarya İl Ormanı Tabiat Parkı yolu üzerinde bir yer düşünüyoruz.

SAÜ’nün bulunduğu yer 1900 dönüm. Bizler de, ‘SUBÜ kampüs alanımız en az 600 dönüm olsun istiyoruz’ dedik ve bunun için Arifiye- Sapanca arasındaki bölgeyi düşünüyoruz. Buranın göz ardı edilen bir özelliği var. Bizim en büyük fakültemiz Teknoloji Fakültesi Arifiye’de; ikinci büyük fakültemiz Turizm Fakültesi ise o da Sapanca’da. Ziraat Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu ve Meslek Yüksek Okulu da o bölgede. Kampüs dediğiniz nedir? Birimleri bir araya gelmiş halini oluşturuyor. Bizler kanuna aykırı hiçbir şey yapmadık. Görüntüsü oldukça güzel olan bu yer; ulaşım arterlerine, terminale, İstanbul bölgesine yakın bir bölge. Geçen hafta itibariyle Büyükşehir’in meclisinden 1/1000 Ölçekli haritalar geçti. Gerekli düzenlemeler yapılınca oradaki bir bölgeyi, eğitim alanı olarak tanımlayıp üniversiteye devredecekler. Sonrasında, bizlerde üniversitemizin yapılanmasını gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

22 Oca 2024 - 11:49 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.